Kadın işçi, evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde iş sözleşmesini kendi isteğiyle sona erdirirse kıdem tazminatına hak kazanır (1475 sayılı İş Kanunu m.14). Tazminat, her tam hizmet yılı için 30 günlük ücret üzerinden hesaplanır ve 5 yıllık zamanaşımına tabidir.
Evlilik nedeniyle kıdem tazminatı, 4857 sayılı İş Kanunu m.120 ile yürürlükte bırakılan 1475 sayılı İş Kanunu m.14 hükmüne dayanır. Hüküm, kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kendi arzusu ile iş sözleşmesini sona erdirmesini kıdem tazminatı doğuran hâller arasında sayar.
Normalde işçi istifa ettiğinde kıdem tazminatı alamaz; kıdem tazminatı kural olarak işverenin haklı sebep dışındaki feshi veya işçinin haklı nedenle feshi gibi hâllerde doğar. Evlilik hâli bu kuralın kanunda açıkça öngörülmüş istisnasıdır.
Düzenlemenin amacı, evlilikle birlikte aile düzenini yeniden kuran kadın işçinin, çalışma hayatından ayrılırken birikmiş kıdem hakkını kaybetmemesidir. Bu nedenle ayrılışın haklı bir nedene dayandığını ayrıca ispat etmek gerekmez.
Tazminat için üç temel şart aranır: işçinin kadın olması, iş sözleşmesini evlilik tarihinden itibaren bir yıl içinde kendi isteğiyle sona erdirmesi ve aynı işverende kıdem tazminatına esas süre kadar çalışmış olması (1475 m.14). Kanun metni “kadının evlendiği” ifadesini kullandığından erkek işçi bu imkândan yararlanamaz.
Kanun her geçen tam yıl için 30 günlük ücret öngördüğünden, uygulamada hizmet süresinin en az bir yıl olması aranır. Kıdem, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler birleştirilerek hesaplanır.
Evlilikten kasıt resmî nikâhtır; uygulamada evlilik cüzdanı veya nüfus kaydıyla ispat edilen resmî evlenme tarihi esas alınır. İlk evlilik olması şart değildir; kanun bu konuda bir sınırlama getirmemiştir.
Bir yıllık süre resmî evlenme tarihinden başlar ve fesih bildiriminin bu süre içinde işverene ulaşması gerekir (1475 m.14). Bir yıl geçtikten sonra yapılan istifa, evlilik nedeniyle kıdem tazminatı hakkı doğurmaz.
Süre, evlilikten önce kullanılamaz. Nişanlılık döneminde veya nikâh tarihinden önce yapılan ayrılışlarda bu hüküm uygulanmaz; bu nedenle istifa dilekçesinin nikâhtan sonra verilmesi önemlidir.
Bir yıl içinde herhangi bir tarihte ayrılmak mümkündür; kanun ayrılışın evlilikten hemen sonra yapılmasını istemez. Önemli olan fesih iradesinin süresi içinde ve açıkça evlilik gerekçesine dayandırılarak bildirilmesidir.
Tazminat, her tam hizmet yılı için 30 günlük ücret tutarındadır; bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır (1475 m.14). Hesap, işçinin son ücreti üzerinden yapılır.
Tazminata esas ücrete çıplak ücrete ek olarak işçiye sağlanan para ve para ile ölçülebilen düzenli menfaatler de eklenir; yol, yemek gibi yardımlar bu kapsamda değerlendirilir. Ayrıca kanunda öngörülen yıllık tavan sınırı dikkate alınır.
Tazminat zamanında ödenmezse, açılacak davada hâkim gecikme süresi için mevduata uygulanan en yüksek faize hükmeder (1475 m.14). İşçi kendi isteğiyle ayrıldığı için ihbar tazminatı talep edemez.
Kıdem tazminatı alacağı için dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3). Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlenmesine kadar zamanaşımı durur.
Kıdem tazminatı alacağının zamanaşımı süresi, iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren beş yıldır (4857 sayılı İş Kanunu ek m.3). Bu süre geçtikten sonra işveren zamanaşımı def’i ileri sürerse talep reddedilir.
Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa iş mahkemesinde dava açılır. Yargılamada işçi, evlilik tarihini ve fesih bildiriminin tarihini belgelemelidir; işveren ise ödemeyi yaptığını ispatla yükümlüdür.
En sık hata, istifa dilekçesinde evlilik gerekçesinin yazılmamasıdır. Gerekçesiz bir istifa, işveren tarafından olağan istifa olarak kaydedilebilir ve SGK çıkış kodu da buna göre bildirilebilir. Dilekçede 1475 sayılı Kanun m.14 uyarınca evlilik nedeniyle ayrıldığınızı, resmî nikâh tarihini belirterek yazın ve dilekçenin işverene ulaştığını belgeleyin.
İkinci hata, bir yıllık süreyi nikâh tarihinden değil düğün veya nişan tarihinden saymaktır. Süre resmî evlenme tarihinden başlar; son günlere bırakılan bildirimler, tebliğ gecikmesi yüzünden süre dışında kalabilir.
Üçüncü hata, işverenin ödeme yapmaması hâlinde uzun süre beklemektir. Beş yıllık zamanaşımı işler; arabuluculuk başvurusu hem hakkı korur hem de zamanaşımını durdurur.
Resmî evlenme tarihinden itibaren bir yıl içinde iş sözleşmesini sona erdirmeniz gerekir (1475 m.14).
Hayır. Kanun yalnız kadın işçinin evlilik nedeniyle ayrılmasını kıdem tazminatı sebebi olarak öngörür (1475 m.14).
Kanun her tam yıl için 30 günlük ücret öngördüğünden uygulamada aynı işverende en az bir yıllık hizmet aranır.
Kanunda ilk evlilik şartı yoktur; şartlar oluştuğunda her evlilik için bir yıllık süre ayrıca işler, ancak aynı kıdem süresi için bir defadan fazla tazminat ödenmez.
Hayır. Sözleşmeyi siz sona erdirdiğiniz için ihbar tazminatı doğmaz; yalnız kıdem tazminatı ödenir.
Kanun ayrılıştan sonra çalışmayı yasaklamaz; ancak ayrılışın gerçekte evlilik değil başka bir işe geçiş amacı taşıdığı ileri sürülürse uyuşmazlık çıkabilir.
Önce arabulucuya başvurmanız gerekir; anlaşma olmazsa iş mahkemesinde dava açabilirsiniz (7036 m.3).
İş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren beş yıl içinde (4857 ek m.3).
Hâkim gecikme süresi için mevduata uygulanan en yüksek faize hükmeder (1475 m.14).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
Kıdem tazminatı şartları, hesaplaması, tavanı, faizi ve zamanaşımı..
Devamını oku ›MakaleEmeklilik nedeniyle kıdem tazminatı şartları nelerdir? 1475 sayılı.
Devamını oku ›Makaleİşe giriş ve çıkış tarihi, giydirilmiş brüt ücret ve yürürlükteki.
Devamını oku ›