2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 100. maddesine göre bir alacaklının hacze aynı derecede iştirak edebilmesi için, ilk haciz üzerine satılan malın tutarı vezneye girinceye kadar başvurması ve maddede sayılan dört belgeden birine dayanması gerekir. Bu belgelere dayanmayan alacaklılar ancak önceki dereceden artacak bedeller için hacze iştirak edebilir; borçlunun eşi, çocukları ve nafaka alacaklısı ise takip merasimine gerek olmaksızın iştirak edebilir.
Türk icra hukukunda haciz, önce haczi koyduran alacaklıya öncelik tanıyan bir sistemdir. Hacze iştirak kurumu, belirli şartları taşıyan alacaklıların bu önceliğe aynı derecede katılmasına imkân vererek alacaklılar arasında dengeyi sağlar.
İştirak, satış bedelinin paylaştırılmasında derece sistemine göre sonuç doğurur. Aynı derecedeki alacaklılar satış bedelinden alacakları oranında pay alır; sonraki dereceler ancak önceki dereceden artan bedelden yararlanır.
100. maddenin ikinci fıkrası uyarınca iştirak hâlinde icra dairesi, müracaat üzerine aynı derecedeki alacaklıların bütün alacaklarına yetecek nispette ilave suretiyle hacizler yapar.
İştirak talebinin, ilk haciz üzerine satılan malın tutarı vezneye girinceye kadar yapılması gerekir. Bu an, iştirak bakımından son sınırı oluşturur.
Satış bedeli vezneye girdikten sonra yapılan başvurular aynı derecede iştirak sonucunu doğurmaz. Bu hâlde alacaklı, ancak sonraki derecelerden yararlanabilir.
Zaman şartının doğru hesaplanabilmesi için satış tarihinin ve bedelin dosyaya giriş tarihinin takip edilmesi gerekir. Uygulamada bu tarih, icra dosyasının kasa ve tahsilat kayıtlarından belirlenir.
Kanun, aynı derecede iştirak edebilecek alacaklıları dört grupta sayar. Birincisi, ilk haciz ilamsız takibe dayanıyorsa takip talebinden, ilama dayanıyorsa dava açılmasından önce yapılmış bir takip üzerine alınan aciz vesikasına dayanan alacaklılardır.
İkincisi, aynı tarihlerden önce açılmış bir dava üzerine alınan ilama dayanan alacaklılardır. Üçüncüsü, aynı tarihlerden önceki tarihli resmî veya tarih ve imzası tasdikli bir senede dayananlardır.
Dördüncüsü, aynı tarihlerden önceki tarihli, resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dâhilinde ve usulüne göre verdikleri makbuz veya vesikaya dayanan alacaklılardır. Bu belgelerin hiçbirine dayanmayan alacaklılar ancak önceki dereceden artacak bedeller için hacze iştirak edebilir.
101. madde, aile ilişkilerinden doğan alacaklar için özel bir imkân tanır. Borçlunun eşi ve çocukları ile vasi veya kayyımı olduğu kişiler; evlenme, velayet veya vesayetten doğan alacakları için önce takip yapılmasına gerek olmaksızın ilk haciz üzerine satılan malın tutarı vezneye girinceye kadar aynı derecede hacze iştirak edebilir.
Bu hak, ancak haczin vesayetin, velayetin veya evliliğin devamı sırasında ya da sona ermesini izleyen bir yıl içinde yapılmış olması hâlinde kullanılabilir. Bir dava veya takibin devam ettiği süre bu hesaba katılmaz.
Nafaka ilamına dayanan alacaklı ise önce takip merasiminin yapılmasına gerek olmaksızın her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilir; kötüniyet hâli bu kuralın istisnasıdır.
İcra dairesi iştirak taleplerini borçlu ve alacaklılara bildirir ve onlara itiraz etmeleri için yedi günlük bir süre verir. Bu bildirim, iştirakin diğer ilgililer tarafından denetlenmesini sağlar.
İtiraz hâlinde iştirak talebinde bulunan kişinin hacze iştiraki geçici olarak kabul olunur ve kendisine yedi gün içinde dava açması gerektiği bildirilir. Bu süre içinde dava açılmazsa iştirak hakkı düşer. Açılacak davaya basit yargılama usulüne göre bakılır.
İhtiyaten haczedilen mallar, ihtiyati haciz kesin hacze dönüşmeden önce başka bir alacaklı tarafından haczedilirse, ihtiyati haciz sahibi alacaklı 100. maddedeki şartlar dairesinde bu hacze kendiliğinden ve geçici olarak iştirak eder.
Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmezse icra dairesi bir sıra cetveli düzenler. Alacaklılar iflas hâlinde hangi sıraya girmeleri gerekiyorsa o sıraya kabul olunur; ilk üç sıraya kayıt için muteber olan tarih haciz talebi tarihidir.
Hacze iştirak, satıştan önce ve derece cetvelinin oluşumuna yönelik bir taleptir. Sıra cetveline itiraz ise satış bedelinin paylaştırılması aşamasında düzenlenen cetvele karşı başvurulan ayrı bir yoldur.
İştirak talebinin reddi hâlinde alacaklının başvuracağı yol ile sıra cetvelindeki sıraya veya alacağın esasına yönelik itirazın tabi olduğu usul birbirinden farklıdır. Bu ayrımın gözden kaçırılması hak kaybına yol açar.
Rehinli alacaklılar bakımından ayrı bir kural geçerlidir. Rehinden önce ihtiyati veya icrai haciz bulunması hâlinde, amme alacağı dâhil hiçbir haciz rehinden önceki hacze iştirak edemez.
İlk haciz üzerine satılan malın tutarının vezneye girdiği andır. Bu andan sonra yapılan başvurular aynı derecede iştirak sonucu doğurmaz.
Aciz vesikası, önceki tarihli dava üzerine alınan ilam, önceki tarihli resmî veya tarih ve imzası tasdikli senet ya da resmî makamların usulüne göre verdiği makbuz veya vesika.
Evet. Nafaka ilamına dayanan alacaklı, önce takip merasimine gerek olmaksızın her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilir; kötüniyet hâli istisnadır.
İştirak geçici olarak kabul edilir ve talep sahibine yedi gün içinde dava açması bildirilir. Bu sürede dava açılmazsa iştirak hakkı düşer.
İhtiyaten haczedilen mallar kesin hacze dönüşmeden başka bir alacaklıca haczedilirse, ihtiyati haciz sahibi 100. maddedeki şartlar dairesinde kendiliğinden ve geçici olarak iştirak eder.
Takip açılması, mal araştırması ve haciz işlemleri, satış ve ihale süreçleri ile ihalenin feshi ve sıra cetveli uyuşmazlıklarında büromuzdan hukuki destek alabilirsiniz.