Patent koruması ülkeseldir; Türkiye'de alınan patent yalnızca Türkiye'de hüküm doğurur. Yurt dışında koruma için ilk başvuru tarihinden itibaren on iki aylık rüçhan süresi içinde hareket edilmesi gerekir (6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.93). Bu süre içinde doğrudan ülke başvurusu, Patent İşbirliği Antlaşması kapsamında uluslararası başvuru veya Avrupa Patent Sözleşmesi kapsamında bölgesel başvuru yollarından biri seçilir.
Patent hakkı, verildiği ülkenin sınırları içinde hüküm doğurur. Bu nedenle ihracat yapılan veya üretim yapılması planlanan her ülke için ayrı koruma öngörülmesi gerekir.
Sınai Mülkiyet Kanununun 93. maddesine göre Türkiye dâhil olmak üzere Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf herhangi bir devlette patent veya faydalı model için usulüne uygun bir başvuruda bulunmuş kişi veya halefi, aynı buluş için Türkiye'de başvuru yapmak amacıyla ilk başvurunun yapıldığı tarihten itibaren on iki aylık süre içinde rüçhan hakkından yararlanır.
Aynı ilke karşılıklı olarak diğer ülkelerde de uygulanır. Bu nedenle Türkiye'deki ilk başvurudan itibaren on iki ay, yurt dışı stratejisinin belirlenmesi için tanınmış temel süredir.
Korumanın az sayıda ülkede istendiği hâllerde, rüçhan süresi içinde doğrudan ilgili ülkelerin patent ofislerine başvuru yapılabilir. Bu yol, aracı bir uluslararası aşama içermez.
Doğrudan başvuruda her ülke için ayrı çeviri, ayrı vekil ve ayrı ücret gerekir. Bu nedenle ülke sayısı arttıkça maliyet ve takip yükü hızla büyür.
Buna karşılık doğrudan başvuru, koruma kararının daha erken alınmasını sağlayabilir. Belirli bir pazarda hızla hak elde edilmesi öncelikliyse bu yol değerlendirilir.
Sınai Mülkiyet Kanununun 83. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, Bakanlar Kurulu Kararı ile katılmamız kararlaştırılan Patent İşbirliği Antlaşması uyarınca yapılan uluslararası patent başvurularına atıf yapar. Aynı bent, bu Antlaşmanın 22 ve 39. maddelerine göre yönetmelikte belirtilen şartlara uygun olarak ulusal aşamaya giriş yapan başvuruları da kapsar.
Bu yol, tek bir uluslararası başvuruyla Antlaşmaya taraf çok sayıda ülkede işlem başlatma imkânı verir. Uluslararası aşamada araştırma raporu düzenlenir ve isteğe bağlı olarak ön inceleme yapılabilir.
Uluslararası aşamanın sağladığı en önemli avantaj, ülke seçimi kararının ertelenebilmesidir. Başvuru sahibi, araştırma raporunun sonucunu ve pazarın gelişimini gördükten sonra hangi ülkelerde ulusal aşamaya geçeceğine karar verir.
Ulusal aşamaya geçiş, Antlaşmada öngörülen süre içinde ve her ülkenin kendi usulüne göre yapılır. Bu aşamada çeviri, vekil tayini ve ücret yükümlülükleri ülke bazında doğar.
Kanunun 83. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, Bakanlar Kurulu Kararı ile katılmamız kararlaştırılan Avrupa Patentlerinin Verilmesi ile İlgili Avrupa Patent Sözleşmesine atıf yapar. Bent, Sözleşmenin 79. maddesinin ikinci fıkrasına göre Türkiye'nin belirlendiği ve ilgili belirleme ücretinin ödendiği Avrupa patent başvurularını da kapsar.
Bu yol, tek bir başvuru ve tek bir inceleme süreci sonunda Sözleşmeye taraf ülkelerde geçerli olabilecek bir patentin verilmesini sağlar. Patent verildikten sonra, korumanın istendiği ülkelerde geçerlilik işlemlerinin yapılması gerekir.
