Nafakaya ilişkin kararın gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine icra mahkemesince üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir; hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir (2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.344). Şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer (m.347).
2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 344. maddesi, nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu bakımından özel bir yaptırım öngörür. Hüküm, alacaklının şikâyeti üzerine borçlunun üç aya kadar tazyik hapsiyle karşılaşmasını düzenler. Buradaki amaç borçluyu cezalandırmak değil, nafaka yükümlülüğünü yerine getirmeye zorlamaktır.
Yaptırımın uygulanabilmesi için nafakaya ilişkin bir mahkeme kararının bulunması ve bu karara dayalı olarak ilamlı icra takibi başlatılmış olması gerekir. Takip kesinleşmeden ve borçluya icra emri usulüne uygun biçimde tebliğ edilmeden şikâyet yoluna gidilemez.
Madde, kural olarak takip tarihinden sonra işleyen cari nafaka alacakları bakımından uygulanır. Takipten önce birikmiş nafaka alacaklarının ödenmemesi tek başına bu yaptırımı doğurmaz; birikmiş alacaklar haciz ve tahsil yollarıyla takip edilir.
İcra ve İflas Kanununun 346. maddesi uyarınca, Kanunun ilgili babında yer alan suçlarla ilgili davalara icra mahkemesinde bakılır; disiplin veya tazyik hapsine de icra mahkemesi karar verir. Nafaka hükmüne uymama nedeniyle yapılacak başvuru bu nedenle icra mahkemesine yöneltilir.
Şikâyet, takibin yürütüldüğü icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesine dilekçeyle yapılır. Dilekçede takip dosyası numarası, nafakaya ilişkin ilam, ödenmeyen aylar ve icra emrinin tebliğ tarihi açıkça gösterilmelidir.
Aynı madde, icra mahkemesinin görevine giren bu işlerin diğer mahkemelerde görülen ceza davalarıyla birleştirilemeyeceğini belirtir. Alacaklının aynı borçlu hakkında yürüttüğü başka davalar, şikâyetin ayrı görülmesine engel oluşturmaz.
Kanunun 347. maddesine göre şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer. Nafaka bakımından yükümlülük her ay yeniden doğduğundan, süre her ödenmeyen ay için ayrı ayrı işler.
Bu nedenle şikâyet dilekçesinde hangi aya ilişkin nafakanın ödenmediğinin tarih verilerek belirtilmesi önem taşır. Süresi geçmiş aylara dayanan şikâyet, süre yönünden reddedilir.
Süreler hak düşürücü niteliktedir ve mahkemece resen gözetilir. Alacaklının ödeme yapılmadığını öğrendiği tarihi ortaya koyamaması hâlinde, bir yıllık azami süre belirleyici olur.
Kanunun 344. maddesi uyarınca verilecek tazyik hapsinin üst sınırı üç aydır. Hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilir, yani ödeme yapılırsa borçlu tahliye edilir. Bu yönüyle tazyik hapsi, ödemeyle birlikte sona eren geçici bir zorlama aracıdır.
Kanunun 354. maddesine göre icra mahkemesinin tazyik veya disiplin hapsine ilişkin kararı, kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilmez. Kararın infazının bu süre içinde talep edilmesi gerekir.
Aynı maddede yer alan ve alacak miktarı her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının altında kalan takiplerde tazyik ve disiplin hapsi uygulanmayacağına ilişkin sınırlama, nafaka alacaklarına ilişkin takipler bakımından geçerli değildir; nafaka alacakları bu istisnanın dışında tutulmuştur.
Şikâyetçinin feragat etmesi veya borcun itfa edildiğinin sabit olması hâlinde, 354. madde uyarınca dava ve bütün sonuçlarıyla birlikte ceza düşer.
Kanunun 344. maddesinin ikinci fıkrası, borçlunun nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması hâlinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak tazyik hapsinin uygulanmasının bu davanın sonuna bırakılabileceğini öngörür.
Bu, kendiliğinden işleyen bir durma sebebi değildir. İcra mahkemesi, açılan davanın dayandığı sebepleri değerlendirerek takdir yetkisini kullanır; yalnızca dava açılmış olması tek başına yeterli görülmeyebilir.
Borçlunun gelirinin önemli ölçüde azaldığını, alacaklının yeniden evlendiğini veya çocuğun ergin olduğunu ileri sürdüğü hâllerde, bu iddiaların belgeye dayandırılması beklenir. Soyut beyanlar, hapsin ertelenmesi için yeterli sayılmaz.
Şikâyet dilekçesine takip dosyası örneği, nafakaya ilişkin ilam ve icra emrinin tebliğ belgesi eklenmelidir. Eksik belge, duruşmanın uzamasına ve süre kaybına yol açar.
Borçlunun kısmi ödeme yapması hâlinde, ödemenin hangi aya mahsuben yapıldığı dosyaya açıkça bildirilmelidir. Aksi hâlde ödemenin en eski borca mahsup edilmesi gündeme gelir ve cari nafakanın ödenmediği sonucuna varılabilir.
Nafaka miktarının ilamda öngörülen artış ölçütüne göre güncellenmesi gerekir. Güncellenmemiş miktar üzerinden yapılan hesap, şikâyetin esasını da etkileyebilir.
Borçlu yönünden savunma; ödemenin yapıldığı, taraflar arasında kabul edilmiş bir ödeme düzeninin bulunduğu veya şikâyetin süresinde olmadığı noktalarında yoğunlaşır.
İcra ve İflas Kanunu m.344 uyarınca alacaklının şikâyeti üzerine icra mahkemesince üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Bu, cezalandırma amacı taşıyan bir hapis cezası değil, ödemeye zorlama amaçlı bir yaptırımdır; ödeme yapıldığında borçlu tahliye edilir.
Kanunun 347. maddesine göre şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer. Süre hak düşürücüdür ve mahkemece resen gözetilir.
Bu yaptırım kural olarak takip tarihinden sonra işleyen cari nafaka bakımından uygulanır. Takipten önce birikmiş nafaka alacakları haciz ve tahsil yollarıyla takip edilir ve tek başına tazyik hapsine dayanak oluşturmaz.
Kanunun 354. maddesine göre icra mahkemesinin tazyik veya disiplin hapsine ilişkin kararı, kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilmez. İnfazın bu süre içinde talep edilmesi gerekir.
Kanunun 344. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca icra mahkemesi, ileri sürülen sebepleri değerlendirerek tazyik hapsinin uygulanmasını bu davanın sonuna bırakabilir. Bu kendiliğinden işleyen bir durma sebebi olmayıp mahkemenin takdirine bağlıdır.
Takip açılması, mal araştırması ve haciz işlemleri, satış ve ihale süreçleri ile ihalenin feshi ve sıra cetveli uyuşmazlıklarında büromuzdan hukuki destek alabilirsiniz.
Nafaka ilamının icraya konulması ile aylık ve birikmiş alacakların takibi.
Devamını oku ›MakaleŞikâyetin konusu, süresi ve icra mahkemesinin inceleme yetkisi.
Devamını oku ›MakaleNafakanın kaldırılması ve azaltılması davasının şartları.
Devamını oku ›