Danışmanlık Randevusu: 0535 664 07 63[email protected]Marka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Çocuğun Verdiği Zarardan Sorumluluk

Kural olarak evet: anne baba gibi ev başkanı, ev halkından olan 18 yaşından küçük çocuğun verdiği zarardan, onu durumun gerektirdiği dikkatle gözetim altında tuttuğunu veya bu özeni gösterse bile zararı önleyemeyeceğini ispat etmedikçe sorumludur (TMK m.369/1, m.11). Ayırt etme gücüne sahip çocuk ise haksız fiilinden ayrıca kendisi sorumludur (TMK m.16/2); zarar gören her ikisine birden başvurabilir.

Ev Başkanı Kimdir ve Neden Sorumludur?

Aile hâlinde yaşayan birden çok kimsenin oluşturduğu toplulukta kanuna, sözleşmeye veya örfe göre belirlenen bir ev başkanı varsa evi yönetme yetkisi ona aittir. Bu yetki; kan veya kayın hısımlığı, işçilik, çıraklık ya da koruma ve gözetme ilişkisi içinde ev halkı olarak birlikte yaşayanların hepsini kapsar (4721 sayılı TMK m.367).

Kanun bu yetkinin karşılığında özel bir sorumluluk öngörür: ev başkanı, ev halkından olan küçüğün, kısıtlının, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişinin verdiği zarardan sorumludur (TMK m.369/1). Çocukla aynı evde yaşayan anne ve baba çoğu zaman bu sıfatı taşır; çocuğun sürekli olarak birlikte yaşadığı büyükanne, büyükbaba veya başka bir yakın da somut olaya göre ev başkanı sayılabilir.

Küçük, erginliğe ulaşmamış kişidir. Erginlik 18 yaşın doldurulmasıyla başlar, evlenme de kişiyi ergin kılar (TMK m.11). 18 yaşını doldurmuş ve evden ayrı yaşayan çocuğun verdiği zarar için ev başkanının bu özel sorumluluğu gündeme gelmez; o durumda çocuk genel hükümlere göre kendisi sorumludur.

Anne Baba Sorumluluktan Nasıl Kurtulabilir?

Ev başkanının sorumluluğunda zarar görenin ev başkanının kusurunu ispat etmesi gerekmez; ispat yükü tersine çevrilmiştir. Sorumluluktan kurtulmak isteyen ev başkanı şu iki hâlden birini ispat etmelidir: çocuğu alışılmış şekilde ve durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle gözetim altında bulundurduğunu ya da bu dikkat ve özeni gösterseydi bile zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceğini (TMK m.369/1).

Gerekli gözetimin ölçüsü çocuğun yaşına, gelişimine ve yapılan işin tehlikesine göre değişir. Beş yaşındaki bir çocuğun kalabalık bir caddede yalnız bırakılması ile on altı yaşındaki bir gencin okula yalnız gitmesi aynı ölçüyle değerlendirilmez. Çocuğa tehlikeli bir alet, ruhsatsız bir motosiklet ya da ateşli silah bırakılmışsa gözetim özeninin gösterildiğini ispat etmek çok zorlaşır.

Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan ev halkı bakımından ev başkanının ek bir yükümlülüğü vardır: bu kişilerin kendilerini ya da başkalarını tehlikeye veya zarara düşürmemeleri için gerekli önlemleri almak ve zorunluluk hâlinde gerekli önlemlerin alınmasını yetkili makamdan istemek zorundadır (TMK m.369/2-3).

Mevzuat Dayanağı4721 sayılı TMK m.369: Ev başkanı, ev halkından olan küçüğün, kısıtlının, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişinin verdiği zarardan, alışılmış şekilde ve durumun gerektirdiği dikkatle onu gözetim altında bulundurduğunu veya bu özeni gösterseydi dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceğini ispat etmedikçe sorumludur.

Çocuğun Kendisi de Tazminat Öder mi?

Ayırt etme gücüne sahip küçükler haksız fiillerinden sorumludur (TMK m.16/2). Yaşının küçüklüğü veya benzeri sebeplerle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes ayırt etme gücüne sahiptir (TMK m.13). Kanun bunun için sabit bir yaş belirlemez; çocuğun yaptığı işin sonuçlarını kavrayıp kavrayamadığı her olayda ayrıca değerlendirilir.

Ayırt etme gücü bulunmayan çocuk ise kusurlu sayılamaz. Ancak hakkaniyet gerektiriyorsa hâkim, ayırt etme gücü bulunmayan kişinin verdiği zararın tamamen veya kısmen giderilmesine karar verebilir (6098 sayılı TBK m.65). Bu hüküm özellikle çocuğun kendi malvarlığının bulunduğu ve zarar görenin mağduriyetinin ağır olduğu durumlarda gündeme gelir.

