Yürürlükteki mevzuatta vergi borcu, tek başına yurt dışına çıkışın idarece yasaklanması sonucunu doğurmaz. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a eklenen ve yurt dışı çıkış tahdidini düzenleyen 36/A maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle vergi dairesi, salt vergi borcuna dayanarak çıkış yasağı koyamaz; yasak ancak mahkeme kararına dayalı hâllerde gündeme gelir.
Vergi borcu nedeniyle yurt dışına çıkışın sınırlandırılması, geçmişte 5682 sayılı Pasaport Kanunu m.22 üzerinden uygulanmış; bu maddedeki vergi borcuna dayalı ibare Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir. Maddenin güncel metninde bu ibare yer almamaktadır.
İptal sonrasında 6183 sayılı Kanun’a yurt dışı çıkış tahdidini düzenleyen 36/A maddesi eklenmiştir. Ancak bu madde de sonradan yürürlükten kaldırılmış olup, kanun metninde madde başlığı ile birlikte mülga kaydı yer almaktadır.
Bugün itibarıyla, kamu alacağının tahsili amacıyla borçlu hakkında idarece yurt dışı çıkış yasağı konulmasına imkân veren genel bir hüküm bulunmamaktadır. Bu tespit, hem vergi asılları hem de gecikme zammı ve vergi cezaları bakımından geçerlidir.
5682 sayılı Kanun m.22, pasaport veya seyahat vesikası verilmesinin yasak olduğu hâlleri düzenler. Maddenin güncel metninde yurt dışına çıkmaları mahkemelerce yasaklananlar ile maddede sayılan güvenlik temelli hâller yer alır.
Aynı maddeye göre, yabancı memleketlere gitmeleri mahkemelerce yasaklananlar dışında kalanlara zaruri hâllerde Cumhurbaşkanının onayı ile pasaport veya pasaport yerine geçen seyahat vesikası verilebilir.
Maddede öngörülen tahditlerde ilgilinin açık kimliği ve tahdit sebebi, ilgili daireler tarafından mahallin polis makamlarına bildirilir; bu bilgiler hudut kapısı bulunan emniyet müdürlüklerine iletilir. Vergi borcu bu tahdit sebepleri arasında sayılmamıştır.
Yurt dışına çıkış yasağı, ceza yargılamasında adli kontrol tedbiri olarak uygulanabilir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.109’un üçüncü fıkrasının (a) bendi, adli kontrol yükümlülükleri arasında yurt dışına çıkamamak yükümlülüğünü sayar.
Vergi kaçakçılığı gibi bir suç isnadı bulunması hâlinde bu tedbir uygulanabilir. Ancak burada dayanak vergi borcunun kendisi değil, yürütülen ceza soruşturması veya kovuşturmasıdır.
Adli kontrol kararına karşı 5271 sayılı Kanun’un öngördüğü itiraz yolu kullanılabilir. Tedbirin kaldırılması her aşamada istenebilir; koşulların değiştiği ileri sürülerek yeniden başvurulması da mümkündür.
Çıkış yasağı bulunmamakla birlikte, 6183 sayılı Kanun idareye güçlü tahsil araçları tanır. Teminat istenmesi, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk bunların başında gelir.
Ödeme emri tebliği üzerine borç ödenmezse haciz uygulanır. Menkul ve gayrimenkul mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklar haczedilebilir.
Kanuni temsilciler ve ortaklar bakımından ise 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Kanun’daki sorumluluk hükümleri devreye girer. Bu nedenle borcun tahsili, çıkış yasağı olmaksızın da etkin biçimde yürütülebilmektedir.
Sistem kayıtlarında geçmiş dönemden kalan tahdit şerhleri nedeniyle sınır kapısında sorun yaşanabilmektedir. Böyle bir durumda tahdidin dayanağının ve tarihinin yazılı olarak sorulması gerekir.
Dayanağı kalmamış bir tahdit sürdürülüyorsa, ilgili idareye başvurularak kaldırılması istenir. 2577 sayılı Kanun m.11 uyarınca yapılan bu başvuru, işlemeye başlamış dava süresini durdurur ve otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
Başvurunun reddi veya reddedilmiş sayılması hâlinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Seyahat özgürlüğüne yönelik müdahalenin sürmesi hâlinde yürütmenin durdurulması da ayrıca istenmelidir.
Sınır kapısında karşılaşılan tahdidin dayanağı yazılı olarak sorulmalı, cevabın bir örneği saklanmalıdır.
Vergi borcu nedeniyle konulduğu iddia edilen bir tahdit varsa, dayanak maddenin yürürlükte olup olmadığı denetlenmelidir.
Ceza soruşturması kapsamındaki adli kontrol tedbiri ile idari tahdit birbirine karıştırılmamalıdır; başvurulacak merciler farklıdır.
Hayır. 6183 sayılı Kanun’un yurt dışı çıkış tahdidini düzenleyen 36/A maddesi yürürlükten kaldırılmıştır; salt vergi borcuna dayalı idari çıkış yasağı uygulanmaz.
5682 sayılı Kanun m.22 pasaport verilmesi yasak olan hâlleri sayar. Güncel metinde vergi borcuna dayalı bir tahdit sebebi bulunmamaktadır.
Mahkeme kararına dayalı hâllerde. 5271 sayılı Kanun m.109 uyarınca adli kontrol tedbiri olarak yurt dışına çıkamamak yükümlülüğü uygulanabilir.
6183 sayılı Kanun uyarınca teminat isteme, ihtiyati haciz, ihtiyati tahakkuk, ödeme emri ve haciz yollarına başvurulur; kanuni temsilci ve ortak sorumluluğu hükümleri de uygulanabilir.
İlgili idareye başvurularak kaldırılması istenir. 2577 sayılı Kanun m.11 uyarınca bu başvuru dava süresini durdurur; ret hâlinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir.
İdari işlemlere karşı iptal davası açılması, vergi uyuşmazlıkları, trafik ve sigorta kaynaklı talepler ile yabancılar hukukuna ilişkin başvuru ve dava süreçlerinde büromuzdan hukuki destek alabilirsiniz.