Nafaka borçlusu yurt dışında yaşasa bile Türk mahkemesinin nafaka ilamına dayanarak Türkiye’de icra takibi başlatılabilir; icra emri borçluya Tebligat Kanunu m.25 ve m.25/a uyarınca yurt dışında tebliğ edilir. Türk vatandaşı borçluya konsolosluk aracılığıyla yapılan bildirimde, 30 gün içinde başvurulmazsa tebligat yapılmış sayılır.
Türk mahkemesince verilmiş bir nafaka ilamı, borçlunun yurt dışında yaşaması nedeniyle icra kabiliyetini kaybetmez; alacaklı Türkiye’de ilamlı icra takibi başlatabilir ve borçlunun Türkiye’deki maaş, banka hesabı, taşınmaz veya araç gibi malvarlığı haczedilebilir. Takibin asıl etkisi, borçlunun Türkiye’de ulaşılabilir bir malvarlığı bulunmasına bağlıdır.
Borçlunun hiçbir malı yurt dışında değilse, Türk ilamının yurt dışında icrası o ülkenin hukukuna tabidir. Bu durumda karar, borçlunun yaşadığı devlette o devletin tanıma ve tenfiz kurallarına göre icra edilebilir hâle getirilmelidir. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler bu süreci kolaylaştırabilir; hangi sözleşmenin uygulanacağı ülkeye göre ayrıca incelenmelidir.
Uyuşmazlıkta hangi hukukun uygulanacağı da önemlidir: MÖHUK m.19 uyarınca nafaka talepleri, nafaka alacaklısının mutad meskeni hukukuna tabidir. Türkiye’de yaşayan çocuk veya eş için bu kural, kural olarak Türk hukukuna götürür.
Tebligat Kanunu m.25 uyarınca yabancı memlekette tebliğ, o ülkenin yetkili makamı aracılığıyla yapılır; evrak Dışişleri Bakanlığı üzerinden ilgili Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna gönderilir. Bu yol, ülkeden ülkeye değişmekle birlikte çoğu zaman aylar sürebilir.
Borçlu Türk vatandaşıysa daha hızlı bir yol vardır: Tebligat Kanunu m.25/a uyarınca tebliğ, Büyükelçilik veya Konsolosluk aracılığıyla da yapılabilir. Muhataba, 30 gün içinde başvurmazsa tebliğin yapılmış sayılacağı ihtarını içeren bir bildirim gönderilir; bildirimin ulaştığı belgelenir ve 30 gün içinde başvurulmazsa tebligat otuzuncu günün bitiminde yapılmış sayılır.
Borçlu daha önce yurt dışı adresine tebligat almış ve adres değişikliğini bildirmemişse, Tebligat Kanunu m.35 son fıkrası uyarınca eski adrese ulaşan bildirimden itibaren 30 gün sonra tebligat yapılmış sayılır.
Nafaka alacağı, maaş haczinde ayrıcalıklı bir konuma sahiptir: İİK m.83 uyarınca maaş ve ücretler, borçlu ve ailesinin geçimi için gerekli miktar düşüldükten sonra haczedilir ve haczolunacak miktar dörtte birden az olamaz. Borçlunun Türkiye’den emekli aylığı, kira geliri veya şirket kazancı varsa bunlar da takibin konusu olabilir.
İİK m.101 son fıkrası uyarınca nafaka ilamına dayanan alacaklı, önce takip işlemlerini tamamlamaya gerek olmaksızın, kötüniyet hâli hariç her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilir. Yani borçlunun malına başka bir alacaklı haciz koymuşsa, nafaka alacaklısı bu hacze katılarak satış bedelinden pay alabilir.
Borçlunun iflası hâlinde de nafaka alacağı korunur: İİK m.206 uyarınca iflasın açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş aile hukukundan doğan nafaka alacakları birinci sıradadır.
İİK m.344 uyarınca nafakaya ilişkin kararın gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir; kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir. Şikâyet, icra mahkemesine yapılır.
Tazyik hapsi kararı yurt dışında bulunan borçlu hakkında da verilebilir; ancak fiilen infazı borçlunun Türkiye’ye gelmesine bağlıdır. İİK m.354 uyarınca tazyik hapsine ilişkin karar, kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilmez. Bu süre, sık sık Türkiye’ye gelen borçlular bakımından caydırıcı bir baskı aracıdır.
