İflasın kapanması, tasfiye bittikten sonra mahkemenin iflas sürecini sona erdirmesidir; kaldırılması ise borçlunun tüm alacaklıları tatmin etmesi veya konkordatonun tasdiki üzerine iflasın ortadan kalkmasıdır (İİK m.182, 254). Her iki karara karşı da tebliğden itibaren 2 hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
İflasın kapanmasında tasfiye tamamlanır ve paralar dağıtılır; kaldırılmasında ise tasfiye yarıda kalır ve borçlu mallarına yeniden kavuşur (İİK m.182 ve m.254). İki kurum sonuçları bakımından birbirinden tamamen farklıdır.
Kapanma, iflasın “doğal sonu” sayılabilir: masadaki mallar paraya çevrilmiş, alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılmış ve alacağını tam alamayanlara aciz vesikası verilmiştir. Borçlu, kapanmadan sonra da ödenmemiş borçlarından sorumlu kalır.
Kaldırmada ise iflasın dayanağı ortadan kalkmıştır. Alacaklılar taleplerini geri almış, bütün alacaklar ödenmiş ya da iflas içinde yapılan konkordato tasdik edilmiştir. Mahkeme bu durumda borçlunun mallarının serbestçe tasarrufu için kendisine iadesine karar verir.
Paralar dağıtıldıktan sonra iflas idaresi, iflasa karar veren mahkemeye son bir rapor verir; mahkeme tasfiyenin bittiğini anlayınca kapanma kararı verir (İİK m.254). Bu karara karşı tebliğden itibaren 2 hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
Mahkeme, iflas idaresinin çalışmasında hata veya eksiklik görürse bunu icra mahkemesine bildirir. Kapanma kararı kesinleştikten sonra iflas dairesi kapanmayı ilan eder.
Kanun tasfiye için bir hedef süre de öngörür: iflas açıldıktan sonra tasfiyenin altı ay içinde bitirilmesi gerekir. Bu süre içinde bitmezse alacaklılar basit tasfiyeye geçilmesine karar verebilir; böyle bir karar yoksa icra mahkemesi süreyi uzatır (İİK m.256).
Masaya ait hiçbir mal bulunmazsa iflas dairesi tasfiyenin durdurulmasına karar verir ve bunu ilan eder; ilanda alacaklılar 30 gün içinde masrafı peşin vererek işlemlere devam edilmesini istemezse iflasın kapatılacağı yazılır (İİK m.217).
Bu yol, uygulamada malvarlığı olmayan şirketlerin iflasında sık görülür. Hiçbir alacaklı masraf yatırmazsa tasfiye yapılmadan iflas kapanır; alacaklılar bu durumda masadan tahsilat yapamaz.
Mal var ama tasfiye masraflarını karşılamıyorsa basit tasfiye uygulanır. İflas dairesi alacaklıları 20 günden az, 2 aydan çok olmayan bir süre içinde alacaklarını bildirmeye davet eder; bu sürede bir alacaklı masrafı peşin vererek olağan tasfiyeyi isteyebilir (İİK m.218).
Borçlu, bütün alacaklıların taleplerini geri aldıklarına dair beyanname veya tüm alacakların ödendiğine dair belge sunarsa ya da konkordato tasdik edilirse mahkeme iflasın kaldırılmasına karar verir (İİK m.182).
Kaldırma kararı belirli bir zaman aralığında verilebilir: alacakların kaydı için belirlenen sürenin bitmesinden iflasın kapanmasına kadar. Bu aralığın dışında yapılan talep, madde metnine göre kaldırma sonucunu doğurmaz.
Kaldırma kararına karşı tebliğden itibaren 2 hafta içinde istinaf, bölge adliye mahkemesi kararına karşı da 2 hafta içinde temyiz yoluna gidilebilir. İflasın kaldırıldığı ilan edilir.
Alacağının tamamını alamayan her alacaklıya ödenmeyen miktar için aciz vesikası verilir; müflis alacağı kabul etmişse vesika İİK m.68/1’de yazılı senet niteliği taşır (İİK m.251).
Ancak aciz vesikasına dayanarak müflis hakkında hemen yeni takip yapılamaz; müflis yeni mal edinmedikçe yeniden takip talebinde bulunulamaz. Müflis, ödeme emrine “yeni mal edinmedim” itirazında bulunabilir ve uyuşmazlık icra mahkemesinde basit yargılama usulüyle çözülür.
Yeni mal itirazını kötüye kullanmaya karşı da düzenleme vardır: müflisin fiilen tasarruf ettiği hâlde üçüncü kişi adına görünen mallar, üçüncü kişi durumu biliyor veya bilmesi gerekiyorsa yeni mal sayılır.
İflas kapandıktan sonra tasfiye dışında kalmış bir mal bulunursa iflas dairesi bu mala el koyar, satar ve bedelini başka bir işleme gerek olmadan alacağını eksik almış alacaklılara sıralarına göre dağıtır (İİK m.255).
Aynı kural, daha önce bankaya yatırılmış olup sonradan tasarruf edilebilir hâle gelen paralar için de geçerlidir. Şüpheli bir hak söz konusuysa iflas dairesi durumu alacaklılara ilan veya mektupla bildirir.
Alacaklılar açısından bu nedenle kapanma kararı her zaman son nokta değildir. Müflise ait olduğu sonradan anlaşılan bir taşınmaz, alacak veya hesap bakiyesi varsa iflas dairesine bildirilerek ek dağıtım istenebilir.
Kapanma kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir (İİK m.254).
Alacak kaydı için belirlenen sürenin bitmesinden iflasın kapanmasına kadar istenebilir (İİK m.182).
Tüm alacakların ödendiğini belgelerseniz mahkeme iflasın kaldırılmasına ve mallarınızın size iadesine karar verir (İİK m.182).
Hayır. Alacağını alamayanlara aciz vesikası verilir; ancak yeni mal edinilmedikçe müflis hakkında yeniden takip yapılamaz (İİK m.251).
İflas dairesi tasfiyeyi durdurur; alacaklılar 30 gün içinde masraf yatırmazsa iflas kapatılır (İİK m.217).
Mallar tasfiye masraflarını karşılamıyorsa uygulanan kısaltılmış usuldür; alacaklılar 20 gün ile 2 ay arasındaki bir sürede alacaklarını bildirir (İİK m.218).
Kanuna göre tasfiye iflas açıldıktan sonra 6 ay içinde bitirilmelidir; gerekirse icra mahkemesi süreyi uzatır (İİK m.256).
Hayır, müflis yeni mal edinmedikçe takip yapılamaz; müflis bu yönde itiraz edebilir (İİK m.251).
İflas dairesi mala el koyup satar ve bedeli alacağını eksik almış alacaklılara sıralarına göre dağıtır (İİK m.255).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
Ödeme emri ilamsız icrada, icra emri ilamlı icrada tebliğ.
Devamını oku ›Makaleİflas yoluyla takip, tacirler hakkında yürütülen kollektif.
Devamını oku ›MakaleBorca batıklık nedir, ara bilanço nasıl düzenlenir ve iflası.
Devamını oku ›