Alacaklı aciz belgesini aldığı tarihten itibaren bir yıl içinde takibe devam ederse borçluya yeniden ödeme emri gönderilmesine gerek yoktur (İİK m.143/3). Aciz belgesindeki alacak için faiz istenemez ve bu borç belgenin düzenlenmesinden itibaren 20 yılda zamanaşımına uğrar (İİK m.143).
Alacaklı haciz yoluyla alacağının tamamını alamamış ve gerekli şartlar oluşmuşsa, icra dairesi kalan miktar için aciz vesikası düzenleyip alacaklıya, bir suretini de borçluya verir (İİK m.143/1). Bu belgeler harç ve vergiye tabi değildir.
Aciz belgesinin bir nüshası, her il merkezinde Adalet Bakanlığınca belirlenen icra dairesinin tuttuğu özel sicile kaydedilir. Bu sicil aleniyet taşır; yani üçüncü kişiler borçlunun aciz durumunu öğrenebilir.
Kanun aciz belgesini borç ikrarını içeren senet niteliğinde sayar (İİK m.143/2). Bu nitelik, sonraki takipte alacaklıya ispat kolaylığı sağlar.
Haciz sırasında haczi kabil hiçbir mal bulunamazsa, haciz tutanağı m.143’teki kesin aciz belgesi hükmündedir (İİK m.105/1). Ayrıca bir belge düzenlenmesini beklemeye gerek yoktur.
Haczedilen malların icra dairesince takdir edilen değere göre alacağı karşılamayacağı anlaşılırsa tutanak geçici (muvakkat) aciz belgesi yerine geçer (İİK m.105/2). Bu belge de alacaklıya tasarrufun iptali davası açma hakkı verir.
İflas yoluyla takipte ise iflas idaresi, paraları dağıtırken alacağının tamamını alamayan her alacaklıya ödenmeyen miktar için aciz belgesi verir (İİK m.251). Ancak müflis yeni mal edinmedikçe hakkında yeniden takip yapılamaz.
Alacaklı aciz belgesini aldığı tarihten itibaren bir yıl içinde takibe girişirse, borçluya yeniden ödeme emri tebliğ edilmesine gerek yoktur (İİK m.143/3). Bu durumda doğrudan borçlunun sonradan edindiği mallara haciz istenebilir.
Bir yıllık süre geçtikten sonra aciz belgesine dayanılarak yeni bir takip başlatılabilir; ancak bu takipte ödeme emri gönderilir ve borçluya itiraz imkânı doğar. Belge borç ikrarı niteliğinde olduğundan itirazın kaldırılması yolu kullanılabilir (İİK m.68/1).
Pratikte alacaklılar borçlunun malvarlığını düzenli aralıklarla sorgulayarak, borçlunun yeni bir araç, taşınmaz veya maaşlı işe sahip olduğu anda takibi harekete geçirir.
Hayır. İİK m.143/4 açıkça aciz belgesinde yazılı alacak miktarı için faiz istenemeyeceğini düzenler. Kefiller ve müşterek borçlular da bu miktar için ödemek zorunda kaldıkları faizler için borçluya rücu edemez (m.143/5).
Aciz belgesindeki borç, borçluya karşı belgenin düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (m.143/6). Borçlunun mirasçıları ise mirasın açılmasından itibaren bir yıl içinde alacaklı hakkını aramamışsa zamanaşımını ileri sürebilir.
Borçlu, belgeyi düzenleyen icra dairesine borcunu işlemiş faizleriyle birlikte her zaman ödeyebilir; tam ödemeden sonra aciz belgesi sicilden terkin edilir ve borçluya bunu gösteren bir belge verilir (m.143/7).
Borçlunun alacaklılardan mal kaçırmak için yaptığı bağış, düşük bedelli satış gibi tasarrufların iptali için dava açabilecek kişiler arasında ilk sırada elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan her alacaklı sayılır (İİK m.277).
Aciz belgesi ve m.105’e göre aciz belgesi hükmündeki haciz tutanağı, alacaklıya m.277’deki hakları verir (İİK m.105, 143/2). Bu nedenle mal kaçırıldığından şüphelenen alacaklı önce haciz işlemi yaptırarak bu belgeyi elde etmelidir.
Tasarrufun iptali davasının kazanılması, kaçırılan malın mülkiyetini alacaklıya geçirmez; alacaklıya o mal üzerinde cebri icra yoluyla alacağını tahsil etme imkânı verir.
Alacaklıların sık yaptığı hata, aciz belgesindeki tutar üzerine faiz hesaplayarak yeni takip başlatmaktır. Kanun bunu yasakladığından (İİK m.143/4) borçlunun şikâyetiyle takip düzeltilir.
Bir yıllık süreyi kaçıran alacaklının ödeme emri göndermeden haciz istemesi de sorun yaratır. Süre, aciz belgesinin alındığı tarihten hesaplanır ve dosyada belgenin tarihi mutlaka kontrol edilmelidir.
Borçlular açısından en yaygın hata, aciz belgesinin sicilde kaldığını unutmaktır. Borç ödenmişse terkin belgesi alınmalı; takip iptal edilmiş veya borçlu olmadığı mahkeme kararıyla sabitse de sicilden terkin istenmelidir (İİK m.143).
Haciz yoluyla alacağın tamamı alınamazsa kalan miktar için icra dairesince düzenlenir (İİK m.143/1).
Haczi kabil mal bulunmazsa tutanak kesin aciz belgesi hükmündedir (İİK m.105/1).
Belgenin alınmasından itibaren bir yıl içinde takibe girişilirse gerekmez (İİK m.143/3).
Hayır, aciz belgesinde yazılı alacak için faiz istenemez (İİK m.143/4).
Borçluya karşı düzenlenmesinden itibaren yirmi yılda (İİK m.143/6).
Geçer; ancak mirasçılar, alacaklı mirasın açılmasından itibaren bir yıl içinde hakkını aramamışsa zamanaşımını ileri sürebilir (İİK m.143/6).
Kural olarak geçici veya kesin aciz belgesi gerekir (İİK m.277).
Borcu faiziyle icra dairesine ödeyerek terkin isteyebilirsiniz (İİK m.143/7).
Müflis yeni mal edinmedikçe yeniden takip yapılamaz (İİK m.251).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
Aciz vesikası, alacağın tahsil edilemeyen kısmını belgeler (İİK.
Devamını oku ›MakaleTasarrufun iptali davası, borçlunun mal kaçırmak amacıyla yaptığı.
Devamını oku ›MakaleTakip kesinleştikten sonra borç ödenmiş veya süre verilmişse,.
Devamını oku ›