Tekerrür, önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suç işlenmesi hâlinde uygulanır; bunun için önceki cezanın infaz edilmiş olması gerekmez. Önceki mahkûmiyet beş yıldan fazla süreli hapis ise cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası ise üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlarda tekerrür hükümleri uygulanmaz.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin birinci fıkrasına göre tekerrür için iki koşul aranır: önceki suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmiş olması ve bu kesinleşmeden sonra yeni bir suçun işlenmesi. Önceki cezanın çekilmiş olması şart değildir; kesinleşme tarihi ile yeni suç tarihi arasındaki sıralama belirleyicidir.
Bu nedenle, yeni suç önceki hükmün kesinleşmesinden önce işlenmişse tekerrür uygulanmaz. Aynı şekilde, önceki karar kesinleşmemişse veya bozularak ortadan kalkmışsa tekerrüre esas alınamaz. Tekerrüre esas alınan ilamın kesinleşme ve infaz tarihleri, dosyaya getirtilen ilam ve infaz kayıtlarından denetlenir.
Kanunun ikinci fıkrasına göre önceden işlenen suçtan dolayı beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl; beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde ise üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlar bakımından tekerrür hükümleri uygulanmaz.
Sürelerin başlangıcı kural olarak infazın tamamlandığı tarihtir. Bu nedenle infaz tarihinin dosyada belgelenmesi önem taşır. Süre dolduktan sonra işlenen yeni suçta önceki mahkûmiyet adli sicilde görünse bile tekerrür hükmü uygulanmaz.
Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Örneğin taksirle yaralamadan kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunan kişinin sonradan kasten işlediği bir suç bakımından tekerrür kurulamaz.
Fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla da tekerrür hükümleri uygulanmaz. Yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler ise kural olarak tekerrüre esas olmaz; kanun bu kuralın dışında tuttuğu suçları kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik olarak sayar.
Tekerrür hâlinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunur. Tekerrür, temel cezanın miktarını doğrudan artıran bir artırım nedeni değildir; asıl etkisini infaz rejiminde gösterir.
Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir. Bu husus hükmün fıkrasında gösterilmediğinde, infaz aşamasında uyuşmazlık doğabilir.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesine göre tekerrür hâlinde işlenen suçtan mahkûm olunan süreli hapis cezasının üçte ikisinin infaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda koşullu salıverilmeden yararlanılabilir. Koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlarda ise o suça ait oran uygulanır.
Tekerrür nedeniyle koşullu salıverilme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz. İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler; bu süre en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.
Tekerrüre esas alınan ilamın kesinleşmediği, süresinin dolduğu, kasıt-taksir ayrımı nedeniyle uygulanamayacağı veya suçun on sekiz yaşından küçükken işlendiği ileri sürülebilir. Bu itirazlar kovuşturma aşamasında esas hakkındaki savunmada ve kanun yolu başvurusunda dile getirilir.
Hüküm kesinleştikten sonra tekerrür uygulamasının infaza etkisine ilişkin uyuşmazlıklar, infaz hâkimliğine yapılacak başvuruyla incelenir. Tekerrüre esas ilamın adli sicil ve infaz kayıtlarıyla birlikte denetlenmesi, sürelerin doğru hesaplanması bakımından belirleyicidir.
Tekerrür temel cezaya doğrudan bir artırım uygulamaz. Seçimlik ceza öngörülen hâllerde hapis cezasının seçilmesini zorunlu kılar ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesini gerektirir.
Evet. Kesinleşmiş adlî para cezası mahkûmiyeti de tekerrüre esas alınabilir. Bu hâlde süre koşulu, cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl olarak uygulanır.
Hükmün kesinleşmiş olması koşulu arandığından, kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunduğunda tekerrür değerlendirilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hâllerde ise açıklanmış bir mahkûmiyet hükmü bulunmaz.
Kanun ikinci defa tekerrür hâlini ayrıca düzenlemiştir. İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanacağı hükümde belirtilir ve koşullu salıverilme bakımından farklı oranlar öngörülmüştür.
Kural olarak olmaz. Kanun yalnızca saydığı suçlar bakımından yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümlerin tekerrüre esas alınabileceğini kabul etmiştir.
Şüpheli, sanık, mağdur veya katılan sıfatıyla yürüyen soruşturma ve davalarda savunma hazırlığı, dilekçe düzenlenmesi, delil talepleri ve kanun yolu başvuruları konusunda büromuzdan hukuki destek alabilirsiniz.