/head>
Kiraya veren; kendisinin, eşinin, altsoyu, üstsoyu veya bakmakla yükümlü olduğu kişilerin konut ya da işyeri ihtiyacı doğduğunda, kiracının tahliyesini dava edebilir. Bu ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması gerekir.
Tahliyeye esas ihtiyaç; gerçek, samimi ve zorunlu olmalıdır. Geçici ya da göstermelik ihtiyaç tahliye sebebi sayılmaz. İhtiyacın kimin için doğduğu (kiraya veren veya kanunda sayılan yakınları) açıkça ortaya konmalıdır.
Belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda; belirsiz süreli sözleşmelerde ise fesih bildirimi için öngörülen dönemde dava açılabilir. Sürelere uyulmaması davanın reddine yol açabileceğinden zamanlama kritiktir.
Kiralananı sonradan satın alan yeni malik de, kanunda öngörülen süre içinde ihtiyacını bildirerek ve süresinde dava açarak tahliye talep edebilir. Bu, edinme tarihinden itibaren işleyen özel sürelere tabidir.
İhtiyaç nedeniyle tahliye edilen taşınmaz, haklı bir sebep olmadıkça üç yıl boyunca eski kiracıdan başkasına kiraya verilemez. Bu yasağa aykırılık, kiraya veren açısından tazminat sorumluluğu doğurur.
İhtiyacın gerçekliği somut delillerle (oturma durumu, iş kurma planı, aile koşulları) ispatlanmalıdır. Sürecin avukatla yürütülmesi; sürelerin kaçırılmaması ve ihtiyacın doğru ortaya konması açısından önemlidir.
Tahliye, kira tespiti ve uyarlama süreçlerinde CMY Hukuk & Danışmanlık yanınızda.