Evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi hâlinde eşler, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.195 uyarınca ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilir. Bunun için boşanma davası açılması gerekmez. Kanunun 196 ilâ 200 üncü maddeleri parasal katkıdan tasarruf yetkisinin sınırlanmasına kadar altı ayrı önlem öngörür; yetkili mahkeme ise m.201 gereği eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir.
Müdahale için iki durumdan birinin bulunması yeterlidir: evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya birliğe ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi. Talep eşlerden biri tarafından tek başına ya da eşlerce birlikte ileri sürülebilir.
Hâkim önce eşleri yükümlülükleri konusunda uyarır ve onları uzlaştırmaya çalışır; eşlerin ortak rızasıyla uzman kişilerin yardımını isteyebilir. Uzlaşma sağlanamazsa, eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır.
Eşlerden birinin istemi üzerine hâkim, ailenin geçimi için her birinin yapacağı parasal katkıyı belirler. Katkı miktarı belirlenirken eşin ev işlerini görmesi, çocuklara bakması ve diğer eşin işinde karşılıksız çalışması dikkate alınır.
Bu katkılar geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için istenebilir. Böylece birlikte yaşamaya devam eden eşler bakımından da, ayrılık veya boşanma davası açılmaksızın ekonomik denge kurulabilir.
Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Bu hak, kanundan doğar ve terk hükümlerinin uygulanmasını engelleyen haklı sebep oluşturur.
Ayrı yaşama haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, istem üzerine parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve malların yönetimine ilişkin önlemleri alır. Ergin olmayan çocuk varsa ana baba ile çocuk arasındaki ilişkiler de düzenlenir.
Eşlerden biri birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü yerine getirmezse hâkim, onun borçlularına ödemeyi tamamen veya kısmen diğer eşe yapmalarını emredebilir. Bu önlem, özellikle düzenli ücret veya kira geliri bulunan hâllerde etkilidir.
Ailenin ekonomik varlığının korunması gerektiği ölçüde hâkim, belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak diğer eşin rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir. Taşınmazda tasarruf yetkisi kaldırılırsa durum resen tapu kütüğüne şerh edilir.
Bu taleplerde görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görev yapar. Yetkili mahkeme, eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir.
Eşlerin yerleşim yerleri farklıysa ve her ikisi de önlem istemişse, ilk istemde bulunanın yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Önlemlerin değiştirilmesi, tamamlanması veya kaldırılması ise kural olarak önlem kararını veren mahkemeden istenir.
Talebin somut delillerle desteklenmesi gerekir. Gelir belgeleri, banka hareketleri, kira sözleşmesi, fatura ve okul giderleri ile ortak hayatı çekilmez kılan olaylara ilişkin kayıtlar dosyaya sunulmalıdır.
Tasarruf yetkisinin sınırlanması isteniyorsa, korunması istenen malvarlığı değerleri tek tek gösterilmelidir. Genel ve belirsiz taleplerin karşılanması güçtür; tapu kayıtları, araç kayıtları ve hesap bilgileri talebe eklenmelidir.
Gerekmez. Bu talepler evlilik birliği devam ederken, bağımsız bir dava veya istem olarak ileri sürülebilir. Boşanma davası açılmış olması ise talebi engellemez.
Ayrı yaşama haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin diğerine yapacağı parasal katkıya karar verebilir. Bu katkı, uygulamada tedbir nafakası olarak adlandırılır.
Evet. Kanun, ailenin geçimine ilişkin parasal katkının geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için istenebileceğini açıkça düzenlemiştir.
Değiştirilebilir. Koşulların değişmesi hâlinde önlemlerin değiştirilmesi, tamamlanması veya kaldırılması istenebilir; bu istem kural olarak önlem kararını veren mahkemeye yöneltilir.
Ailenin ekonomik varlığının korunması gerektiği ölçüde hâkim, belirlenen malvarlığı değerleri üzerindeki tasarrufları diğer eşin rızasına bağlayabilir ve taşınmaz bakımından tapuya şerh verilmesine karar verir.
Boşanma, nafaka, velayet, mal rejimi tasfiyesi ve evlilik birliğinin korunmasına ilişkin taleplerin değerlendirilmesi için bize ulaşabilirsiniz.