8.8.2026 tarihli 7593 sayılı Kanunla Çocuk Koruma Kanunundaki “suça sürüklenen çocuk” kavramı “adli süreçteki çocuk” olarak değiştirilmiştir (5395 m.3). Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış çocuğun ceza sorumluluğu yoktur; 12-15 ve 15-18 yaş gruplarında ise TCK m.31 uyarınca farklı kurallar uygulanır.
5395 sayılı Kanun m.3 uyarınca çocuk, daha erken yaşta ergin olsa bile on sekiz yaşını doldurmamış kişidir; adli süreçteki çocuk ise kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiasıyla hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuktur.
Bu tanım, 2005 yılından beri “suça sürüklenen çocuk” olarak anılıyordu. 8.8.2026 tarihli ve 7593 sayılı Kanun, Çocuk Koruma Kanununun pek çok maddesindeki “suça sürüklenen” ibaresini “adli süreçteki” olarak değiştirmiştir. Günlük dilde ve eski kararlarda eski terim kullanılmaya devam etse de güncel mevzuattaki karşılığı “adli süreçteki çocuk”tur.
TCK m.6/1-b de ceza kanunlarının uygulanmasında çocuğu, henüz on sekiz yaşını doldurmamış kişi olarak tanımlar. Suç tarihindeki yaş esas alınır; yargılama sırasında 18 yaşın doldurulması, suç tarihindeki yaşa bağlı hükümlerin uygulanmasını engellemez.
TCK m.31/1 uyarınca fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur; bu çocuklar hakkında ceza kovuşturması yapılamaz, ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
TCK m.31/2 uyarınca 12 yaşını doldurmuş ancak 15 yaşını doldurmamış çocuk, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamıyor veya davranışlarını yönlendiremiyorsa ceza sorumluluğu yoktur. Algılama yeteneği varsa ceza önemli ölçüde indirilir; diğer cezaların yarısı indirilir ve her fiil için hapis cezası dokuz yılı geçemez.
TCK m.31/3 uyarınca 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını doldurmamış çocuklarda da indirim uygulanır; diğer cezaların üçte biri indirilir ve her fiil için hapis cezası on beş yılı geçemez. 7593 sayılı Kanunla eklenen TCK m.31/4 ise kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında, kusurun ağırlığı ve saik gibi ölçütlere göre bu indirimlerin uygulanmayabileceğini düzenler.
5395 m.15/1 uyarınca adli süreçteki çocuk hakkındaki soruşturma, çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat yapılır; ifade alınırken çocuğun yanında sosyal çalışma görevlisi bulundurulabilir. 5395 m.31/2 uyarınca kolluğun çocuk birimi, işleme başlandığında durumu veli veya vasiye, baroya ve ilgili kuruma bildirir.
5395 m.17 uyarınca çocukların yetişkinlerle birlikte suç işlemesi hâlinde soruşturma ve kovuşturma ayrı yürütülür. Davalar, suçun niteliğine göre çocuk mahkemesinde veya çocuk ağır ceza mahkemesinde görülür (5395 m.26).
5395 m.20 uyarınca çocuk hakkında adli kontrol olarak belirli bir çevre dışına çıkmama, bazı yerlere gitmeme veya belirli kişilerle ilişki kurmama gibi tedbirlere karar verilebilir; tutuklama ancak bu tedbirlerden sonuç alınamaması veya bunlara uyulmaması hâlinde gündeme gelir. 5395 m.4 özgürlüğü kısıtlayıcı tedbirlere en son çare olarak başvurulmasını temel ilke sayar.
5395 m.5 koruyucu ve destekleyici tedbirleri beş başlıkta sayar: danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma. 5395 m.11 uyarınca bu tedbirler, ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar bakımından çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.
