Diş hekiminin sorumluluğu yapılan işin niteliğine göre iki ayrı rejime tabidir: teşhis ve tedavi faaliyetleri 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.502 ve devamındaki vekâlet hükümlerine bağlıdır ve sonuç taahhüdü içermez; protez yapımı gibi belirli bir sonucun meydana getirildiği işler ise eser sözleşmesi hükümlerine yaklaşır. Bu ayrım seçimlik haklar ve zamanaşımı bakımından farklı sonuçlar doğurur.
1219 sayılı Kanun m.29, diş tabibinin insan sağlığına ilişkin olarak dişlerin, diş etlerinin ve bunlarla doğrudan bağlantılı olan ağız ve çene dokularının sağlığının korunması, hastalıklarının ve düzensizliklerinin teşhisi, tedavisi ve rehabilite edilmesiyle ilgili her türlü mesleki faaliyeti icra etmeye yetkili olduğunu düzenler.
Aynı Kanunun m.46 hükmü, diş tabiplerinin muayenehanelerinde dişçilik etmek salahiyeti bulunmayan kişilerin hastalara tedavi uygulamasını ve müdahalede bulunmasını yasaklar. Buna izin veren diş tabipleri hakkında da yaptırım öngörülmüştür.
m.43, bir diş tabibinin birden çok yerde muayenehane açarak sanatını icra etmesini yasaklar. 21/2/2024 tarihli değişiklikle, mesleğini serbest icra eden diş tabiplerinin ağız ve diş sağlığı muayenehanelerinde diş tabibi istihdam edebileceği, ancak bu sayının birden fazla olamayacağı kabul edilmiştir.
Kanal tedavisi, çekim, dolgu ve cerrahi işlemler, sonucun önceden taahhüt edilemediği tedavi faaliyetleridir; burada vekâlet hükümleri uygulanır. 6098 sayılı Kanun m.506/2 vekilin işi sadakat ve özenle yürütmesini, m.506/3 ise özen ölçüsünün benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin davranışına göre belirleneceğini öngörür.
Buna karşılık hareketli ya da sabit protez yapımı ve ortodontik apareyin üretimi gibi işlerde belirli bir eserin meydana getirilmesi söz konusudur. Ayrım; ayıp bildirimi, seçimlik haklar ve zamanaşımı bakımından farklı sonuçlar doğurur.
Uygulamada tek bir tedavi planı içinde her iki nitelikte edim bir arada bulunabilir. Bu durumda her edim kendi hukuki rejimine göre değerlendirilir.
1219 sayılı Kanun m.70, diş tabiplerinin de yapacakları her nevi ameliye için hastanın; hasta küçük veya kısıtlı ise veli ya da vasisinin muvafakatini almasını zorunlu kılar. Büyük cerrahi müdahaleler bakımından bu muvafakatin yazılı olması gerekir.
21/7/2025 tarihli değişiklikle muvafakatin elektronik ortamda alınabilmesine imkân tanınmıştır. Elektronik muvafakat, kimlik doğrulama kabiliyetini haiz kimlik belgeleriyle, biyometrik yöntemlerle veya elektronik kimlik doğrulamasına imkân veren yöntemler kullanılarak alınır.
Aydınlatma; işlemin niteliğini, alternatiflerini, olası komplikasyonlarını, tedavi süresini ve maliyetini kapsamalıdır. Matbu ve genel nitelikli onam formları tek başına yeterli sayılmaz.
Özel ağız ve diş sağlığı hizmetleri, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun anlamında hizmet niteliğindedir. m.13, sözleşmede belirlenen süre içinde başlamayan veya taraflarca kararlaştırılmış ve objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımayan hizmeti ayıplı sayar.
m.15 uyarınca hizmetin ayıplı ifası hâlinde tüketici; hizmetin yeniden görülmesi, hizmet sonucu ortaya çıkan eserin ücretsiz onarımı, ayıp oranında bedelden indirim veya sözleşmeden dönme haklarından birini seçebilir ve bunlarla birlikte 6098 sayılı Kanun uyarınca tazminat da isteyebilir.
Aynı maddenin dördüncü fıkrası, ücretsiz onarım veya hizmetin yeniden görülmesi talebinin, sağlayıcıya yöneltilmesinden itibaren her hâlükârda otuz iş gününü geçmeyecek biçimde yerine getirilmesini emreder.
1219 sayılı Kanun m.40, sanatını icra eden diş tabiplerinin yalnızca hasta kabul ettikleri yer ile muayene saatlerini bildiren ilan verebileceğini, bunun dışındaki reklam faaliyetlerinin yasak olduğunu düzenler.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu Ek m.11, sağlık kuruluşlarının tanıtımını adres ve iletişim bilgileri, çalışma saatleri, hasta kabul edilen uzmanlık dalları ve koruyucu nitelikteki bilgilerle sınırlar. Bu sınırları aşan, yanıltıcı, aldatıcı veya haksız rekabet ortamı yaratan fiiller için idari para cezası öngörülmüştür.
Meslek kurallarına aykırı tanıtım, aynı zamanda hastanın iradesini sakatlayan bir aydınlatma eksikliği olarak da değerlendirilebilir.
Tüketici işlemi niteliğindeki uyuşmazlıklarda parasal sınırın altında kalan istemler için tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. 6502 sayılı Kanun m.68, bu parasal sınırların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılacağını öngörür; sınırın üzerindeki uyuşmazlıklar tüketici mahkemesinde görülür.
Haksız fiile dayalı istemlerde 6098 sayılı Kanun m.72 uyarınca öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde on yıllık süre işler. Vekâlet sözleşmesinden doğan alacaklar bakımından ise m.147 beş yıllık zamanaşımı öngörmektedir.
Tedavi faaliyetlerinde sonuç taahhüdü bulunmaz; vekâlet hükümleri gereği özenli davranma borcu vardır. Protez ve benzeri yapım işlerinde ise belirli bir eserin meydana getirilmesi söz konusu olduğundan ölçüt farklılaşır.
6502 sayılı Kanun m.15 uyarınca hizmetin yeniden görülmesi, ücretsiz onarım, ayıp oranında bedelden indirim veya sözleşmeden dönme seçilebilir. Bunlarla birlikte maddi ve manevi tazminat da istenebilir.
1219 sayılı Kanun m.70, büyük cerrahi müdahaleler için muvafakatin yazılı olmasını arar. Aydınlatmanın yapıldığını ispat yükü hekimdedir; eksiklik, komplikasyon gerçekleşmiş olsa dahi sorumluluk doğurabilir.
İl sağlık müdürlüğüne ve ilgili diş hekimleri odasına başvurulabilir. Maddi taleplerde tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi, suç oluşturan fiillerde Cumhuriyet başsavcılığı yetkilidir.
Ayıplı hizmet koşulları varsa bedelden indirim veya sözleşmeden dönme yoluyla iade istenebilir. m.15/3 uyarınca dönme veya indirim seçildiğinde ödenen bedelin tümü ya da indirim tutarı derhâl iade edilir.
Tıbbi hata, hasta hakları ve sağlık mevzuatına ilişkin süreçlerde değerlendirme için bize ulaşın.
Reçete hazırlama, ilaç teslimi ve mesul müdür sorumluluğunun kapsamı.
Devamını oku ›MakaleAyıplı sağlık hizmetinde seçimlik haklar ve başvuru mercileri.
Devamını oku ›MakaleEser sözleşmesi tartışması ve aydınlatma yükümlülüğü.
Devamını oku ›