Dijital deliller, ceza yargılamasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 134. maddesindeki usule, hukuk yargılamasında ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 199. maddesindeki belge tanımına tabidir. Ceza soruşturmasında bilgisayarlarda arama, kopyalama ve el koyma için kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması aranır; Cumhuriyet savcısının verdiği kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur.
5271 sayılı Kanun m.134/1, bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması hâlinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından bilgisayar, bilgisayar programları ve kütüklerinde arama, kopyalama ve çözümleme kararı verileceğini düzenler.
2018 yılında eklenen cümlelerle Cumhuriyet savcısının verdiği kararların yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulması, hâkimin kararını en geç yirmi dört saat içinde vermesi öngörülmüştür. Sürenin dolması veya hâkimin aksine karar vermesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir.
Bu tedbir ikincil niteliktedir. Delilin başka yollarla elde edilebildiği hâllerde m.134 kapsamında arama yapılamaz. Ölçütün somut olayda karşılanıp karşılanmadığı, sonraki aşamalarda delilin hukuka uygunluğu tartışmasının merkezinde yer alır.
Kanun m.134/2 uyarınca şifrenin çözülememesi, gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması hâlinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için araç ve gereçlere el konulabilir. Şifre çözülüp kopyalar alındığında el konulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir.
Üçüncü fıkra, el koyma işlemi sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklenmesini zorunlu kılar. Dördüncü fıkra ise alınan yedekten bir kopyanın şüpheliye veya vekiline verilmesini ve bunun tutanağa geçirilerek imza altına alınmasını öngörür.
Beşinci fıkra, el koymaksızın da sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyasının alınabileceğini düzenler. Kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılarak durum tutanağa kaydedilir ve ilgililerce imza altına alınır. Bu usul kurallarına uyulmaması, delilin değerini doğrudan etkiler.
Dijital delilin en kırılgan yönü değiştirilebilir olmasıdır. Bu nedenle kopyalama sırasında verinin özet değerinin alınması, tutanağa yazılması ve sonraki incelemelerde aynı değerin doğrulanması, delilin bütünlüğünü gösteren temel yöntemdir.
Delil zincirinin kesintisiz kaydı gerekir. Cihazın kim tarafından, ne zaman ve hangi koşullarda teslim alındığı, nerede saklandığı ve kimlere teslim edildiği belgelenmelidir. Zincirdeki bir boşluk, delilin sonradan müdahaleye açık olduğu savunmasını güçlendirir.
İnceleme kural olarak asıl cihaz üzerinde değil, imaj üzerinde yapılır. Asıl cihaza doğrudan müdahale, verinin değişmesine yol açabileceğinden bilirkişi raporlarında bu husus ayrıca denetlenir.
6100 sayılı Kanun m.199, uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki verileri ve benzeri bilgi taşıyıcılarını belge sayar. Elektronik posta, mesajlaşma kayıtları ve dijital fotoğraflar bu tanıma girer.
Belge sayılmak, delilin kendiliğinden kesin delil olduğu anlamına gelmez. Elektronik veriler kural olarak takdiri delildir; güvenli elektronik imza taşıyan veriler ise senet hükmündedir. Mahkeme, verinin doğruluğu tartışmalıysa bilirkişi incelemesine başvurur.
Karşı taraf verinin sahteliğini veya değiştirildiğini ileri sürerse, iddiayı destekleyen somut olgular göstermesi beklenir. Salt inkâr, delilin değerlendirme dışı bırakılması sonucunu doğurmaz.
6100 sayılı Kanun m.189/2, hukuka aykırı olarak elde edilmiş delillerin mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamayacağını açıkça düzenler. Bu kural, dijital deliller bakımından özellikle önemlidir.
Başkasının hesabına izinsiz girilerek elde edilen mesajlar, gizlice yerleştirilen yazılımla kaydedilen görüşmeler ve rıza dışında ele geçirilen içerikler bu yasağın kapsamına girebilir. Ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.136, kişisel verileri hukuka aykırı olarak veren, yayan veya ele geçiren kişi için hapis cezası öngörür.
Buna karşılık kişinin kendi kişilik hakkına yönelen bir saldırıyı ispat amacıyla, kaybolma tehlikesi bulunan bir delili elde etmesi hâlinde değerlendirme farklılaşabilir. Bu tür durumlarda somut olayın koşulları, delilin başka yolla elde edilebilirliği ve ölçülülük birlikte tartılır.
İçeriğin silinme ihtimali varsa gecikmeden tespit yaptırılmalıdır. Noter aracılığıyla yapılan tespit veya mahkemeden istenecek delil tespiti, sonradan ortaya çıkan silme işlemlerine karşı koruma sağlar.
Ekran görüntüsü tek başına zayıf bir delildir. Görüntünün alındığı tarih ve saat, cihaz bilgisi ve içeriğin bulunduğu adres birlikte kaydedilmelidir.
Cihaz üzerinde kendiliğinden inceleme yapılmamalıdır. Dosyaların açılması veya kopyalanması dahi üstveri değerlerini değiştirebileceğinden, mümkün olduğunca uzman eliyle imaj alınması tercih edilir.
Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde verebilir. Ancak 5271 sayılı Kanun m.134/1 uyarınca bu karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur; onaylanmazsa kopyalar ve metinler derhâl imha edilir.
6100 sayılı Kanun m.199 uyarınca elektronik ortamdaki veriler belge sayılır. Ancak hukuka uygun biçimde elde edilmiş olması gerekir; aksi hâlde m.189/2 uyarınca dikkate alınamaz.
5271 sayılı Kanun m.134/2 uyarınca şifrenin çözülmesi ve gerekli kopyaların alınması hâlinde el konulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir.
Evet. Kanun m.134/4 uyarınca alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır.
Rıza dışında ele geçirilen içerikler hukuka aykırı delil sayılabilir ve 6100 sayılı Kanun m.189/2 uyarınca dikkate alınmayabilir. Ayrıca fiil, 5237 sayılı Kanun m.136 kapsamında suç oluşturabilir.
Uyum süreçleri, veri ihlalleri ve içerik uyuşmazlıklarında değerlendirme için bize ulaşın.
Sisteme girme ve verileri ele geçirme fiillerinin cezai boyutu.
Devamını oku ›MakaleTCK m.136 kapsamındaki suçun unsurları.
Devamını oku ›Makaleİçeriğin kaldırılması ve erişim engeli usulleri.
Devamını oku ›