Bize ulaşın! 0535 664 07 63[email protected]Marka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Anestezi Komplikasyonu ve Sorumluluk

Anestezi uygulayan hekim, benzer alanda çalışan basiretli bir hekimin göstermesi gereken özeni göstermekle yükümlüdür (TBK m.506/3). Tıbben öngörülen ve hastaya önceden anlatılan bir komplikasyon tek başına sorumluluk doğurmaz; ancak özen eksikliği veya eksik aydınlatma varsa zarar tazmin edilir.

Komplikasyon ile Tıbbi Hata Arasındaki Fark Nedir?

Hekimin sorumluluğu sonuca değil, özene ilişkindir: vekil, üstlendiği işi vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür ve özen ölçüsü, benzer alanda iş üstlenen basiretli bir vekilin davranışıdır (TBK m.506/2-3). Hekim her olumsuz sonuçtan değil, bu özenin eksikliğinden sorumludur.

Komplikasyon, tıp biliminin kurallarına uygun bir müdahalede dahi ortaya çıkabilen ve öngörülebilmekle birlikte her zaman önlenemeyen istenmeyen sonuçtur. Anestezide ilaç reaksiyonu, zor entübasyon, aspirasyon veya diş hasarı bunlara örnek gösterilebilir.

Yargıtay uygulamasında bir sonucun “komplikasyon” sayılabilmesi için genellikle üç sorunun birlikte cevaplandığı görülür: risk hastaya önceden anlatılmış mı, müdahale öncesinde gerekli tetkik ve önlemler alınmış mı ve komplikasyon ortaya çıktığında zamanında ve doğru müdahale edilmiş mi? Bu sorulardan birinin cevabı olumsuzsa, sonuç komplikasyon olsa bile özen eksikliği tartışılır.

Aydınlatılmış Onam Neden Belirleyicidir?

Tıbbi müdahalelerde hastanın rızası gerekir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.24). Rıza alınırken hastanın müdahalenin konusu ve sonuçları hakkında bilgilendirilip aydınlatılması esastır (Yönetmelik m.31).

Bilgilendirmenin kapsamı Yönetmelik m.15’te sayılmıştır: müdahalenin kim tarafından ve nasıl yapılacağı, diğer seçenekler ve riskleri, muhtemel komplikasyonlar ve reddetme durumundaki riskler. Uyuşmazlığa yol açması muhtemel müdahaleler için bu bilgileri içeren ve iki nüsha imzalanan bir rıza formu düzenlenir (Yönetmelik m.26).

Bilgilendirme, acil durumlar dışında hastaya makul süre tanınarak yapılır (Yönetmelik m.18). Ameliyat masasına alınmadan hemen önce imzalatılan matbu formlar, gerçek bir aydınlatmanın yapıldığını göstermeye tek başına yetmeyebilir. Hayati tehlikenin bulunduğu ve bilincin kapalı olduğu acil durumlarda ise rıza aranmaz (Yönetmelik m.24).

Özel Hastanede Anestezi Hatası

Özel hastane veya muayenehanede hasta ile hekim ya da hastane arasındaki ilişki kural olarak vekâlet sözleşmesi niteliğindedir; vekâlet hükümleri, Kanunda düzenlenmemiş işgörme sözleşmelerine de uygulanır (TBK m.502). Hastane, bünyesinde görev yapan anestezi hekiminin kusurundan da sorumlu tutulabilir.

Sözleşme ilişkisinin yanında haksız fiil sorumluluğu da gündeme gelebilir; zarar gören, maddi zararların yanı sıra manevi tazminat da talep edebilir. Ölüm hâlinde yakınların destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talepleri ayrıca değerlendirilir.

Davalar uygulamada hasta ile hastane arasındaki ilişkinin niteliğine göre tüketici mahkemesinde veya asliye hukuk mahkemesinde görülmektedir; görev konusu somut ilişkiye göre ayrıca incelenmelidir. Dava öncesinde arabuluculuk şartının bulunup bulunmadığı da görevli mahkemeye bağlı olarak kontrol edilmelidir.

Devlet ve Üniversite Hastanesinde Sorumluluk

Kamu hastanelerinde yapılan müdahalelerden doğan zararlar için kural olarak idare aleyhine tam yargı davası açılır; sağlık hizmetindeki aksaklık “hizmet kusuru” olarak değerlendirilir.

İdari eylemden hakları ihlal edilenler, dava açmadan önce eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemelidir (İYUK m.13/1).

İdare başvuruyu reddederse veya otuz gün içinde cevap vermezse, ret işleminin tebliğinden veya bu sürenin bitiminden itibaren dava süresi içinde idare mahkemesinde dava açılabilir (İYUK m.13/1). Bu başvuru şartı atlanırsa dava usulden reddedilebilir.

