Gürültü şikâyetinde uygulanacak hüküm, gürültünün kaynağına göre değişir. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 14. maddesi, yönetmeliklerle belirlenen standartlar üzerinde gürültü ve titreşim oluşturulmasını yasaklar; buna aykırılıkta 20. maddenin (h) bendine göre idari para cezası verilir ve 25. madde uyarınca tebliğden itibaren 30 gün içinde idare mahkemesinde dava açılır. Başkalarının huzur ve sükûnunu bozacak nitelikteki gürültü ise 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36. maddesi kapsamındadır ve karara karşı 15 gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur.
2872 sayılı Kanun’un 14. maddesi iki fıkradan oluşur. Birinci fıkra, kişilerin huzur ve sükûnunu, beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde ilgili yönetmeliklerle belirlenen standartlar üzerinde gürültü ve titreşim oluşturulmasını yasaklar.
İkinci fıkra ise ulaşım araçları, şantiye, fabrika, atölye, işyeri, eğlence yeri, hizmet binaları ve konutlardan kaynaklanan gürültü ve titreşimin yönetmeliklerle belirlenen standartlara indirilmesi için faaliyet sahiplerince gerekli tedbirlerin alınmasını öngörür.
Bu kapsamdaki tespit, ölçüme dayanır. Yetkili idarenin veya yetkilendirdiği laboratuvarın yönetmelikte öngörülen ölçüm yöntemine uygun ölçüm yapması, ölçüm raporunun tarih, saat, nokta ve cihaz kalibrasyon bilgilerini içermesi gerekir. Ölçümsüz düzenlenen tutanağa dayalı cezalar sebep unsuru yönünden tartışmalı hâle gelir.
2872 sayılı Kanun’un 20. maddesinin (h) bendi, 14. maddeye göre çıkarılan yönetmelikle belirlenen önlemleri veya gerekli izinleri almayan ya da standartlara aykırı şekilde gürültü ve titreşime neden olanlar için kaynağa göre ayrı maktu tutarlar öngörmüştür.
Maddede konutlar için 400 Türk Lirası, ulaşım araçları için 1.200 Türk Lirası, işyerleri ve atölyeler için 4.000 Türk Lirası, fabrika, şantiye ve eğlence gürültüsü için 12.000 Türk Lirası idari para cezası yazılıdır. Bu tutarlar kanunun kabul edildiği tarihteki maktu miktarlardır.
Uygulanacak güncel tutar, 5326 sayılı Kanun’un 17. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca her takvim yılı başından geçerli olmak üzere 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesine göre ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak bulunur. Ayrıca 20. maddede öngörülen cezalar Özel Çevre Koruma Bölgelerinde iki kat olarak uygulanır.
5326 sayılı Kanun’un 36. maddesi, başkalarının huzur ve sükûnunu bozacak şekilde gürültüye neden olan kişiye idari para cezası verilmesini öngörür. Fiilin bir ticari işletmenin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde işletme sahibi gerçek veya tüzel kişiye maddede gösterilen alt ve üst sınırlar arasında ceza verilir.
Aynı maddenin üçüncü fıkrası, bu kabahat dolayısıyla idari para cezasına kolluk veya belediye zabıta görevlilerinin karar vereceğini belirtir. Bu nedenle gece saatlerinde komşudan veya eğlence yerinden kaynaklanan gürültüde ilk başvuru kolluğa veya zabıtaya yapılır.
Bu yol ile Çevre Kanunu yolu birbirinin alternatifi değildir. Ölçüme dayalı standart aşımı söz konusuysa 2872 sayılı Kanun, anlık ve somut rahatsızlık söz konusuysa 5326 sayılı Kanun uygulanır. Hangi hükme dayanıldığı, itirazın hangi mercie yapılacağını doğrudan belirler.
2872 sayılı Kanun’un 25. maddesine dayanan cezalarda başvuru yolu idari yargıdır ve süre tebliğ tarihinden itibaren otuz gündür. Dava açmış olmak cezanın tahsilini durdurmaz; tahsilin durması için yürütmenin durdurulması kararı gerekir.
5326 sayılı Kanun’un 36. maddesine dayanan cezalarda ise 27. madde uygulanır. Karara karşı, tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur; bu süre içinde başvuru yapılmazsa idari yaptırım kararı kesinleşir.
Mücbir sebebin varlığı dolayısıyla sürenin geçirilmiş olması hâlinde, bu sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde karara karşı başvuruda bulunulabilir. Bu başvuru kararın kesinleşmesini engellemez; ancak mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir.
Gürültü şikâyeti idari yaptırım sürecinden bağımsız olarak özel hukuk sonuçları da doğurur. Kat mülkiyetine tabi yapılarda ortak yaşamı çekilmez kılan gürültü, yönetim planı ve kat mülkiyeti hükümleri çerçevesinde ayrıca ele alınır.
Kiralanan taşınmazda kiracının komşulara saygı gösterme borcu bulunur; bu borca aykırılık kira ilişkisi bakımından sonuç doğurabilir. İdari para cezası verilmiş olması, aynı fiil nedeniyle özel hukuk talepleri ileri sürülmesine engel değildir.
İdareye yapılan şikâyetin sonuçsuz kalması hâlinde 2577 sayılı Kanun’un 10. maddesi işletilebilir. Bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurulur; otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve dava açma süresi içinde idare mahkemesine başvurulabilir.
Şikâyet dilekçesinde gürültünün kaynağı, adresi, süregelen tarih ve saat aralıkları, daha önce yapılan başvurular ve varsa ses kaydı, tanık bilgisi gibi deliller belirtilmelidir. Ölçüm talebinin açıkça yazılması, idarenin ölçüm yapmadan işlem tesis etmesini önler.
Başvurunun kayda alındığını gösteren evrak numarası saklanmalıdır. İdarenin otuz gün içinde cevap vermemesi hâlinde 2577 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca istek reddedilmiş sayılır ve idari yargı yolu açılır.
Anlık ve somut rahatsızlıkta 5326 sayılı Kanun’un 36. maddesi uyarınca kolluğa veya belediye zabıtasına başvurulur. Ölçüme dayalı standart aşımında ise 2872 sayılı Kanun kapsamında yetkili çevre idaresine başvurulması gerekir.
2872 sayılı Kanun’a dayanan cezada tebliğden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılır. 5326 sayılı Kanun’un 36. maddesine dayanan cezada ise tebliğ veya tefhimden itibaren onbeş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur.
2872 sayılı Kanun’un 20. maddesinin (h) bendi kaynağa göre ayrı maktu tutarlar öngörür: konutlar, ulaşım araçları, işyeri ve atölyeler ile fabrika, şantiye ve eğlence gürültüsü için farklı miktarlar yazılıdır. Bu tutarlar her yıl yeniden değerleme oranında artırılır.
2872 sayılı Kanun’un 14. maddesi yönetmelikle belirlenen standartların aşılmasını esas aldığından, standart aşımına dayanan cezada usulüne uygun ölçüm gerekir. Ölçüm raporu bulunmayan işlemler sebep unsuru yönünden dava konusu yapılabilir.
2577 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde idare mahkemesinde dava açılabilir.
İptal davası, tam yargı davası ve idari para cezalarına itiraz süreçlerinde bize ulaşın.
Çevre Kanunu cezalarında 30 günlük dava süresi ve usul.
Devamını oku ›MakaleGürültünün özel hukuk boyutu ve komşuluk ilişkileri.
Devamını oku ›Makaleİdari yaptırım kararlarına karşı genel başvuru yolları.
Devamını oku ›