İşçinin işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da bu maddeleri işyerinde kullanması, 4857 sayılı İş Kanununun 25. maddesinin (II) numaralı bendinin (d) alt bendi uyarınca işverene bildirimsiz fesih hakkı verir. Bu bende dayanan fesih ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık kapsamında olduğundan işçi kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmaz; fesih hakkı ise fiilin öğrenilmesinden itibaren altı iş günü içinde kullanılmalıdır.
25. maddenin (II) numaralı bendinin (d) alt bendi üç ayrı davranışı birlikte düzenler: işçinin işverene, ailesi üyelerinden birine yahut başka bir işçiye sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ve bu maddeleri işyerinde kullanması.
Bendin uygulanması için ayrıca bir zarar doğması aranmaz. İşyerine sarhoş gelme ya da işyerinde bu maddeleri kullanma fiilinin gerçekleşmesi yeterlidir. Buna karşılık salt alkol alınmış olması değil, sarhoşluk hâli aranır.
İşyeri kavramı, 2. madde uyarınca işyerine bağlı yerleri, eklentileri ve araçları da kapsar. Servis aracı, yemekhane veya dinlenme yeri gibi eklentilerde gerçekleşen fiiller de bent kapsamında değerlendirilir.
4857 sayılı Kanunun işyerine alkollü içki veya uyuşturucu madde getirilmesi ve kullanılması yasağını düzenleyen 84. maddesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile yürürlükten kaldırılmıştır. Yasağın kaynağı bugün iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı ile işyeri iç düzenlemeleridir.
6331 sayılı Kanun, işverene çalışanların sağlık ve güvenliğini koruma yükümlülüğü yükler. Alkol veya uyuşturucu etkisi altında çalışma, hem çalışanın hem de diğer çalışanların güvenliğini tehlikeye düşürdüğünden bu yükümlülük kapsamında önlem alınmasını gerektirir.
İşyeri yönetmelikleri, disiplin yönergeleri ve toplu iş sözleşmeleri bu konuda ayrıntılı kurallar getirebilir. Ancak iç düzenlemeler, kanunda öngörülen fesih sebebinin şartlarını ağırlaştıramaz ya da hafifletemez.
Feshin haklılığını ispat yükü işverendedir. Uygulamada tespit; tutanak, işyeri hekimi muayenesi, kamera kayıtları, tanık beyanları ve rıza alınarak yapılan ölçüm sonuçlarıyla sağlanır.
Ölçüm ve muayene, kişinin vücut bütünlüğü ve kişisel verileri ile ilgili olduğundan hukuka uygun biçimde yapılmalıdır. Sağlık verisi niteliğindeki sonuçların işlenmesi ve saklanması, kişisel verilerin korunması mevzuatının sınırları içinde kalmalıdır.
Tutanağın olay anında, olayı gören kişilerce ve somut davranışlar yazılarak düzenlenmesi önem taşır. Genel ifadelerle düzenlenen tutanaklar, yargılamada feshin haklılığını ortaya koymakta yetersiz kalabilir.
26. madde uyarınca ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hâllere dayanan fesih yetkisi, bu davranışın öğrenildiği günden başlayarak altı iş günü geçtikten ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra kullanılamaz.
Sürenin başlangıcı, fesih yetkisine sahip olan kişinin veya kurulun fiili öğrendiği tarihtir. Alt kademedeki bir yöneticinin öğrenmesi, yetkili makamın bilgi edinmesine kadar süreyi başlatmaz.
İşçinin olayda maddi çıkar sağlaması hâlinde bir yıllık süre uygulanmaz. Alkol ve uyuşturucu kullanımı bakımından bu istisna kural olarak gündeme gelmez.
25. maddeye dayanan derhal fesihte kanun, savunma alınmasını açık bir geçerlilik şartı olarak öngörmemiştir. Buna karşılık işyerinde disiplin kurulu bulunması veya toplu iş sözleşmesinde savunma alınmasının öngörülmesi hâlinde bu usule uyulması gerekir.
Savunma alınması, olayın tespiti ve altı iş günlük sürenin işleyişi bakımından da yararlıdır. Savunma istem yazısında isnat edilen fiilin tarihi ve içeriği somut olarak belirtilmelidir.
Bu bende dayanan geçerli bir fesihte işçi kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmaz. Buna karşılık ödenmemiş ücret ve kullanılmayan yıllık izin ücreti gibi alacaklar talep edilebilir. İş güvencesi kapsamındaki işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurabilir.
Kanun, alkol ile ilgili iki ayrı hüküm içerir. 25. maddenin (I) numaralı bendinin (a) alt bendi, işçinin içkiye düşkünlüğünden doğacak hastalığa yakalanmasını ve buna bağlı devamsızlığı düzenler; bu hâlde işçi kıdem tazminatına hak kazanır.
(II) numaralı bendin (d) alt bendi ise işyerine sarhoş gelme veya işyerinde bu maddeleri kullanma davranışını düzenler ve kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırır. İki hüküm farklı sonuçlar doğurduğundan doğru nitelendirme belirleyicidir.
Bağımlılık nedeniyle tedavi gören işçi bakımından işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri devam eder. Tedavi süreci, işyerinde gerçekleşen somut bir fiil bulunmadıkça tek başına derhal fesih sebebi oluşturmaz.
Sarhoşluk hâli tespit edilmişse 25. maddenin (II) numaralı bendinin (d) alt bendi uygulanır ve işçi kıdem ile ihbar tazminatına hak kazanmaz. Feshin altı iş günü içinde yapılması gerekir.
Kanun belirli bir ölçüm yöntemi öngörmemiştir. İspat serbestisi geçerlidir; tutanak, tanık, kamera kaydı ve işyeri hekimi tespiti kullanılabilir. Ölçüm yapılacaksa hukuka uygun biçimde yapılmalıdır.
Fesih yetkisine sahip makamın fiili öğrendiği tarihte başlar. Bu süre geçtikten sonra aynı fiile dayanılarak derhal fesih hakkı kullanılamaz.
Bent, işyerine sarhoş gelmeyi veya işyerinde kullanmayı esas alır. İşyeri dışındaki tüketim, işyerine sarhoş gelme sonucunu doğurmadıkça bu bent kapsamında değerlendirilmez.
25. maddeye dayanan derhal fesihte savunma alınması kanuni geçerlilik şartı değildir. Ancak toplu iş sözleşmesi veya iç yönetmelik bunu öngörüyorsa bu usule uyulmalıdır.
Fesih bildiriminin değerlendirilmesi, işe iade süreci, kıdem ve ihbar alacaklarının hesaplanması, arabuluculuk ve dava aşamalarında büromuzdan hukuki destek alabilirsiniz.