Devlet okulunda yaralanan öğrenci için dava öğretmene değil idareye karşı açılır; eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde beş yıl içinde idareye başvurmak gerekir (Anayasa m.129/5, İYUK m.13). Özel okulda ise okul işleteni, çalışanlarının ve yardımcılarının verdiği zarardan TBK m.66 ve 116 uyarınca sorumludur.
Sorumluluk, okulun devlet okulu mu özel okul mu olduğuna göre farklı rejimlere tabidir. Devlet okulunda öğretmenin ve idarecilerin görevleri sırasındaki kusurlarından doğan zarar için tazminat davası, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ancak idare aleyhine açılabilir (Anayasa m.129/5).
Özel okulda ise öğrenci veya veli ile okul arasında bir eğitim sözleşmesi bulunur ve sorumluluk hem sözleşme hem de haksız fiil hükümlerine dayanabilir. Özel okulda dava, okulu işleten şirkete veya kişiye karşı adli yargıda açılır.
Her iki durumda da sorumluluk, gözetim ve denetimin yeterli olup olmadığı, okul binası ve ekipmanının güvenli olup olmadığı ve kazanın önlenebilir olup olmadığı üzerinden değerlendirilir.
İdari eylemlerden hakları ihlal edilenler, dava açmadan önce eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak zararlarının ödenmesini istemelidir (İYUK m.13/1).
İdare isteği reddederse veya otuz gün içinde cevap vermezse, ret işleminin tebliğinden veya otuz günlük sürenin bitiminden itibaren dava süresi içinde idare mahkemesinde tam yargı davası açılabilir (İYUK m.13/1). İdare mahkemelerinde dava süresi, özel hüküm yoksa altmış gündür (İYUK m.7).
Başvuru, okulun bağlı olduğu Milli Eğitim Bakanlığı birimine (il veya ilçe milli eğitim müdürlüğü) yapılır. Tam yargı davasında idarenin hizmet kusuru, örneğin teneffüste nöbetçi öğretmen bulunmaması veya bozuk bir oyun aletinin onarılmaması tartışılır.
Adam çalıştıran, çalışanın kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür; ancak çalışanını seçerken, talimat verirken ve denetlerken gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur (TBK m.66). Bir işletmede ise çalışma düzeninin zararı önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe işletme faaliyetlerinden doğan zarardan sorumludur (m.66/3).
Sözleşme ilişkisi bakımından okul, borcunun ifasını öğretmen ve personel gibi yardımcılarına bırakmış olsa bile onların işi yürüttükleri sırada verdikleri zarardan sorumludur (TBK m.116/1). Uzmanlık ve izin gerektiren hizmetlerde bu sorumluluğu kaldıran anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür (m.116/3).
Bu nedenle özel okulların kayıt sözleşmelerine eklenen “okul kazalardan sorumlu değildir” türündeki kayıtlar, öğrenciyi koruyan kanun hükümleri karşısında çoğu zaman sonuç doğurmaz.
Bedensel zararlar özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardır (TBK m.54). Çocuklarda kalıcı bir sakatlık oluşmuşsa gelecekteki çalışma gücü kaybı bilirkişi raporuyla hesaplanır.
Hâkim, bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarar görene uygun bir miktar manevi tazminat verilmesine karar verebilir; ağır bedensel zarar hâlinde çocuğun anne ve babası gibi yakınlarına da manevi tazminat ödenebilir (TBK m.56).
Küçük çocuğun kendisinin de kusurlu olması (örneğin yasak bir alana girmesi) tazminattan indirim sebebi olabilir (TBK m.52); ancak çocuğun yaşı ve okulun gözetim yükümlülüğü bu değerlendirmede birlikte dikkate alınır.
Haksız fiilden doğan tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde fiilden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar; fiil daha uzun ceza zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa o süre uygulanır (TBK m.72).
Özel okulla aradaki sözleşmeye dayanan taleplerde ise kanunda aksine hüküm yoksa genel on yıllık zamanaşımı uygulanır (TBK m.146). Hangi sürenin uygulanacağı talebin dayanağına göre değerlendirilmelidir.
Devlet okulundaki kazalarda ise İYUK m.13’teki bir yıllık başvuru süresi hak düşürücü niteliktedir ve kaçırılması davayı imkânsız hâle getirebilir. Bu nedenle devlet okulunda kazadan sonra idareye başvuru ertelenmemelidir.
Önce çocuğun tedavisini sağlayın ve hastaneden alınan tüm raporları, epikriz ve masraf belgelerini saklayın. Okul idaresinden kazaya ilişkin olay tutanağının bir örneğini yazılı olarak isteyin.
Kazanın olduğu yeri gecikmeden fotoğraflayın; bozuk ekipman, kaygan zemin veya korumasız alan gibi durumlar sonradan düzeltilebilir. Olayı gören öğrenci, öğretmen ve velilerin isimlerini not edin.
Devlet okuluysa bir yıllık idareye başvuru süresini, özel okulsa iki yıllık haksız fiil zamanaşımını takviminize işleyin. Okulun sigorta poliçesi varsa sigorta şirketine de ayrıca bildirim yapılmasını isteyin.
Hayır, dava idare aleyhine açılır; idare kusurlu görevliye rücu eder (Anayasa m.129/5).
Eylemi öğrendiğiniz tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde beş yıl içinde (İYUK m.13).
30 gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve dava süresi içinde tam yargı davası açılabilir (İYUK m.13).
Okulu işleten, çalışanlarının ve yardımcılarının verdiği zarardan sorumludur (TBK m.66, 116).
İzin gerektiren uzmanlık hizmetlerinde yardımcı kişilerin fiilinden sorumsuzluk anlaşması kesin hükümsüzdür (TBK m.116/3).
Tedavi giderleri, çalışma gücü kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar istenebilir (TBK m.54).
Ağır bedensel zarar hâlinde yakınlara da manevi tazminat verilebilir (TBK m.56).
Haksız fiil talebinde öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde on yıldır (TBK m.72); sözleşmeye dayalı taleplerde on yıllık süre uygulanabilir (TBK m.146).
Alabilirsiniz; çocuğun kusuru tazminattan indirim sebebi olabilir, ancak okulun gözetim yükümlülüğü de birlikte değerlendirilir.
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
Haksız fiilden doğan tazminat isteminde iki yıllık ve on yıllık.
Devamını oku ›MakaleHizmet kusuru nedir, hangi hâllerde idare sorumlu olur? Tam yargı.
Devamını oku ›Makaleİdari eylemden doğan zararlarda dava öncesi idareye başvuru.
Devamını oku ›