Yürürlükteki mevzuatta vergi borcu, tek başına yurt dışına çıkışın idarece yasaklanması sonucunu doğurmaz. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a eklenen ve yurt dışı çıkış tahdidini düzenleyen 36/A maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle vergi dairesi, salt vergi borcuna dayanarak çıkış yasağı koyamaz; yasak ancak mahkeme kararına dayalı hâllerde gündeme gelir.
Evet, çıkılabilir. Yalnızca vergi borcu bulunması, kişinin yurt dışına çıkışına idari yoldan engel değildir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a 2008 yılında eklenen ve «Yurt dışı çıkış tahdidi» başlığını taşıyan 36/A maddesi, 13/2/2011 tarihli 6111 sayılı Kanun'un 165. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bu tarihten sonra vergi dairesinin, salt vergi borcu sebebiyle doğrudan yurt dışı çıkış tahdidi koyma yetkisi bulunmamaktadır.
İptal sonrasında 6183 sayılı Kanun’a yurt dışı çıkış tahdidini düzenleyen 36/A maddesi eklenmiştir. Ancak bu madde de sonradan yürürlükten kaldırılmış olup, kanun metninde madde başlığı ile birlikte mülga kaydı yer almaktadır.
Bugün itibarıyla, kamu alacağının tahsili amacıyla borçlu hakkında idarece yurt dışı çıkış yasağı konulmasına imkân veren genel bir hüküm bulunmamaktadır. Bu tespit, hem vergi asılları hem de gecikme zammı ve vergi cezaları bakımından geçerlidir.
Pasaport Kanunu m.22 uyarınca yurt dışına çıkmaları mahkemelerce yasaklananlara ve terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere pasaport veya seyahat vesikası verilmez; bunların yurt dışına çıkışları engellenir, verilmişse pasaport geri alınır. Maddede vergi borcu bir tahdit sebebi olarak sayılmamıştır.
Aynı maddeye göre, yabancı memleketlere gitmeleri mahkemelerce yasaklananlar dışında kalanlara zaruri hâllerde Cumhurbaşkanının onayı ile pasaport veya pasaport yerine geçen seyahat vesikası verilebilir.
Maddede öngörülen tahditlerde ilgilinin açık kimliği ve tahdit sebebi, ilgili daireler tarafından mahallin polis makamlarına bildirilir; bu bilgiler hudut kapısı bulunan emniyet müdürlüklerine iletilir. Vergi borcu bu tahdit sebepleri arasında sayılmamıştır.
Anayasa m.23 uyarınca vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir (7/5/2010 tarihli 5982 sayılı Kanun'la değişik fıkra). Dolayısıyla bir kişi hakkındaki yurt dışı çıkış yasağı vergi borcundan değil, ceza soruşturması veya kovuşturmasında verilmiş adli bir karardan doğar; idarenin tek taraflı işlemiyle konulamaz.
Vergi kaçakçılığı gibi bir suç isnadı bulunması hâlinde bu tedbir uygulanabilir. Ancak burada dayanak vergi borcunun kendisi değil, yürütülen ceza soruşturması veya kovuşturmasıdır.
Adli kontrol kararına karşı 5271 sayılı Kanun’un öngördüğü itiraz yolu kullanılabilir. Tedbirin kaldırılması her aşamada istenebilir; koşulların değiştiği ileri sürülerek yeniden başvurulması da mümkündür.
Çıkış yasağı bulunmamakla birlikte, 6183 sayılı Kanun idareye güçlü tahsil araçları tanır. Teminat istenmesi, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk bunların başında gelir.
Ödeme emri tebliği üzerine borç ödenmezse haciz uygulanır. Menkul ve gayrimenkul mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklar haczedilebilir.
Kanuni temsilciler ve ortaklar bakımından ise 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Kanun’daki sorumluluk hükümleri devreye girer. Bu nedenle borcun tahsili, çıkış yasağı olmaksızın da etkin biçimde yürütülebilmektedir.
Sistem kayıtlarında geçmiş dönemden kalan tahdit şerhleri nedeniyle sınır kapısında sorun yaşanabilmektedir. Böyle bir durumda tahdidin dayanağının ve tarihinin yazılı olarak sorulması gerekir.
Dayanağı kalmamış bir tahdit sürdürülüyorsa, ilgili idareye başvurularak kaldırılması istenir. 2577 sayılı Kanun m.11 uyarınca yapılan bu başvuru, işlemeye başlamış dava süresini durdurur ve otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
Başvurunun reddi veya reddedilmiş sayılması hâlinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Seyahat özgürlüğüne yönelik müdahalenin sürmesi hâlinde yürütmenin durdurulması da ayrıca istenmelidir.
Sınır kapısında karşılaşılan tahdidin dayanağı yazılı olarak sorulmalı, cevabın bir örneği saklanmalıdır.
Vergi borcu nedeniyle konulduğu iddia edilen bir tahdit varsa, dayanak maddenin yürürlükte olup olmadığı denetlenmelidir.
Ceza soruşturması kapsamındaki adli kontrol tedbiri ile idari tahdit birbirine karıştırılmamalıdır; başvurulacak merciler farklıdır.
Hayır. 6183 sayılı Kanun’un yurt dışı çıkış tahdidini düzenleyen 36/A maddesi yürürlükten kaldırılmıştır; salt vergi borcuna dayalı idari çıkış yasağı uygulanmaz.
5682 sayılı Kanun m.22 pasaport verilmesi yasak olan hâlleri sayar. Güncel metinde vergi borcuna dayalı bir tahdit sebebi bulunmamaktadır.
Mahkeme kararına dayalı hâllerde. 5271 sayılı Kanun m.109 uyarınca adli kontrol tedbiri olarak yurt dışına çıkamamak yükümlülüğü uygulanabilir.
6183 sayılı Kanun uyarınca teminat isteme, ihtiyati haciz, ihtiyati tahakkuk, ödeme emri ve haciz yollarına başvurulur; kanuni temsilci ve ortak sorumluluğu hükümleri de uygulanabilir.
İlgili idareye başvurularak kaldırılması istenir. 2577 sayılı Kanun m.11 uyarınca bu başvuru dava süresini durdurur; ret hâlinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir.
Vize, gidilecek ülkenin yetkili makamlarınca kendi mevzuatına göre verilir; Türkiye'deki vergi borcu kaydı bu değerlendirmenin konusu değildir. Türk mevzuatı bakımından vergi borcu pasaport alınmasına veya yurt dışına çıkışa engel oluşturmaz.
Yurt dışına çıkışı engelleyen hâl, Anayasa m.23 uyarınca suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle verilmiş hâkim kararıdır. Ayrıca Pasaport Kanunu m.22 kapsamında yurt dışına çıkmaları mahkemelerce yasaklananlara pasaport verilmez. Vergi borcu bu sebepler arasında yer almaz.
Hayır. Pasaport Kanunu m.22'de pasaport verilmesinin yasak olduğu hâller sayılmış olup vergi borcu bu hâller arasında bulunmamaktadır.
Vergi dairesi 6183 sayılı Kanun kapsamında ödeme emri tebliği, haciz, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakların haczi ve satış gibi cebri tahsil yollarına başvurabilir; yurt dışı çıkış tahdidi 2011'den bu yana bu yollar arasında değildir.
İdari işlemlere karşı iptal davası açılması, vergi uyuşmazlıkları, trafik ve sigorta kaynaklı talepler ile yabancılar hukukuna ilişkin başvuru ve dava süreçlerinde büromuzdan hukuki destek alabilirsiniz.