Aynı madde, küçük tutarlı takiplerde tazyik hapsini sınırlar; ancak nafaka alacaklarına ilişkin takipler bu sınırlamanın dışında tutulmuştur. Nafaka borcu düşük olsa bile tazyik hapsi istenebilir.
Ters durumda, yani nafaka kararı yurt dışında verilmiş ve borçlu Türkiye’de mal sahibiyse, MÖHUK m.50 uyarınca kesinleşmiş yabancı ilamın Türkiye’de icrası, yetkili Türk mahkemesinin tenfiz kararına bağlıdır. Görevli mahkeme MÖHUK m.51 uyarınca asliye mahkemesidir; aile hukukuna ilişkin kararlarda uygulamada aile mahkemesi görev yapar.
MÖHUK m.54 tenfiz şartlarını sayar: karşılıklılık, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konu, kamu düzenine açık aykırılık bulunmaması ve borçlunun savunma hakkına uyulmuş olması. Tenfiz kararı verilen ilam, MÖHUK m.57 uyarınca Türk mahkemesi ilamı gibi icra olunur.
Tenfiz dilekçesine, MÖHUK m.53 uyarınca yabancı ilamın onanmış aslı veya örneği ile kesinleşme belgesinin onanmış tercümeleri eklenir. Belgelerin eksiksiz hazırlanması, yargılamanın uzamasını önler.
İlk adım, borçlunun Türkiye’deki malvarlığını belirlemektir. Tapu, araç, banka ve SGK kayıtları icra dairesi aracılığıyla sorgulanabilir; borçlunun Türkiye’de bir geliri varsa takip en hızlı bu yolla sonuç verir.
İkinci adım, borçlunun yurt dışı adresini ve vatandaşlık durumunu netleştirmektir. Türk vatandaşı borçlu için konsolosluk yoluyla tebligat (m.25/a) genellikle daha hızlıdır; yabancı uyruklu borçlu için m.25 yolu ve varsa ikili adli yardım anlaşması izlenir.
Üçüncü adım, ödeme yapılmazsa icra mahkemesine tazyik hapsi şikâyetinde bulunmaktır. Borçlunun Türkiye’de malı yoksa, kararın borçlunun yaşadığı ülkede tanınması ve tenfizi için o ülke hukukuna göre ayrıca işlem yapılması gerekir.
Evet. Türk nafaka ilamına dayanarak Türkiye’de ilamlı takip başlatılabilir; icra emri yurt dışına Tebligat Kanunu m.25 veya m.25/a uyarınca tebliğ edilir.
Türk vatandaşı borçluya konsolosluk aracılığıyla gönderilen bildirimin tebliğinden itibaren 30 gün içinde başvurulmazsa tebligat otuzuncu günün bitiminde yapılmış sayılır (Tebligat Kanunu m.25/a).
Nafaka kararına uymayan borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir; borç ödenirse tahliye edilir (İİK m.344).
İcra mahkemesinin tazyik hapsi kararı, kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilmez (İİK m.354).
Karar verilebilir; ancak infaz, borçlunun Türkiye’ye girişiyle mümkün olur. Karar kesinleşmeden itibaren iki yıl boyunca infaz edilebilir.
Hayır. Kesinleşmiş yabancı ilamın Türkiye’de icrası için önce tenfiz kararı alınmalıdır (MÖHUK m.50).
Karşı tarafın Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sâkin olduğu yer mahkemesinde; bunlar da yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde açılabilir (MÖHUK m.51).
Maaş haczinde haczolunacak miktar, maaşın dörtte birinden az olamaz (İİK m.83); nafaka alacağında geçim payı icra dairesince takdir edilir.
Evet. Nafaka ilamına dayanan alacaklı, kötüniyet hâli hariç, önce takip işlemlerini tamamlamadan aynı derecede hacze iştirak edebilir (İİK m.101).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
Yurt dışında yaşayan borçluya takipte yetkili icra dairesi, ödeme.
Devamını oku ›MakaleNafaka hükmüne uymayan borçluya İİK m.344 uyarınca üç aya kadar.
Devamını oku ›Makaleİcra takibinde tebligat, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun.
Devamını oku ›