Borçlu, alacaklının satış talebinden önce borcu aydan aya ve her biri borcun dörtte birinden az olmayan taksitlerle en çok üç ayda ödemeyi taahhüt edip ilk taksiti derhal verirse icra işlemleri durur (İİK m.111). Alacaklının verdiği mehil ise noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş belgeyle ispatlanırsa takibin ertelenmesi istenebilir (İİK m.71).
Mehil (imhal), alacaklının borçluya ödeme için ek süre tanımasıdır; İİK m.33 ve m.71 bu kavramı borçlunun icra mahkemesinde ileri sürebileceği sebepler arasında sayar. Borçlunun tek taraflı “süre istemesi” ise kural olarak icrayı durdurmaz.
İcra müdürünün borçluya kendiliğinden ödeme süresi uzatma yetkisi yoktur. Kanunda borçlunun süre kazanabileceği yollar sınırlıdır: icra dairesinde taksit taahhüdü, alacaklıyla taksit sözleşmesi ve haczedilen malın rızai satışı için süre istenmesi.
Bu yolların hiçbiri borcu ortadan kaldırmaz; yalnız cebri icra işlemlerini belirli şartlarla durdurur veya erteler. Şartlara uyulmazsa takip kaldığı yerden devam eder.
İİK m.111 uyarınca borçlu, alacaklının satış talebinden önce borcunu düzenli taksitlerle ödemeyi taahhüt eder ve birinci taksiti derhal verirse icra işlemleri durur.
Bunun için borçlunun yeterli miktarda malının haczedilmiş olması, her taksitin borcun dörtte birinden az olmaması, taksitlerin aydan aya ödenmesi ve toplam sürenin üç aydan fazla olmaması şarttır. Bu şartlar kanundan doğduğundan alacaklının rızası aranmaz.
Taksitlerden biri zamanında ödenmezse icra işlemleri ve süreler kaldığı yerden devam eder (İİK m.111/4). Bu nedenle ödeme planının borçlunun gerçekten karşılayabileceği tutarda kurulması gerekir.
Evet. Borçlu ile alacaklı, borcun taksitlendirilmesi için icra dairesinde sözleşme yapabilir; bu sözleşme veya sözleşmelerin devamı süresince satış isteme sürelerini düzenleyen İİK m.106 ve m.150/e süreleri işlemez (İİK m.111/3).
Bu sözleşmelerin toplam süresi on yılı aşarsa, aştığı tarihten itibaren süreler kaldığı yerden işlemeye başlar. Taksit sözleşmesine ilişkin icra dairesindeki tutanak veya kâğıt damga vergisinden istisnadır (İİK m.111).
Anlaşmanın icra dairesi dışında yapılması hâlinde sonucu farklıdır: borçlunun bu mehli icra mahkemesinde kullanabilmesi için belgenin noterden tasdikli veya imzasının ikrar edilmiş olması gerekir. Bu nedenle taksit anlaşmasının icra dosyasına tutanakla işlenmesi borçlu açısından daha güvenlidir.
İİK m.71 uyarınca borçlu, takibin kesinleşmesinden sonra alacaklının kendisine mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispat ederse, takibin iptal veya ertelenmesini her zaman icra mahkemesinden isteyebilir.
İlamlı icrada ise borçlu, icra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine başvurarak borcun imhal edildiği itirazında bulunabilir (İİK m.33). İcra emrinin tebliğinden sonra gerçekleşen mehil ise her zaman ileri sürülebilir; ancak noterlikçe düzenlenmiş veya tasdik edilmiş belgeye ya da icra tutanağına dayanmalıdır.
Sözlü olarak verilen süre, telefon görüşmesi veya adi yazışmalar bu şekil şartını karşılamaz. Alacaklı sözlü söz vermiş olsa bile icra işlemlerine devam edebilir.
İİK m.111/a uyarınca borçlu, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde haczedilen malının rızaen satışı için kendisine yetki verilmesini isteyebilir. İcra müdürü kıymet takdiri kesinleştikten sonra cebri satışı durdurarak borçluya on beş günlük süre verir.
Rızai satışta bedel, malın muhammen kıymetinin yüzde doksanı ile satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazlaysa bu miktar ile takip masraflarının toplamından az olamaz.
Alıcının bedeli on beş gün içinde dosyaya ödemesi hâlinde dosya icra mahkemesine gönderilir; mahkeme en geç on gün içinde kesin olarak karar verir. Bu yol, cebri satışta mal değerinin altında satılma riskine karşı borçluya zaman tanır.
Taksit taahhüdü satış talebinden önce yapılmalıdır; alacaklı satış istedikten sonra m.111/1 yolu kapanır. Bu nedenle haciz yapıldıktan sonra zaman kaybetmeden icra dairesine başvurmak gerekir.
Alacaklıyla yapılan her anlaşmayı icra dairesinde tutanağa bağlatın veya noterden onaylatın. Aksi hâlde verilen mehli icra mahkemesinde ispat etmek mümkün olmayabilir (İİK m.71).
Taksit planında tek bir gecikme bile takibi kaldığı yerden başlatır. Ödeme günlerini takip edin ve dekontları saklayın; ödemelerin icra dairesinin hesabına yapılması ispat kolaylığı sağlar.
Tek taraflı talep icrayı durdurmaz; ancak İİK m.111’deki taksit taahhüdü veya alacaklıyla anlaşma yoluyla süre kazanılabilir.
Toplam süre üç ayı geçemez ve taksitler aydan aya ödenir (İİK m.111).
Her taksit borcun dörtte birinden az olamaz (İİK m.111).
Kanuni şartlar sağlanırsa gerekmez; ilk taksit derhal ödenmelidir (İİK m.111).
İcra muamelesi ve süreler kaldığı yerden devam eder (İİK m.111).
Yapılabilir; ancak on yılı aşan kısım için satış isteme süreleri yeniden işlemeye başlar (İİK m.111).
Mehil, noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş belgeyle ispat edilmelidir (İİK m.71).
İcra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine yapılır (İİK m.33).
Kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde talep ederseniz on beş günlük süre verilir (İİK m.111/a).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
İcrada taksitlendirme, borçlunun borcu bölümler hâlinde ödemesine.
Devamını oku ›Makaleİlamlı icra takibi: ilam ve ilam niteliğindeki belgeler, yedi günlük.
Devamını oku ›Makaleİlamsız icra takibi, elinde mahkeme kararı bulunmayan alacaklının.
Devamını oku ›