7593 sayılı Kanunla eklenen 5395 m.5/A, bunlara ek olarak yönlendirme tedbirleri getirmiştir: 20 saatten 300 saate kadar sosyal ve toplumsal hizmet, kütüphane veya çevre temizliği görevleri; 3 aydan 2 yıla kadar dijital risklerden korunma tedbiri ve bağımlılık tedavi programları. Uygulamaya ilişkin ayrıntılar yönetmelikle belirlenecektir.
Aynı değişiklikle 5395 m.45/5 eklenmiştir: çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetimden sorumlu kişi, çocuk hâkimi kararıyla üç günden on güne kadar tazyik hapsiyle cezalandırılır. Bu düzenleme, tedbirlerin uygulanmasında ailenin sorumluluğunu belirgin biçimde artırmıştır.
5395 m.23/1 uyarınca çocuğa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda, Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşullar varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir; ancak çocuklar açısından denetim süresi üç yıldır.
7593 sayılı Kanunla eklenen 5395 m.23/2 uyarınca bu karar verildiğinde, m.5/A’daki yönlendirme tedbirlerinden uygun görülenler de denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanır. 5395 m.23/3 ise zararın az olduğu hâllerde zararın giderilmesi şartının aranmayabileceğini öngörür.
Mahkûmiyet hâlinde de çocuklara özgü kolaylıklar vardır: TCK m.51/1 uyarınca suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış kişilerde üç yıla kadar hapis cezası ertelenebilir; TCK m.58/5 uyarınca bu kişilerin işlediği suçlar tekerrüre esas alınmaz.
İlk olarak çocuğun ifade verirken yalnız olmadığından emin olun. Kanun, kollukta çocuğun yanında yakınlarından birinin bulunmasına imkân sağlanmasını ister ve kolluk durumu baroya bildirir; çocuk için müdafi görevlendirilmesi süreci bu bildirimle başlar.
İkinci olarak, suç tarihindeki yaşı belgeleyin. 12, 15 ve 18 yaş sınırları ceza sorumluluğunu doğrudan belirlediğinden, nüfus kaydı ile gerçek yaş arasında bir uyumsuzluk varsa bu durum erken aşamada ileri sürülmelidir.
Üçüncü olarak, verilecek tedbir kararlarına uyulmasını sağlayın. 2026 değişikliğiyle birlikte tedbirlere aykırı davranan ebeveyn için tazyik hapsi öngörülmüştür; tedbirin çocuğun yararına işlemesi aynı zamanda ailenin yükümlülüğüdür.
Evet. 7593 sayılı Kanunla 5395 sayılı Kanundaki “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki” olarak değiştirilmiştir; tanım 5395 m.3’te yer alır.
Ceza sorumluluğu yoktur ve kovuşturma yapılamaz; ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir (TCK m.31/1).
Fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği varsa indirimli ceza verilir; yoksa ceza sorumluluğu yoktur ve güvenlik tedbirine hükmedilir (TCK m.31/2).
Kural olarak cezanın üçte biri indirilir ve her fiil için hapis cezası on beş yılı geçemez (TCK m.31/3).
Çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısı soruşturmayı bizzat yürütür (5395 m.15).
Kural olarak soruşturma ve kovuşturma ayrı yürütülür; zorunlu hâllerde birleştirme mümkündür (5395 m.17).
Sosyal hizmet, kütüphane, çevre temizliği görevleri, dijital risklerden korunma ve bağımlılık programlarıdır (5395 m.5/A).
Çocuklar açısından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında denetim süresi üç yıldır (5395 m.23/1).
Evet. Tedbir kararına aykırı davranan ana, baba veya vasi hakkında üç günden on güne kadar tazyik hapsine karar verilir (5395 m.45/5).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
Çocuklarda ceza sorumluluğu hangi yaşta başlar? TCK m.31 kapsamında.
Devamını oku ›MakaleHükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi: iki.
Devamını oku ›MakaleTutuklama ve adli kontrol, koruma tedbiridir; kuvvetli suç şüphesi ve.
Devamını oku ›