Zamanaşımı ve Hak Kaybı Riskleri

Haksız fiile dayanan tazminat istemi, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde fiilden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar; fiil ceza kanunlarında daha uzun zamanaşımı öngörülen bir suç oluşturuyorsa o süre uygulanır (TBK m.72/1).

Sözleşmeye dayalı taleplerde genel süre on yıldır (TBK m.146); ancak vekâlet sözleşmelerinden doğan alacaklar için beş yıllık süre öngörülmüştür (TBK m.147/5). Hekimin özen borcuna aykırılıktan doğan tazminat taleplerinin bu beş yıllık süreye girip girmediği tartışmalıdır; temkinli yaklaşım, kısa sürenin esas alınmasıdır.

Kamu hastanesi dosyalarında ise İYUK m.13’teki bir ve beş yıllık idareye başvuru süreleri belirleyicidir. Hangi sürenin uygulanacağı, hastanenin niteliğine ve talebin dayanağına göre değiştiğinden süre hesabı dava stratejisinin ilk adımıdır.

Mevzuat Dayanağı Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür; özen borcundan doğan sorumluluğun belirlenmesinde benzer alanda iş üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır. 6098 sayılı TBK m. 506
Mevzuat Dayanağı İdari eylemlerden hakları ihlal edilenler, dava açmadan önce eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemelidir. 2577 sayılı İYUK m. 13

Delil ve Dosya Hazırlığı

Tıbbi kayıtları eksiksiz alın: Hasta, sağlık durumuyla ilgili dosya ve kayıtları doğrudan veya vekili aracılığıyla inceleyebilir ve suretini alabilir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.16). Anestezi formu, preoperatif değerlendirme notu, ameliyat notu, yoğun bakım gözlem kâğıtları ve epikriz mutlaka istenmelidir.

Rıza formunu inceleyin: Formun hangi tarihte ve kim tarafından imzalatıldığı, anesteziye özgü riskleri içerip içermediği ve bilgilendirmeyi yapan hekimin imzasının bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir. Genel ve matbu bir form, anestezi riskine ilişkin aydınlatmanın yapıldığını göstermeyebilir.

Bilirkişi incelemesine hazırlanın: Bu tür davalarda sonuç büyük ölçüde tıbbi bilirkişi raporuna dayanır. Olayın kronolojisini, müdahale saatlerini ve şikâyetleri gösteren ayrıntılı bir özet hazırlamak, bilirkişiye sorulacak soruların doğru belirlenmesini kolaylaştırır.

Sıkça Sorulan Sorular

Narkoz sonrası beyin hasarı her zaman hekim hatası mıdır?

Hayır. Hekim sonuçtan değil özen eksikliğinden sorumludur (TBK m.506); hasarın komplikasyon mu özen eksikliği mi olduğu bilirkişi incelemesiyle belirlenir.

Rıza formu imzaladım, dava açamaz mıyım?

Rıza, özensiz müdahaleyi hukuka uygun hâle getirmez; ayrıca bilgilendirmenin yeterli ve makul süre önce yapılıp yapılmadığı incelenir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.18 ve m.31).

Anestezi riskleri önceden anlatılmak zorunda mı?

Evet. Muhtemel komplikasyonlar bilgilendirmenin zorunlu kapsamındadır (Hasta Hakları Yönetmeliği m.15).

Devlet hastanesindeki anestezi hatası için kime dava açılır?

Kural olarak idare aleyhine tam yargı davası açılır; önce idareye başvuru şarttır (İYUK m.13).

Kamu hastanesi için başvuru süresi ne kadar?

Öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde eylemden itibaren beş yıl içinde idareye başvurulmalıdır (İYUK m.13/1).

Özel hastane dosyalarında zamanaşımı kaç yıl?

Haksız fiilde iki ve on yıl (TBK m.72); sözleşmede on yıl, vekâlet alacaklarında beş yıldır (TBK m.146-147). Hangi sürenin uygulanacağı tartışmalıdır.

Hastanın ölümü hâlinde yakınlar ne isteyebilir?

Destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talepleri gündeme gelir; talepler somut olaya göre belirlenir.

Hastane kayıtlarını alma hakkım var mı?

Evet. Hasta dosya ve kayıtlarını inceleyebilir ve suretini alabilir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.16).

Acil ameliyatta rıza alınmaması hata mıdır?

Hayati tehlikenin bulunduğu ve bilincin kapalı olduğu acil durumlarda rıza aranmaz; durum kayda alınır ve yakınlar bilgilendirilir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.24).

Dava sürecinizde hukuki destek

Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar