Çek borçlusu, düzenleyen veya önceki hamillerle arasındaki kişisel ilişkiden doğan def’ileri kural olarak yeni hamile karşı ileri süremez; hamil çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmişse bu yasak kalkar (TTK m.687, m.818/1-e). Çekteki başvurma hakları ise ibraz süresinin bitiminden itibaren 3 yılda zamanaşımına uğrar (TTK m.814).
TTK m.818/1-e ile çeke de uygulanan TTK m.687 uyarınca, kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle arasındaki doğrudan ilişkiye dayanan def’ileri hamile karşı ileri süremez. Bu, kambiyo senetlerinin dolaşım kabiliyetini koruyan temel kuraldır.
Örneğin çeki bir mal alımı için düzenleyen kişi, malın hiç teslim edilmediğini ancak kendi satıcısına karşı ileri sürebilir. Satıcı çeki ciro ederek üçüncü bir kişiye devretmişse, bu üçüncü kişiye karşı “mal gelmedi” savunması kural olarak dinlenmez.
Buna karşılık senedin geçersizliğine ilişkin def’iler (örneğin zorunlu unsurların eksikliği) ile borçlunun doğrudan o hamile karşı sahip olduğu kişisel def’iler her hamile karşı ileri sürülebilir. Kişisel def’i yasağının istisnası ise kötüniyettir.
Kişisel def’iler, ancak hamil çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmişse ona karşı ileri sürülebilir (TTK m.687/1). Kanun burada yalnız bilmeyi değil, borçlunun zararına hareket etmeyi de arar.
Yargıtay uygulamasında bu şart dar yorumlanır: hamilin, borçlunun cirantaya karşı bir def’isi olduğunu bilmesi ve çeki bu def’inin ileri sürülmesini engellemek amacıyla ya da bu sonucu bilerek devralması aranır. Örneğin taraflar arasındaki anlaşmazlığı bilen bir yakının veya ortağın, sırf borçluyu savunmasız bırakmak için çeki devralması tipik bir örnektir.
Kötüniyetin ispat yükü, bunu ileri süren borçludadır. Hamil, ciro zincirine göre yetkili hamil sayıldığından (TTK m.790) iyiniyetli kabul edilir; borçlu kötüniyeti somut olgu ve belgelerle ortaya koymak zorundadır.
Çek herhangi bir surette hamilin elinden çıkmışsa, yeni hamil çeki ancak kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisapta ağır bir kusuru bulunuyorsa geri vermekle yükümlüdür (TTK m.792).
Bu hüküm def’i yasağından farklı bir ölçü koyar: burada yalnız kötüniyet değil, ağır kusur da yeterlidir. Örneğin olağan dışı düşük bir bedelle, kimliği belirsiz bir kişiden, üzerindeki silinti veya tahrifata rağmen çek alan kişinin ağır kusurlu olduğu ileri sürülebilir.
Çeki kaybeden kişi ayrıca iptal (zayi) yoluna başvurabilir; poliçedeki iptal hükümleri çeke de uygulanır (TTK m.818/1-s). Bu yol, kötüniyetli hamile karşı iade talebinden bağımsız olarak çekin ödenmesini önlemeye yöneliktir.
Tamamen doldurulmadan verilen bir çek, taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı biçimde doldurulursa bu aykırılık kural olarak hamile karşı ileri sürülemez; hamil çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında ağır kusurlu ise sonuç değişir (TTK m.680, m.818/1-c).
Uygulamada en sık görülen durum, tutarı veya tarihi boş bırakılarak verilen çekin sonradan yüksek bir tutarla doldurulmasıdır. Borçlu, doldurma anlaşmasının içeriğini ve hamilin bu anlaşmayı bildiğini ispat etmelidir.
Bu nedenle açık çek vermek yüksek risk taşır; anlaşmanın yazılı olması ve çekin kime, hangi amaçla verildiğinin belgelenmesi ileride kötüniyet iddiasını ispatlamayı kolaylaştırır.
Kambiyo senetlerine özgü takipte borca itiraz icra mahkemesine yapılır ve itiraz satış dışındaki takip işlemlerini durdurmaz (İİK m.169). İcra mahkemesi itirazı ancak borcun olmadığı resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatlanırsa kabul eder (İİK m.169/a).
Kötüniyet çoğu zaman tanık ve karinelerle ispatlanabilen bir olgu olduğundan icra mahkemesinin dar incelemesine sığmaz. Bu durumda borçlu genel mahkemede menfi tespit davası açabilir; takipten önce açılan davada alacağın yüzde on beşinden az olmamak üzere teminatla takibin durdurulması istenebilir (İİK m.72).
Borç ödenmişse dava istirdat davası olarak sürer; takibe itiraz etmeden ödeme yapan kişi, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde istirdat davası açabilir (İİK m.72). Takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa borçlunun zararı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere alacaklıdan alınır.
Önce çekin kimden kime geçtiğini ciro zincirinden tespit edin ve hamille ciranta arasındaki ilişkiyi araştırın: aile bağı, ortaklık, aynı adres veya aynı işletmede çalışma gibi olgular kötüniyetin karinesi olabilir.
İkinci adımda temel ilişkiye ait belgeleri toplayın: sözleşme, teslim tutanakları, yazışmalar ve hamilin anlaşmazlıktan haberdar olduğunu gösteren mesajlar. Kambiyo takibi başlamışsa ödeme emrine karşı icra mahkemesi süresini (5 gün) kaçırmadan başvurun; kötüniyet belgeyle ispatlanamıyorsa menfi tespit davasını değerlendirin.
Son olarak zamanaşımını kontrol edin: hamilin başvurma hakları ibraz süresinin bitiminden itibaren 3 yılda zamanaşımına uğrar (TTK m.814). Zamanaşımı savunması kötüniyet tartışmasından bağımsız olarak ileri sürülebilir.
Çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket eden hamildir; bu hamile karşı kişisel def’iler ileri sürülebilir (TTK m.687, m.818).
Çek ciro ile iyiniyetli bir üçüncü kişiye geçmişse bu savunma kural olarak ona karşı ileri sürülemez; ancak hamil kötüniyetliyse ileri sürülebilir.
Kötüniyeti ileri süren borçlu ispat eder; ciro zincirine göre yetkili görünen hamil iyiniyetli kabul edilir (TTK m.790).
Yeni hamil çeki kötüniyetle veya ağır kusurla iktisap etmişse iade ile yükümlüdür (TTK m.792).
Anlaşmaya aykırılık, kural olarak hamile karşı ileri sürülemez; hamil kötüniyetli veya ağır kusurluysa ileri sürülebilir (TTK m.680, m.818).
Sürebilirsiniz; ancak icra mahkemesi itirazı yalnız resmî veya imzası ikrar edilmiş belgeyle kabul eder (İİK m.169/a). Aksi hâlde menfi tespit davası gerekir.
Takipten önce açılan davada alacağın yüzde on beşinden az olmamak üzere teminatla takibin durdurulması istenebilir (İİK m.72).
Hamilin cirantalara, düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı başvurma hakları ibraz süresinin bitiminden itibaren 3 yıldır (TTK m.814).
Takibe itiraz etmeden ödeme yaptıysanız, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde istirdat davası açabilirsiniz (İİK m.72).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
Kambiyo senetlerinde def'i kavramı, mutlak ve nispi def'iler ayrımı,.
Devamını oku ›MakaleBono ve poliçede hamilin düzenleyene karşı üç yıllık, çekte müracaat.
Devamını oku ›MakaleMenfi tespit ve istirdat davaları: borçlu olmadığının tespiti, ödenen.
Devamını oku ›