Ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin talep edebileceği tazminatın şartları, hak sahipleri ve hesap esasları.
TBK m. 53/3 uyarınca ölüm hâlinde uğranılan zararlar arasında ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar da sayılmıştır. Bu tazminat, ölenin mirasçılarına değil, fiilen desteğinden yoksun kalanlara ait bağımsız bir taleptir.
Bu ayrım pratikte belirleyicidir: talep terekeye dâhil değildir, mirasın reddi talebi etkilemez ve mirasçı olmayan kişiler de hak sahibi olabilir. Talep, hak sahibinin kendi şahsında doğan bir zarardan kaynaklanır.
Destek, başkasına sürekli ve düzenli olarak yardım eden, ona bakan kişidir. Yardımın fiilen yapılıyor olması esastır; hukuki bir yükümlülüğe dayanması zorunlu değildir. Bu nedenle nafaka yükümlüsü olmayan kişiler de destek sayılabilir.
Uygulamada hak sahipleri şunlardır: eş, çocuklar, anne ve baba; koşulları varsa nişanlı, evlatlık, üvey çocuk ve fiilen bakılan diğer yakınlar. Ölenin desteğinden fiilen yararlandığını ispat eden herkes talepte bulunabilir. Buna karşılık ölen kişi hiç çalışmıyor ve kimseye destek olmuyorsa da, ev içi hizmet desteği ölçüsünde tazminat gündeme gelir.
Hesap aktüerya esaslarına göre yapılır ve şu unsurlara dayanır: ölenin gelir düzeyi (belgelenemiyorsa asgari ücret esas alınır), bakiye ömür süresi (güncel yaşam tablolarına göre), destek payları (eş ve çocuklar arasında dağıtım), ölenin kendisine ayıracağı pay ve tarafların kusur oranları.
Hesap iki döneme ayrılır: bilinen (işlemiş) dönem ve gelecek (işleyecek) dönem. Eşin yeniden evlenme ihtimali, çocukların destek alacağı yaş sınırı (eğitim durumuna göre değişir) ve ölenin muhtemel gelir artışı da hesaba katılır. Kusur indirimi için bkz. müterafik kusur.
Sorumluluk, ölüme sebep olan haksız fiilin failine aittir. Trafik kazalarında ise sorumluluk çevresi geniştir: sürücü, araç işleteni ve varsa bağlı olduğu teşebbüsün sahibi müştereken ve müteselsilen sorumludur (2918 sayılı KTK m. 85).
Ayrıca zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigorta şirketine doğrudan başvurulabilir; dava yoluna gitmeden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru zorunludur (KTK m. 97). Ayrıntı için zorunlu trafik sigortası ve doğrudan dava hakkı yazımıza bakınız.
Genel kural TBK m. 72'dir: talep, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten başlayarak iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun zamanaşımı öngörüyorsa ceza zamanaşımı uygulanır; ölümlü kazalarda bu süre çoğu zaman on beş yıla çıkar.
Trafik kazalarında ise KTK m. 109 uygulanır ve süreler yine iki yıl ile on yıldır. Görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir; talep bir sigorta sözleşmesine dayanıyorsa asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Sigorta şirketine karşı Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurma imkânı da vardır.
Ölenin desteğinden fiilen yararlanan herkes isteyebilir: eş, çocuklar, anne ve baba başta olmak üzere; koşulları varsa nişanlı ve fiilen bakılan diğer yakınlar. Mirasçı olmak şart değildir.
Evet. Bu talep terekeye dâhil değildir; hak sahibinin kendi şahsında doğan bağımsız bir taleptir. Mirasın reddi talebi ortadan kaldırmaz.
Gelir belgelenemiyorsa hesapta asgari ücret esas alınır. Ölen çalışmıyor olsa dahi ev içi hizmet desteği ölçüsünde tazminat gündeme gelebilir.
Evet. Zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılması gerekir (KTK m. 97).
Zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiil tarihinden itibaren on yıldır. Fiil suç oluşturuyor ve ceza zamanaşımı daha uzunsa o süre uygulanır (TBK m. 72, KTK m. 109).
Marka, patent ve tasarım haklarınızın korunmasında hukuki destek için bize ulaşın.
Sürücü, işleten ve teşebbüs sahibinin müteselsil sorumluluğu.
Devamını oku ›MakaleÖlüm ve bedensel zararda istenebilecek tüm kalemler.
Devamını oku ›MakaleSigortaya doğrudan başvuru ve 15 günlük cevap süresi.
Devamını oku ›