Ceza sorumluluğu ile hukuki sorumluluk birbirinden ayrıdır. Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur (5237 sayılı TCK m.31/1); fakat bu durum, ev başkanına veya hakkaniyet gereği çocuğa karşı tazminat davası açılmasına engel değildir. Ceza tarafı için çocukların ceza sorumluluğu yazısına bakılabilir.

Zarar Gören Kime ve Ne Zaman Dava Açmalı?

Birden çok kişi aynı zarardan çeşitli sebeplerle sorumlu olduğunda haklarında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanır (TBK m.61). Bu nedenle zarar gören, ayırt etme gücü bulunan çocuğa ve ev başkanına birlikte ya da dilediğine karşı dava açabilir; sorumlular arasındaki paylaşım iç ilişkide çözülür. Bu paylaşım için müteselsil sorumlulukta rücu yazısına bakılabilir.

Zarar görenin zararı ve kusuru ispat yükü genel kural olarak kendisindedir (TBK m.50/1); ev başkanına karşı açılan davada ise gözetim özeninin gösterildiğini ispat etmek ev başkanına düşer (TMK m.369/1). Zararın miktarı tam ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını göz önünde tutarak zararı hakkaniyete uygun biçimde belirler (TBK m.50/2).

Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar; tazminat, ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü bir suçtan doğmuşsa o süre uygulanır (TBK m.72/1).

Okulda veya Bakıcı Yanında Verilen Zararda Kim Sorumlu?

TMK m.369, ev halkından olan küçüğün verdiği zararı düzenler. Çocuk zarar anında okulda, kursta veya kreşte başkasının gözetimindeyse, gözetim yükümlülüğü o sırada kurumda bulunur ve kurumun sorumluluğu ayrıca değerlendirilir. Okulda yaşanan olaylarda başvuru yolları için okulda yaralanan öğrenci yazısına bakılabilir.

Çocuğun bir komşu, akraba veya bakıcı yanında bulunduğu sırada verdiği zararda, çocuğu fiilen gözetimine alan kişinin özeni tartışma konusu olur. Ev başkanının sorumluluğu ev halkı ilişkisine dayandığından, zarar anında gözetimin kimde olduğu tanık, mesajlaşma ve kamera kayıtlarıyla ortaya konmalıdır.

Uygulamada sık rastlanan örnekler; topla cam kırılması, bisikletle yayaya veya park hâlindeki araca çarpılması, okul çevresindeki kavgalar ve açık bırakılan musluk nedeniyle alt kata verilen zarardır. Her birinde önce çocuğun ayırt etme gücü, ardından gözetimin yeterli olup olmadığı değerlendirilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Çocuğum komşunun camını kırdı, zararı ben mi ödemeliyim?

Kural olarak evet; ev başkanı, gözetim özenini gösterdiğini ispat etmedikçe ev halkından küçüğün verdiği zarardan sorumludur (TMK m.369/1).

Kaç yaşındaki çocuk verdiği zarardan kendisi sorumlu olur?

Kanunda sabit bir yaş yoktur; ayırt etme gücüne sahip küçük haksız fiilinden sorumludur (TMK m.16/2, m.13). Ayırt etme gücü her olayda ayrıca değerlendirilir.

12 yaşından küçük çocuğa ceza verilmiyorsa tazminat da istenemez mi?

İstenebilir; ceza sorumluluğunun bulunmaması (TCK m.31/1) hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Ev başkanı TMK m.369'a göre sorumlu tutulabilir.

Anne baba sorumluluktan kurtulabilir mi?

Evet; çocuğu durumun gerektirdiği dikkatle gözettiğini veya bu özene rağmen zararın önlenemeyeceğini ispat ederse kurtulur (TMK m.369/1).

Hem çocuğa hem anne babaya dava açılabilir mi?

Evet; aynı zarardan birden çok kişi sorumluysa müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanır (TBK m.61). Zarar gören dilediğine veya hepsine birlikte başvurabilir.

Ayırt etme gücü olmayan çocuktan tazminat istenebilir mi?

Hakkaniyet gerektiriyorsa hâkim zararın tamamen veya kısmen giderilmesine karar verebilir (TBK m.65).

Tazminat davası kaç yıl içinde açılmalı?

Zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıl içinde açılmalıdır (TBK m.72/1).

Sorumluluk Olaya Göre Değişir

Gözetim özeninin ispatı, çocuğun ayırt etme gücü ve zarar anında gözetimin kimde olduğu, belgeler ve tanık anlatımlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.

Telefon hattımız, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ücretlendirilen 1 saatlik danışmanlık randevuları içindir (Avukatlık Kanunu m.164). Görüşmede durumunuzu birlikte değerlendirir, izlenecek yolu açıkça konuşuruz. Danışmanlık ücreti hakkında

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar