Çek, görüldüğünde ödenmesi gereken bir kambiyo senedi olduğundan, hamilin bu senedi kanunda öngörülen süreler içinde muhatap bankaya ibraz etmesi, hem ödemenin alınması hem de kambiyo hukukuna özgü başvurma haklarının korunması bakımından önem taşır. Bu süreler, ticari hayatta ödeme güvenliğini sağlayan önemli bir mekanizmadır. Bu konudaki hükümler, gerek şirket yöneticileri ve ortakları gerekse alacaklılar ve üçüncü kişiler bakımından pratikte sıklıkla başvurulan önemli bir hukuki çerçeve oluşturmaktadır.
TTK m.796 uyarınca çek, düzenlendiği yerde ödenecekse on gün, düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir ay içinde muhataba ibraz edilmelidir. Ödeneceği ülkeden başka bir ülkede düzenlenen çekte, düzenlenme yeri ile ödeme yeri ayrı kıtalarda ise bu süre üç aydır. Bu husus, uygulamada tarafların hak ve yükümlülüklerinin netleşmesi bakımından büyük önem taşımakta olup, sözleşme ve karar metinlerinin bu çerçeveye uygun hazırlanması olası uyuşmazlıkların önüne geçer.
m.796 hükmü, ibraz sürelerinin başlangıç ve işleyiş esaslarını, sürenin çekte yazılı düzenleme tarihinden itibaren hesaplanacağını düzenler; bu süreler, tarafların anlaşmasıyla kısaltılabilir ancak uzatılamaz. Konuyla ilgili uygulamada, mahkemelerin somut olayın özelliklerini dikkate alarak değerlendirme yaptığı, bu nedenle ilgili tarafların işlemlerini kanunun aradığı şekil şartlarına tam olarak uydurması gerektiği vurgulanmaktadır.
Hamilin çeki süresinde ibraz etmemesi, çekin karşılıksız çıkması halinde kambiyo hukukuna özgü başvurma haklarının, yani cirantalara ve düzenleyene karşı takip imkânının kaybedilmesine yol açabilir. m.797 hükmü, takvim farklılıklarının süre hesabına etkisini düzenler. Bu düzenleme, ilgili tarafların menfaatleri arasında hukuken öngörülen dengenin korunmasını amaçlamakta ve uygulayıcıların bu dengeyi gözeterek işlem yapmasını gerektirmektedir.
Süresinde ibraz edilmeyen çek, kambiyo senedi vasfını tamamen kaybetmez; ancak hamilin başvurma hakları sınırlanır ve çek, alacağın ispatı bakımından adi bir belge işlevi görmeye devam eder. Uygulamada bu kurala uyulmaması, sözleşmenin veya kararın geçersizliği ya da tarafların sorumluluğu gibi çeşitli hukuki sonuçlar doğurabileceğinden, ilgili sürecin dikkatle yürütülmesi tavsiye edilir.
Çek, görüldüğünde ödenmesi gereken bir senet olduğundan ibraz anında muaccel hale gelir; muhatap banka, karşılığın bulunması halinde çeki ödemekle yükümlüdür. İbraz süresi geçtikten sonra da çek, belirli bir süre daha ödenebilir niteliğini koruyabilir. Bu nedenle, ilgili belgelerin ve karar metinlerinin kanunda aranan unsurları eksiksiz içermesi, hem şirket içi işlerliği hem de üçüncü kişilerle olan ilişkilerin sağlıklı yürümesi bakımından önem taşır.
Süresinde ibraz edilen ve karşılıksız çıkan çek için düzenlenecek protesto, hamilin kambiyo senetlerine özgü takip yoluna başvurabilmesinin ön koşulunu oluşturur. Söz konusu düzenleme, ilgili mevzuatın genel sistematiğiyle uyumlu olup, uygulamada bu hükümlerin diğer ilgili kanun maddeleriyle birlikte yorumlanması gerekmektedir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 796. maddesinin üçüncü fıkrası, ibraz sürelerinin ne zaman işlemeye başladığını tek cümleyle çözer: birinci ve ikinci fıkralarda yazılı süreler, çekte yazılı olan düzenlenme tarihinin ertesi günü başlar. Yani düzenlenme tarihi süreye dâhil edilmez. Aynı maddeye göre çek, düzenlendiği yerde ödenecekse on gün, düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir ay içinde muhataba ibraz edilmelidir.
Yurt dışı unsurlu çeklerde ölçüt kıtadır. Ödeneceği ülkeden başka bir ülkede düzenlenen çek, düzenlenme yeri ile ödeme yeri aynı kıtada ise bir ay, ayrı kıtalarda ise üç ay içinde ibraz edilmelidir. Kanun burada bir de eşitleme kuralı getirir: bir Avrupa ülkesinde düzenlenip Akdenize sahili bulunan bir ülkede ödenecek çekler ile Akdenize sahili olan bir ülkede düzenlenip bir Avrupa ülkesinde ödenmesi gereken çekler, aynı kıtada düzenlenmiş ve ödenmesi şart kılınmış sayılır.
Süresinde ibraz edilen çek ödenmezse, hamilin başvurma hakkını kullanabilmesi için ödememe hâlinin belgelenmesi gerekir. Kanunun 808. maddesi bunun üç yolunu sayar: resmî bir belge olan protesto; muhatap tarafından ibraz günü de gösterilmek suretiyle çekin üzerine yazılmış tarihli bir beyan; ya da bir takas odasının, çek zamanında teslim edildiği hâlde ödenmediğini tespit eden tarihli beyanı. Bu tespit yapıldığında hamil, cirantalara, düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı başvurma haklarını kullanabilir.
Düzenlendiği yerde ödenecek çek on gün, başka bir yerde ödenecek çek bir ay içinde ibraz edilmelidir; farklı kıta durumunda bu süre üç aya kadar uzar.
Hayır, çek geçersiz olmaz; ancak hamilin cirantalara ve düzenleyene karşı başvurma hakları sınırlanabilir.
İbraz süresi kısaltılabilir ancak kanunda öngörülenden daha uzun bir süre kararlaştırılamaz.
Türk Ticaret Kanunu'nun 796. maddesinin üçüncü fıkrasına göre ibraz süreleri, çekte yazılı olan düzenlenme tarihinin ertesi günü başlar; düzenlenme tarihi süreye dâhil edilmez. Süre, çek düzenlendiği yerde ödenecekse on gün, başka bir yerde ödenecekse bir aydır. Yurt dışında düzenlenen çeklerde ise düzenlenme ve ödeme yeri aynı kıtadaysa bir ay, ayrı kıtalardaysa üç aydır.
Şirketler hukuku, ticari sözleşmeler ve ticari alacaklardan doğan uyuşmazlıklarda CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Bize ulaşın.
Ticaret Sicili ve Tescilin Hukuki Etkileri hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAnonim Şirkette Esas Sözleşme Değişikliği hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAnonim Şirketlerde Kayıtlı Sermaye Sistemi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleSigorta ettirenin sözleşme kurulmadan önceki beyan yükümlülüğü, ihlalinin sonuçları ve sigortacının cayma hakkı 6102 sayılı TTK m.1435-1442 hükümlerine göre.
Devamını oku ›MakaleSigortacının ödediği tazminat karşılığında sigortalının üçüncü kişilerden olan haklarına halef olması ilkesi 6102 sayılı TTK m.1472 hükmüne göre açıklanır.
Devamını oku ›