Mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası Devlete geçer (TMK m.501). Mirasçı olup olmadığı bilinmiyorsa sulh hâkimi bir ay arayla iki kez ilan yapar ve hak sahiplerini son ilandan itibaren en geç bir yıl içinde başvurmaya çağırır; kimse çıkmazsa miras, istihkak davası hakkı saklı kalmak üzere Devlete geçer (TMK m.594).
Türk Medeni Kanunu yasal mirasçıları zümreler hâlinde sayar ve en sonda Devleti gösterir: mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası Devlete geçer (TMK m.501). Devlet, ancak kanunda sayılan diğer mirasçıların hiçbiri yoksa mirasçı olur.
Altsoyu bulunmayan kişinin mirasçıları ana ve babasıdır; onlar ölmüşse yerlerini her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır (TMK m.496). Bu zümre de yoksa büyük ana ve büyük babalar ile onların altsoyu mirasçı olur (TMK m.497). Kardeşler, yeğenler, amca, hala, dayı, teyze ve bunların çocukları bu çevrede yer alabilir.
Sağ kalan eş de yasal mirasçıdır. Bu nedenle “kimsesi yok” denilen pek çok durumda uzak akrabalar veya eş mirasçı olarak ortaya çıkar; mirasın Devlete geçmesi, bu çevrenin tamamen boş olduğu durumlarla sınırlıdır.
Mirasbırakanın mirasçısı bulunup bulunmadığı veya mirasçıların tamamı bilinmiyorsa, sulh hâkimi uygun araçlarla ve bir ay arayla iki defa ilan yaparak hak sahiplerini son ilandan başlayarak en geç bir yıl içinde mirasçılık sıfatlarını bildirmeye çağırır (TMK m.594).
İlan süresinde kimse başvurmaz ve sulh hâkimi de hiçbir mirasçı tespit edemezse miras, miras sebebiyle istihkak davası açma hakkı saklı kalmak üzere Devlete geçer (TMK m.594). Mirasın Devlete geçmesi bu nedenle kesin ve geri dönülmez bir sonuç değildir.
Mirasın açıldığı yer, mirasbırakanın son yerleşim yeridir ve istihkak davaları da bu yerleşim yeri mahkemesinde görülür (TMK m.576). Mirasçılık iddiasında bulunacak kişilerin bu nedenle ilgili sulh hukuk mahkemesinin dosyasını takip etmesi gerekir.
Mirasçıların tamamı bilinmiyorsa veya bir mirasçı bulunup bulunmadığı şüpheliyse, sulh hâkimi resen mirasın resmen yönetilmesine karar verir (TMK m.592). Bu karar, terekenin sahipsiz kalıp değer kaybetmesini önlemeye yöneliktir.
Terekeyi yöneten kişi terekeyi yazar, koruma önlemlerini alır, alacakları tahsil eder, borçları öder, paraları faiz getirmek üzere bankaya yatırır ve varsa işletmeyi sürdürür veya tasfiye önlemlerini alır (TMK m.593).
Yönetici, görevine giren hususlarda miras ortaklığının temsilcisidir; tereke aleyhine açılan davalarda ve icra takiplerinde ortaklığı temsil eder (TMK m.593). Mirasbırakandan alacaklı olanlar bu nedenle başvurularını tereke yöneticisine yöneltir.
Mirasın Devlete geçmesi hâlinde sulh mahkemesi resen terekenin resmî defterini düzenler ve Devlet, deftere yazılan borçlardan yalnızca miras yoluyla edindiği değerler ölçüsünde sorumludur (TMK m.631).
Bu sınırlı sorumluluk, gerçek kişi mirasçılardan farklıdır: kayıtsız şartsız mirası kabul eden mirasçılar kural olarak tereke borçlarından kişisel olarak sorumlu olur. Devlet ise terekenin aktifini aşan borçları ödemez.
Alacaklıların alacaklarını resmî deftere yazdırması bu nedenle önemlidir. Resmî defter sürecindeki duyurulara süresinde başvurulmazsa, alacağın tahsili zorlaşabilir.
Yasal veya atanmış mirasçı, terekeyi elinde bulunduran kimseye karşı miras sebebiyle istihkak davası açabilir (TMK m.637). Dava kabul edilirse tereke veya tereke malı davacıya verilir; davalı, tereke malını zamanaşımıyla kazandığını ileri süremez (TMK m.638).
Bu dava, davacının mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde ölümün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; iyiniyetli olmayanlara karşı süre yirmi yıldır (TMK m.639).
Gaip durumundaki kişiler için ayrı bir düzen vardır: malvarlığı on yıl resmen yönetilen veya yüz yaşını dolduracak süre geçen kişi hakkında Hazinenin istemiyle gaiplik kararı verilebilir ve hak sahibi çıkmazsa mirası Devlete geçer; Devlet üstün hak sahiplerine karşı geri vermekle yükümlüdür (TMK m.588).
Uzak bir akrabanızın mirasçısız öldüğünü öğrendiyseniz, önce soybağınızı nüfus kayıtlarıyla belgeleyin. Mirasçılığınız büyük ana ve büyük baba zümresine kadar uzanabilir (TMK m.497).
Sulh hâkiminin ilanına karşı bir yıllık başvuru süresini kaçırmamaya çalışın. Süre geçse ve miras Devlete geçse bile istihkak davası yolu açıktır; ancak TMK m.639’daki zamanaşımı süreleri işlemeye devam eder.
Mirasbırakandan alacaklıysanız, alacağınızı tereke yöneticisine bildirin ve resmî deftere yazdırın. Devletin sorumluluğu tereke değeriyle sınırlı olduğundan, deftere girmeyen alacakların tahsili güçleşir.
Mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası Devlete geçer (TMK m.501).
Büyük ana ve büyük babaların yerini her derecede halefiyet yoluyla altsoyları alır (TMK m.497); bu nedenle amca, hala, dayı, teyze ve çocukları mirasçı olabilir.
Sulh hâkimi bir ay arayla iki defa ilan yapar (TMK m.594).
Son ilandan itibaren en geç bir yıl içinde mirasçılık sıfatı bildirilmelidir (TMK m.594).
Mirasçıların tamamı bilinmiyorsa sulh hâkimi resen resmî yönetime karar verir ve tereke bir yönetici eliyle yönetilir (TMK m.592, m.593).
Devlet, resmî deftere yazılan borçlardan yalnız mirasla edindiği değerler ölçüsünde sorumludur (TMK m.631).
Mirasçı, miras sebebiyle istihkak davasıyla terekeyi geri isteyebilir (TMK m.594, m.637).
Öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde ölümden itibaren on yıl; iyiniyetli olmayanlara karşı yirmi yıldır (TMK m.639).
Mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesinde açılır (TMK m.576).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
Tereke malını elinde bulunduran kişiye karşı mirasçılık sıfatına.
Devamını oku ›MakaleMiras sözleşmesi, mirasbırakanın mirasını veya belirli malını.
Devamını oku ›MakaleÖlenin banka hesabındaki paranın mirasçılara ödenmesi: mirasçılık.
Devamını oku ›