Bize ulaşın! 0535 664 07 63[email protected]Marka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Müteselsil Sorumlulukta Rücu İlişkisi

Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdiğinde veya aynı zarardan çeşitli sebeplerle sorumlu olduğunda müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanır; zarar gören, tazminatın tamamını sorumlulardan dilediğinden isteyebilir. İç ilişkide paylaştırma yapılırken bütün durum ve koşullar, özellikle her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu gözetilir. Kendi payından fazlasını ödeyen kişi, fazla ödemesi için diğerlerine rücu eder ve zarar görenin haklarına halef olur.

Müteselsil sorumluluk ne zaman doğar?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesine göre birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.

Bu düzenleme hem birlikte işlenen haksız fiillerde hem de sorumluluk sebeplerinin farklı olduğu hâllerde geçerlidir. Örneğin bir kişinin haksız fiilinden, diğerinin ise sözleşmeye aykırılıktan sorumlu olduğu ve aynı zararın doğduğu durumlarda da teselsül söz konusu olur.

Zarar görenin seçim hakkı

Teselsülün dış ilişkideki sonucu, zarar görenin tazminatın tamamını sorumlulardan herhangi birinden isteyebilmesidir. Zarar gören, sorumluların iç ilişkideki paylarını araştırmak zorunda değildir ve davasını sorumlulardan biri, birkaçı veya tamamı aleyhine açabilir.

Sorumlulardan birinin ödeme yapması, ödediği ölçüde diğerlerini de zarar görene karşı borçtan kurtarır. Zarar gören aynı zararı iki kez tahsil edemez; toplam tahsilat zarar miktarını aşamaz.

İç ilişkide paylaştırma ölçütleri

Kanunun 62. maddesine göre tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur.

Paylaştırma eşit oranlarla değil, somut katkıya göre yapılır. Kusursuz sorumluluğa dayanan bir sorumlu bakımından ise kusur değil, yaratılan tehlikenin yoğunluğu ölçüt alınır. Bu değerlendirme, kural olarak bilirkişi incelemesiyle desteklenen bir yargısal takdiri gerektirir.

Rücu hakkı ve halefiyet

Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahiptir ve zarar görenin haklarına halef olur. Halefiyet, ödemeyi yapanın zarar görenin alacak hakkını devralması sonucunu doğurur.

Rücu talebinin kapsamı, ödenen miktarın kendi payını aşan kısmıyla sınırlıdır. Bu nedenle rücu davasında öncelikle iç ilişkideki payların belirlenmesi, ardından fazla ödeme tutarının hesaplanması gerekir.

Rücu davasında usul

Rücu talebi, asıl davadan bağımsız olarak ayrı bir davayla ileri sürülebileceği gibi, asıl davada diğer sorumlulara ihbarda bulunularak sonraki rücu davasına dayanak oluşturulabilir. İhbar, sonraki davada ileri sürülebilecek savunmaları sınırlandırması bakımından önem taşır.

Rücu alacağı bakımından zamanaşımı, kural olarak ödemenin yapıldığı andan itibaren işlemeye başlar. Bu nedenle ödeme tarihinin ve ödenen tutarın belgelenmesi, rücu davasında belirleyici olur.

Mevzuat Dayanağı Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.61
Mevzuat Dayanağı Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.62/2

Sigorta ödemesi ve rücu ilişkisi

Zararı karşılayan sigortacı bakımından da benzer bir yapı işler. Sigortacı, ödediği tazminat ölçüsünde sigortalının sorumluya karşı sahip olduğu haklara halef olur ve bu kapsamda rücu talebinde bulunabilir.

Bu nedenle müteselsil sorumluluk ilişkisinde bir sorumlunun sigortacısı tarafından yapılan ödeme, iç ilişkideki payların belirlenmesini gereksiz kılmaz. Ödemeyi yapan sigortacı da, sigortalısının payını aşan kısım bakımından diğer sorumlulara başvurabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Zarar gören sorumlulardan birini seçebilir mi?

Evet. Teselsül nedeniyle zarar gören, tazminatın tamamını sorumlulardan dilediğinden isteyebilir; iç ilişkideki payları araştırmak zorunda değildir.

Paylar eşit mi kabul edilir?

Hayır. Paylaştırmada bütün durum ve koşullar, özellikle kusurun ağırlığı ve yaratılan tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur.

Rücu talebi hangi tutarla sınırlıdır?

Ödeyenin kendi payını aşan kısımla sınırlıdır. Kendi payına düşen tutar için diğer sorumlulara başvurulamaz.

Rücu zamanaşımı ne zaman başlar?

Rücu alacağı ödemeyle doğduğundan, zamanaşımı kural olarak ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.

Kusursuz sorumlu kişi rücu edebilir mi?

Evet. Ödemeyi yapan kusursuz sorumlu da payını aşan kısım için diğerlerine rücu edebilir; iç ilişkide tehlikenin yoğunluğu ölçüt alınır.

Dava süreci ve tazminat taleplerinde hukuki destek

Dava açılması, delil hazırlığı, bilirkişi raporuna itiraz, arabuluculuk ve tazminat alacaklarının takibi konularında büromuzdan hukuki destek alabilirsiniz.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar