Borçlu yurt dışında yaşasa bile Türkiye’de icra takibi başlatılabilir; yetkili icra dairesi HMK yetki kurallarına göre, ayrıca sözleşmenin yapıldığı yer icra dairesi de yetkilidir (İİK m.50). Ödeme emri yabancı ülkedeki Türk vatandaşına konsolosluk aracılığıyla tebliğ edilebilir; 30 gün içinde başvurulmazsa tebliğ yapılmış sayılır (Tebligat K. m.25/a).
Evet. Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi iç hukukun yer itibarıyla yetki kurallarıyla belirlenir (MÖHUK m.40) ve para alacağı takibinde de HMK’nın yetki kuralları kıyasen uygulanır (İİK m.50). Bu kurallardan biri Türkiye’yi gösteriyorsa takip Türkiye’de yapılabilir.
Takibin asıl amacı, borçlunun Türkiye’deki malvarlığından tahsildir: tapulu taşınmaz, araç, banka hesabı, kira veya şirket payı gibi değerler. Borçlunun Türkiye’de hiçbir malı yoksa, takipte alınacak kesinleşmiş sonuç yurt dışında ayrıca tanıma veya tenfiz gerektirebilir.
Bu nedenle takip öncesinde borçlunun Türkiye’deki mal varlığının araştırılması, takibin ekonomik anlam taşıyıp taşımadığını gösterir.
İİK m.50 uyarınca para veya teminat borcu için takipte HMK’nın yetki hükümleri kıyasen uygulanır; ayrıca takibe esas sözleşmenin yapıldığı yer icra dairesi de yetkilidir.
Genel yetkili yer davalının yerleşim yeridir (HMK m.6); borçlu yurt dışında oturuyorsa bu kural çoğu zaman Türkiye’yi göstermez. Bu durumda sözleşmenin yapıldığı yer (İİK m.50) veya sözleşmenin ifa edileceği yer (HMK m.10) Türkiye’deyse bu yerlerin icra daireleri tercih edilebilir.
Yetki itirazı borçlu tarafından esasa ilişkin itirazla birlikte yapılır ve icra mahkemesi önce yetki meselesini inceler (İİK m.50/2). Yanlış yerde başlatılan takip bu nedenle zaman kaybettirebilir.
Yabancı ülkede tebliğ, kural olarak o ülkenin yetkili makamı aracılığıyla yapılır; evrak Dışişleri Bakanlığı veya doğrudan Türkiye Büyükelçiliği ya da Konsolosluğu kanalıyla gönderilir (Tebligat Kanunu m.25).
Muhatap Türk vatandaşıysa tebliğ Büyükelçilik veya Konsolosluk aracılığıyla da yapılabilir. Muhataba gönderilen bildirimde, otuz gün içinde başvurulmazsa tebliğin yapılmış sayılacağı ihtarı bulunur; bildirimin tebliği belgelendirilir ve süre içinde başvurulmazsa tebligat otuzuncu günün bitiminde yapılmış sayılır (m.25/a).
Yurt dışı tebligat, yurt içindekine göre aylar sürebilir ve tercüme masrafı doğurabilir. Takip talebinde borçlunun yabancı ülkedeki adresinin eksiksiz ve o ülkenin adres düzenine uygun yazılması gecikmeyi azaltır.
Borçlu ödeme emrine, tebliğden itibaren 7 gün içinde itiraz edebilir (İİK m.62). İtiraz takibi durdurur ve alacaklı itirazın kaldırılması veya iptali yoluna gitmek zorunda kalır.
Yurt dışındaki borçlular açısından önemli bir kural da şudur: borçlu veya vekili, itirazla birlikte takip işlemlerine esas olmak üzere yurt içinde bir adres bildirmek zorundadır (İİK m.62/3). Yeni yurt içi adres bildirilmez ve tespit edilemezse takip talebindeki adrese yapılan tebligat borçluya yapılmış sayılır.
Borçlu senet altındaki imzayı reddediyorsa bunu itirazında ayrıca ve açıkça belirtmelidir; aksi hâlde takip yönünden imzayı kabul etmiş sayılır (İİK m.62).
Vadesi gelmiş ve rehinle güvence altına alınmamış para alacakları için ihtiyati haciz istenebilir (İİK m.257/1). Vadesi gelmemiş borçlarda ise sayılı hâllerde, bu arada borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa ihtiyati haciz istenebilir (m.257/2-1).
Borçlunun mallarını kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığı durumlar da vadesi gelmemiş borç için ihtiyati haciz sebebidir (m.257/2-2). Bu yolla konan hacizde borç yalnız o borçlu yönünden muaccel hâle gelir.
İhtiyati haciz, özellikle borçlunun Türkiye’deki taşınmazını veya aracını tebligat süreci sürerken elden çıkarma ihtimaline karşı etkili bir güvencedir.
Alacaklının elinde yabancı bir mahkeme kararı varsa bu karar doğrudan Türkiye’de icraya konulamaz; kesinleşmiş yabancı ilamın Türkiye’de icrası, yetkili Türk mahkemesinin tenfiz kararına bağlıdır (MÖHUK m.50).
Tenfizde görevli mahkeme asliye mahkemesidir; kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’de yerleşim veya sâkin olduğu yer yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri yetkilidir (MÖHUK m.51).
Mahkeme karşılıklılık, kamu düzenine açıkça aykırılık bulunmaması ve borçlunun usulüne uygun çağrılmış olması gibi şartları arar (MÖHUK m.54). Tenfiz kararından sonra ilamlı takip yoluyla tahsil yapılabilir.
Evet; yetki kurallarından biri Türkiye’yi gösteriyorsa takip Türkiye’de yapılabilir (İİK m.50, MÖHUK m.40).
HMK yetki kuralları kıyasen uygulanır; ayrıca sözleşmenin yapıldığı yer icra dairesi de yetkilidir (İİK m.50).
Yabancı ülkenin yetkili makamı veya Türk vatandaşları için Büyükelçilik ya da Konsolosluk aracılığıyla tebliğ edilir (Tebligat K. m.25, 25/a).
Bildirimin tebliğinden itibaren 30 gün içinde başvurmazsanız tebligat otuzuncu günün bitiminde yapılmış sayılır (Tebligat K. m.25/a).
Tebliğden itibaren 7 gün içinde itiraz eder (İİK m.62).
Evet, yurt içinde bir adres bildirmek zorundadır; bildirmezse takip talebindeki adrese yapılan tebligat geçerli sayılabilir (İİK m.62/3).
Şartlar varsa evet; borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa vadesi gelmemiş alacak için bile istenebilir (İİK m.257).
Hayır, önce Türk mahkemesinden tenfiz kararı alınmalıdır (MÖHUK m.50).
Asliye mahkemesinde; borçlunun Türkiye’de yerleşim veya sâkin olduğu yer yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir’de açılabilir (MÖHUK m.51).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
İcra takibinde tebligat, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun.
Devamını oku ›MakaleYetki itirazı, takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı hâllerde.
Devamını oku ›Makaleİhtiyati haciz: İİK m.257 uyarınca para alacağının güvencesi için.
Devamını oku ›