Eşin annesi, babası veya kardeşlerinin evliliğe sürekli müdahalesi ve eşin buna sessiz kalması, evlilik birliğini temelinden sarsan bir olgu olarak boşanma sebebi olabilir (TMK m.166). Kusurlu eşten maddi ve manevi tazminat istenebilir; bu talepler boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde ileri sürülmelidir (TMK m.174, 178).
TMK m.166 uyarınca evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Eşin ailesinin sürekli müdahalesi, kanunda ayrıca sayılan özel bir sebep değildir; bu genel boşanma sebebi içinde değerlendirilir.
TMK m.185 eşlere birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlama, birbirine sadık kalma ve yardımcı olma yükümlülüğü yükler. TMK m.186 ise eşlerin oturacakları konutu birlikte seçeceğini ve birliği beraberce yöneteceğini öngörür. Ailenin kararlarıyla yönetilen bir evlilik, bu yükümlülüklerle bağdaşmaz.
Yargıtay uygulamasında, eşin ailesinin evin düzenine, harcamalara ve çocukların yetiştirilmesine sürekli karışması ve eşin bu müdahaleye karşı kendi eşini korumaması, boşanmaya yol açan kusurlu davranış olarak değerlendirilmektedir.
Boşanma davası yalnızca eşler arasında görülür; kayınvalide veya kayınpeder davanın tarafı değildir. Bu nedenle kusur değerlendirmesi eşin kendi tutumu üzerinden yapılır: ailesinin müdahalesine göz yuman, buna ortak olan veya eşini aile karşısında savunmayan eş kusurlu sayılır.
Ailenin tek başına yaptığı ve eşin karşı çıktığı müdahaleler ise eşe kusur olarak yüklenemeyebilir. Örneğin eş, annesinin müdahalelerine açıkça itiraz ediyor ve ayrı bir konut kurmak için çaba gösteriyorsa, kusurun ağırlığı değişir.
TMK m.166/2 uyarınca davacının kusuru daha ağırsa davalının davaya itiraz hakkı vardır. Bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında korunmaya değer yarar kalmamışsa yine boşanmaya karar verilebilir.
TMK m.186 uyarınca eşler oturacakları konutu birlikte seçerler. Eşlerden birinin, diğerinin rızası olmadan onu kendi ailesiyle aynı evde yaşamaya zorlaması, bu hükme aykırıdır.
TMK m.197 uyarınca eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Bu durumda hâkim, parasal katkı, konut ve ev eşyasından yararlanma gibi konularda önlem alabilir.
Boşanmadan önce eşler, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde hâkimin müdahalesini de isteyebilir (TMK m.195). Hâkim eşleri uyarır ve uzlaştırmaya çalışır.
Boşanma davasında her taraf dayandığı vakıaları ispat etmekle yükümlüdür. Aile müdahalesi genellikle tek bir olayla değil, zamana yayılan davranışlarla ortaya çıktığından, olayların tarih ve içerikleriyle ayrıntılı biçimde anlatılması önem taşır.
Tanık beyanları en sık kullanılan delildir; komşular, ortak arkadaşlar ve olaylara bizzat tanık olan akrabalar dinlenebilir. Mesajlar, e-postalar ve sosyal medya yazışmaları da hukuka uygun şekilde elde edilmişse delil olarak sunulabilir.
Dilekçede yalnızca “ailesi karışıyordu” demek yeterli değildir; hangi müdahalenin ne zaman yapıldığı ve eşin buna nasıl tepki verdiği somut olarak yazılmalıdır. Sonradan dilekçede yer almayan vakıalara dayanmak, iddianın genişletilmesi yasağına takılabilir.
TMK m.174 uyarınca mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf ise manevi tazminat isteyebilir.
Tazminat, davanın tarafı olan eşten istenir; kayınvalideye karşı boşanma davası içinde tazminat talep edilemez. Aile bireylerinin hakaret veya tehdit gibi haksız fiilleri varsa bunlar ayrı bir dava ve ceza şikâyeti konusu olabilir.
TMK m.178 uyarınca boşanma nedeniyle doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Tazminat ve nafaka talepleri boşanma davasıyla birlikte ileri sürülmezse bu süre içinde ayrı davayla istenmelidir.
1. Olayları kayıt altına alın: Müdahalelerin tarihlerini, içeriklerini ve orada bulunan kişileri not edin. Yazılı mesajları silmeden saklayın.
2. Önce çözüm yollarını deneyin: Eşinizle ayrı konut konusunu açıkça konuşun; gerekirse hâkimin müdahalesini veya ayrı yaşama hakkına ilişkin önlemleri isteyin (TMK m.195, 197). Bu çabalar, ileride kusur değerlendirmesinde lehinize bir olgu olabilir.
3. Dava açacaksanız talepleri eksiksiz yazın: Boşanma dilekçesinde aile müdahalesine ilişkin somut olayları, tanıkları ve tazminat, nafaka, velayet taleplerini birlikte belirtin; sonradan vakıa eklemek sınırlıdır.
Tek başına özel bir sebep değildir; ancak evlilik birliğini temelinden sarsıyorsa genel boşanma sebebi kapsamında değerlendirilir (TMK m.166).
Yargıtay uygulamasında ailesinin müdahalesine göz yuman ve eşini korumayan eş kusurlu sayılmaktadır.
Hayır, boşanma davası yalnızca eşler arasında görülür.
Eşler konutu birlikte seçer; tek taraflı dayatma bu kurala aykırıdır (TMK m.186).
Ortak hayat kişiliğinizi veya ailenin huzurunu ciddi biçimde tehlikeye sokuyorsa ayrı yaşama hakkınız vardır (TMK m.197).
Kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu eşten manevi tazminat isteyebilir (TMK m.174).
Boşanmanın kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır (TMK m.178).
Evlilik en az bir yıl sürmüşse eşler birlikte başvurarak veya birinin davayı kabulüyle anlaşmalı boşanabilir (TMK m.166/3).
Tanık beyanı, mesajlar ve yazışmalar gibi hukuka uygun delillerle, olayları tarih ve içerikleriyle somutlaştırarak ispat edebilirsiniz.
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
Aile konutu şerhi, malik olmayan eşin tapu kütüğüne koydurabildiği.
Devamını oku ›MakaleBoşanmada maddi ve manevi tazminat (TMK m.174) şartları, kusur.
Devamını oku ›Makale4721 sayılı TMK m.174 uyarınca boşanmada maddi ve manevi tazminatın.
Devamını oku ›