İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri ile işyerinin bütününü yöneten ve işçiyi işe alma ve çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri iş güvencesi hükümlerinden yararlanamaz (İş K. m.18/son). Bu kapsama girmeyen yöneticiler ise diğer işçiler gibi fesih tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurarak işe iade isteyebilir (m.20).
4857 sayılı İş Kanunu m.2 uyarınca işveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denir. Şef, müdür, bölge sorumlusu gibi pek çok yönetici bu tanıma girebilir.
Aynı hüküm, işveren vekilliği sıfatının işçilere tanınan hak ve yükümlülükleri ortadan kaldırmadığını açıkça belirtir. Yani işveren vekili de bir iş sözleşmesiyle çalışan işçidir; kıdem, ihbar, fazla çalışma gibi haklardan kural olarak yararlanır.
Bu nedenle “müdür” unvanı taşımak tek başına iş güvencesini ortadan kaldırmaz. Belirleyici olan unvan değil, kişinin fiilen sahip olduğu yetki ve yönetim alanıdır.
İş Kanunu m.18’in son fıkrası iki grup yöneticiyi iş güvencesi dışında bırakır: (1) işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları; (2) işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri.
Bu kişiler hakkında geçerli sebep zorunluluğunu düzenleyen m.18, savunma alınmasını düzenleyen m.19, işe iade sonuçlarını düzenleyen m.21 ve m.25’in son fıkrası uygulanmaz.
Birinci gruba tipik olarak şirketin genel müdürü ve genel müdür yardımcıları girer. İkinci grup ise tek bir işyerinin (örneğin bir fabrika veya şube) tamamını yöneten kişileri kapsar.
Evet. İşyeri düzeyindeki yönetici için Kanun, işyerinin bütününü sevk ve idare etmek ile işe alma ve işten çıkarma yetkisini birlikte arar (m.18/son). Yalnızca birine sahip olan yönetici iş güvencesinden yararlanmaya devam eder.
Örneğin bir mağazanın yalnızca bir bölümünü yöneten veya işe alım önerisinde bulunup nihai kararı merkeze bırakan müdür, bu istisnaya girmez. İşe alma ve çıkarma yetkisinin kâğıt üzerinde değil fiilen kullanılıp kullanılmadığı önemlidir.
Yetkinin varlığı iş sözleşmesi, görev tanımı, imza sirküleri, yetki belgeleri ve işe alım-çıkış evrakı üzerindeki imzalarla değerlendirilir. İşveren, istisnanın şartlarının oluştuğunu ileri sürdüğünde bunları somut belgelerle göstermelidir.
İstisna kapsamında olmayan yönetici, genel şartları (en az 30 işçi çalıştıran işyeri, en az altı aylık kıdem, belirsiz süreli sözleşme) taşıyorsa diğer işçiler gibi iş güvencesine sahiptir (m.18/1).
Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorunludur; anlaşma olmazsa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir (m.20/1). Feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükü işverendedir (m.20/2).
Feshin geçersizliğine karar verilirse işveren işçiyi bir ay içinde işe başlatmalıdır; başlatmazsa en az dört, en çok sekiz aylık ücret tutarında tazminat ve en çok dört aya kadar boşta geçen süre ücreti ödenir (m.21).
İşe iade davası açamayan üst yönetici, diğer işçilik alacaklarını talep edebilir. Belirsiz süreli sözleşmesi bildirim süresine uyulmadan feshedilirse bildirim süresine ilişkin ücret tutarında ihbar tazminatı doğar (m.17).
m.17, iş güvencesi kapsamı dışında kalan işçilerin sözleşmesinin fesih hakkı kötüye kullanılarak sona erdirilmesi hâlinde bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat öngörür. Bu hükmün m.18’in son fıkrasındaki üst yöneticilere uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalıdır; hükmün lafzı m.18’in birinci fıkrasına atıf yaptığından, somut olayda dikkatle değerlendirilmelidir.
Kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin gibi alacaklar ise yönetici sıfatından etkilenmez; genel şartlar gerçekleşmişse talep edilebilir. Bazı üst yöneticilerde fazla çalışmanın ücrete dahil olduğu kararlaştırılabilir; bu konu sözleşmeye göre ayrıca incelenir.
Önce fiilî yetkilerinizi belgeleyin: işe alım ve çıkış evraklarında kimin imzası var, kararlar kim tarafından onaylanıyor, yönettiğiniz birim işyerinin tamamı mı yoksa bir bölümü mü? Bu sorular iş güvencesi kapsamını belirler.
Kapsam içinde olabileceğinizi düşünüyorsanız fesih tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurun; süreyi “ben yöneticiyim, zaten hakkım yok” düşüncesiyle kaçırmayın. İstisnanın şartlarını ispat yükü uygulamada işverene yöneltilmektedir.
Kapsam dışında olduğunuz açıksa ihbar, kıdem ve diğer alacaklarınızı hesaplatın ve bu alacaklar için de dava şartı arabuluculuk sürecini başlatın.
İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili iş güvencesi dışındadır; işe iade davası açamaz (İş K. m.18/son).
Şubenin tamamını yönetip işe alma ve çıkarma yetkisi yoksa iş güvencesinden yararlanabilir (m.18/son).
Evet, işyeri düzeyindeki istisna için bu yetki ve işyerinin bütününü yönetme birlikte aranır.
Evet; işveren vekilliği sıfatı işçilere tanınan hakları ortadan kaldırmaz (m.2).
Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde (m.20/1).
Son tutanaktan itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılır (m.20/1).
İşe başlatılmazsa 4-8 aylık ücret tutarında tazminat ve en çok 4 aylık boşta geçen süre ücreti ödenir (m.21).
Bildirim süresine uyulmadan feshedilen belirsiz süreli sözleşmede ihbar tazminatı doğar (m.17).
Bu konu tartışmalıdır; m.17 hükmü m.18’in birinci fıkrasına atıf yaptığından somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir.
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
İşe iade davası şartları, başvuru süresi, zorunlu arabuluculuk, işe.
Devamını oku ›Makaleİşe iade için 30 işçi, 6 ay kıdem ve belirsiz süreli sözleşme şartı.
Devamını oku ›Makaleİşe başlatmama tazminatı, işe iade davasını kazanan işçinin süresinde.
Devamını oku ›