Haciz dört yoldan kalkabilir: satışın kanuni süre içinde istenmemesi (İİK m.110), borcun ödenmesi, haczedilmezlik şikâyetinin kabulü (İİK m.82) veya istihkak iddiasının kabulü. Her yolun kendi süresi ve usulü vardır.
Haczin kalkmasının en sık görülen sebebi sürenin kaçırılmasıdır. Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar (İİK m.110/1).
Kanuni süre, alacaklı veya borçlu bakımından hacizden itibaren bir yıldır (İİK m.106/1). Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin yatırılmaması hâlinde talep vaki olmamış sayılacağından, bu durumda da süre işlemeye devam eder ve haciz düşer.
Haczin kalkması için ayrıca karar verilmesine gerek yoktur; sonuç kanundan doğar. Hacizli malın satılması yönündeki talep bir defa geri alınabilir (İİK m.110/1); ikinci geri alma hukuken sonuç doğurmaz.
Taşınmaz ve araç gibi resmî sicile kayıtlı mallarda haczin kalkması, sicildeki şerhin silinmesini gerektirir. Haczedilen resmî sicile kayıtlı malların, icra dairesiyle yapılacak yazışmalar sonucunda haczinin kalktığının tespit edilmesi hâlinde, sicili tutan idare tarafından haciz şerhi terkin edilir ve işlem ilgili icra dairesine bildirilir (İİK m.110/2).
Bu hüküm 6352 sayılı Kanun ile getirilmiştir ve borçluyu, haczi düşmüş olmasına rağmen sicilde şerh görünmesinin doğurduğu mağduriyetten korur.
Uygulamada borçlunun icra dairesine başvurup haczin düştüğünün tespitini ve ilgili sicil idaresine yazı yazılmasını talep etmesi, süreci hızlandırır.
Kanun, sürenin kaçırılmasının mali sonucunu alacaklıya yükler: birinci fıkra gereğince haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklı o mala yönelik olarak, haczin konulması ve muhafazası gibi tüm giderlerden sorumlu olur (İİK m.110/3).
Bu hüküm özellikle araç hacizlerinde önem taşır: yediemin otopark ücretleri uzun sürede yüksek meblağlara ulaşabilir ve bu gider, haczin düşmesine sebep olan alacaklıdan istenir.
Sorumluluk yalnızca o mala yönelik giderleri kapsar; dosyanın diğer masrafları bu kapsamda değildir.
Haczedilen mal kanunen haczi caiz olmayan mallardan ise, borçlu icra mahkemesine şikâyet yoluyla haczin kaldırılmasını isteyebilir. Şikâyet, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır (İİK m.16).
İİK m.82'de sayılanlar arasında borçlunun haline münasip evi, ailenin ortak kullanımına hizmet eden ev eşyası, borçlu ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ile öğrenci bursları yer alır.
Maaş hacizlerinde ise haciz tümüyle kalkmaz, oran düzeltilir: haczolunacak miktar maaşın dörtte birinden az olamaz ve borçlu ile ailesinin geçimi için icra memurunca takdir edilen miktar indirildikten sonra kalan kısım haczedilir (İİK m.83).
İcra memurunun da kendiliğinden değerlendirme yetkisi vardır: haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir (İİK m.82/son).
Borcun tüm fer'ileriyle birlikte ödenmesi hâlinde haciz kalkar; borçlu icra dairesinden haczin kaldırılmasını ve sicil şerhlerinin terkinini talep eder.
Mal üçüncü kişiye aitse istihkak yolu işler. Üçüncü şahıs hacze ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmalıdır; aksi hâlde aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkını kaybeder (İİK m.96/3).
İstihkak iddiasına alacaklı ve borçlu üç günlük mühlet içinde itiraz etmezse iddiayı kabul etmiş sayılırlar (İİK m.96/2) ve haciz kalkar.
Gecikmiş itirazın kabulü hâlinde de haciz düşebilir: daha önce borçlunun mallarına haciz konulmuşsa, mazeretin kabulü kararının tefhim veya tebliğinden itibaren alacaklı yedi gün içinde itirazın kaldırılmasını istemez veya 67 nci maddeye göre mahkemeye başvurmazsa haciz kalkar (İİK m.65/son).
Haczin kalkması alacağı sona erdirmez. Takip derdest olduğu sürece alacaklı, süresi içinde yeniden haciz isteyebilir.
Ancak bu yeni bir haciz sayılır ve sıra bakımından sonuç doğurur: arada başka alacaklılar haciz koydurmuşsa, yeniden konulan haciz onların gerisinde kalır. Sıranın kaybı, haczin düşmesinin alacaklı açısından en ağır sonucudur.
Bu nedenle satış isteme süresinin takibi, dosya yönetiminde ihmal edilmemesi gereken bir kalemdir; özellikle araç hacizlerinde muhafaza, kıymet takdiri ve satış talebinin birlikte yapılması zorunluluğu (İİK m.106/4) sıra kaybını önlemek bakımından belirleyicidir.
Malın satışı kanuni süre içinde istenmez veya talep geri alınıp süresinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar (İİK m.110/1). Süre hacizden itibaren bir yıldır (İİK m.106/1).
Haczin kalktığının icra dairesiyle yazışma sonucunda tespiti hâlinde, sicili tutan idare tarafından haciz şerhi terkin edilir ve işlem icra dairesine bildirilir (İİK m.110/2).
Evet. Haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklı, o mala yönelik haczin konulması ve muhafazası gibi tüm giderlerden sorumlu olur (İİK m.110/3).
İcra mahkemesine şikâyet yoluyla haczin kaldırılmasını isteyebilirsiniz; şikâyet, işlemi öğrendiğiniz tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır (İİK m.16).
Kural olarak hayır. Maaşın haczedilecek kısmı, borçlu ve ailesinin geçimi için takdir edilen miktar indirildikten sonra belirlenir; ancak haczolunacak miktar dörtte birden az olamaz (İİK m.83).
Hacze ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmalısınız (İİK m.96/3). Alacaklı ve borçlu üç günlük mühlet içinde itiraz etmezse iddiayı kabul etmiş sayılırlar.
Borcun fer'ileriyle birlikte ödenmesi hâlinde haciz kalkar; icra dairesinden haczin kaldırılması ve sicil şerhlerinin terkini talep edilir.
Mazeretin kabulü kararının tefhim veya tebliğinden itibaren alacaklı yedi gün içinde itirazın kaldırılmasını istemez veya 67 nci maddeye göre mahkemeye başvurmazsa haciz kalkar (İİK m.65/son).
Evet, takip derdest olduğu sürece yeniden haciz istenebilir; ancak bu yeni bir haciz sayıldığından arada konulmuş hacizlerin gerisinde sıra alır.
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.