Avrupa pazarında birden çok ülkede koruma isteniyorsa bu yol, ayrı ayrı ulusal başvurulara göre süreç yönetimini kolaylaştırır. Ülke sayısı azaldıkça doğrudan ulusal başvurular yeniden avantajlı hâle gelebilir.
İlk ölçüt pazardır. Ürünün fiilen satıldığı veya kısa vadede satılmasının planlandığı ülkeler önceliklidir.
İkinci ölçüt üretimdir. Üretim veya fason imalatın yapıldığı ülkelerde koruma, taklit üretimin kaynağında engellenmesini sağlar.
Üçüncü ölçüt rekabet ortamıdır. Rakiplerin merkez ve üretim ülkeleri ile taklit riskinin yüksek olduğu pazarlar ayrıca değerlendirilir.
Dördüncü ölçüt maliyet ve süredir. Sınai Mülkiyet Kanununun 101. maddesine göre patentin koruma süresi başvuru tarihinden itibaren yirmi yıl, faydalı modelin koruma süresi on yıldır ve bu süreler uzatılamaz. Koruma boyunca yıllık ücretlerin ödenmesi gerektiğinden, ülke sayısı uzun vadeli bütçeyi doğrudan etkiler.
Son olarak açıklama takvimi gözetilmelidir. Kanunun 84. maddesi, başvuru tarihinden veya rüçhan hakkı talep edilmişse rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde belirli hâllerde yapılan açıklamaların patent verilmesini etkilemeyeceğini düzenler; ancak bu hoşgörü her ülkede aynı kapsamda tanınmamaktadır.
İlk başvurudan hemen sonra hedef pazar analizi başlatılmalıdır. On iki aylık süre, ticari verinin toplanması için tanınmış bir karar penceresidir.
Araştırma raporu sonucu beklenmeden yapılacak geniş ülke seçimi, sonradan gereksiz maliyet doğurabilir. Rapor sonucuna göre kapsam daraltılabilir.
Buluşun kamuya açıklanması, yenilik değerlendirmesini etkileyeceğinden başvuru öncesinde gizlilik sözleşmeleriyle korunmalıdır.
Yerleşim yeri yurt dışında bulunan başvuru sahipleri bakımından Kanunun 160. maddesinin üçüncü fıkrası, işlemlerin ancak marka veya patent vekilleri aracılığıyla yapılabileceğini öngörür; vekilsiz yapılan işlemler yapılmamış sayılır.
Yıllık ücret takvimi başvuru tarihine göre kurulmalıdır. Kanunun 101. maddesine göre yıllık ücretler başvuru tarihinden itibaren ikinci yılın sona erdiği tarihte ve devam eden her yıl vadesinde ödenir.
Hayır. Patent koruması ülkeseldir ve verildiği ülkenin sınırları içinde hüküm doğurur. Yurt dışı koruma için ilgili ülkelerde ayrıca başvuru yapılması gerekir.
Sınai Mülkiyet Kanununun 93. maddesine göre rüçhan süresi, ilk başvurunun yapıldığı tarihten itibaren on iki aydır. Bu süre içinde yapılan başvurularda ilk başvuru tarihi esas alınır.
Tek bir uluslararası başvuruyla çok sayıda ülkede işlem başlatma ve araştırma raporunun sonucunu gördükten sonra ülke seçimini yapma imkânı sağladığı için tercih edilir. Ulusal aşamaya geçiş, Antlaşmada öngörülen süre içinde yapılır.
Kanunun 101. maddesine göre patentin koruma süresi başvuru tarihinden itibaren yirmi yıl, faydalı modelin koruma süresi on yıldır. Bu süreler uzatılamaz ve koruma boyunca yıllık ücretlerin ödenmesi gerekir.
Kanunun 160. maddesinin üçüncü fıkrasına göre yerleşim yeri yurt dışında bulunan kişiler Kurum nezdinde ancak marka veya patent vekilleri tarafından temsil edilir; vekille temsil edilmeksizin yapılan işlemler yapılmamış sayılır.
Başvuru ve itiraz işlemleri, TÜRKPATENT kararlarına karşı dava yolu ile tecavüz ve hükümsüzlük uyuşmazlıklarında büromuzdan hukuki destek alabilirsiniz.