213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.378’in ikinci fıkrası uyarınca mükellefler beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamaz; vergi hatalarına ilişkin hükümler saklıdır. İhtirazi kayıt, bu kuralın uygulamada kabul edilmiş istisnasıdır: mükellef beyannameyi verirken beyanının bir kısmına katılmadığını yazılı olarak bildirir ve tahakkuk eden vergiye karşı otuz gün içinde vergi mahkemesinde dava açar.
213 sayılı Kanun m.378’in birinci fıkrası, vergi mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonu kararlarının tebliğ edilmiş olması; tevkif yoluyla alınan vergilerde ise istihkak sahiplerine ödemenin yapılmış ve verginin kesilmiş olması gerektiğini belirtir.
Aynı maddenin ikinci fıkrası, mükelleflerin beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamayacağını düzenler. Bu kural, beyanın mükellefin kendi iradesiyle oluşturduğu bir tasarruf olmasına dayanır.
Fıkranın son cümlesi vergi hatalarına ait hükümleri saklı tutar. Böylece beyan üzerinden tahakkuk eden vergide bir hesap hatası veya vergilendirme hatası bulunması hâlinde m.116 ve devamındaki düzeltme yolu açık kalır.
İhtirazi kayıt, beyannamenin verilmesi sırasında ve beyanname üzerinde ya da ekinde açıkça belirtilir. Elektronik ortamda verilen beyannamelerde de sistemin öngördüğü alan kullanılarak kayıt konulur.
Kaydın hangi tutara, hangi matrah kalemine ve hangi hukuki gerekçeye ilişkin olduğu açıkça yazılmalıdır. Genel ve soyut ifadelerle konulan kayıtlar, sonraki aşamada davanın kapsamını belirsizleştirir.
Beyanname süresinde verilmiş olmalıdır. Kanuni süresinden sonra verilen beyannamelere konulan ihtirazi kayıtların dava hakkı doğurup doğurmayacağı, beyanın hangi hükme dayandığına göre değerlendirilir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7 uyarınca vergi mahkemelerinde dava açma süresi otuz gündür. Süre, tahakkuk fişinin düzenlendiği veya verginin tahakkuk ettirildiği tarihi izleyen günden işlemeye başlar.
Dava, tahakkuk eden verginin ihtirazi kayıtla beyan edilen kısmına yönelik olarak açılır. Beyannamenin tamamının dava konusu yapılması mümkün değildir; yalnızca kaydın kapsadığı tutar tartışılabilir.
Görevli mahkeme vergi mahkemesidir. Dava dilekçesinde, ihtirazi kaydın hangi hükme dayandığı ve idarenin uygulamasının hangi yönden hukuka aykırı görüldüğü açıklanmalıdır.
2577 sayılı Kanun m.27’nin dördüncü fıkrası, vergi mahkemelerinde vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılmasının, dava konusu edilen bölümün tahsil işlemlerini durduracağını belirtir. Ancak aynı fıkra, ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerden dolayı açılan davaların tahsil işlemini durdurmayacağını açıkça düzenler.
Bu nedenle ihtirazi kayıtla açılan davalarda ayrıca yürütmenin durdurulması istenmelidir. Fıkra, bu davalar bakımından yürütmenin durdurulmasının istenebileceğini açıkça öngörmüştür.
Anılan fıkraya sonradan eklenen bir cümle Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir. Bu nedenle güncel uygulamada, ihtirazi kayıtla beyan edilen tutar bakımından tahsilatın durup durmayacağı yürütmenin durdurulması kararına bağlıdır.
213 sayılı Kanun m.112’nin altıncı fıkrası, ihtirazi kayıtla beyan edilip ödendikten sonra yargı kararına göre iade edilen, ancak yine yargı kararı uyarınca tahsili gereken vergilere, iade tarihinden yargı kararının vergi dairesine tebliği tarihine kadar geçen süre için gecikme faizi hesaplanacağını düzenler.
Aynı maddenin dördüncü fıkrası, fazla veya yersiz tahsil edilen vergilerin faiziyle birlikte iadesini düzenler. Fazla veya yersiz tahsilat mükelleften kaynaklanıyorsa faiz düzeltme talebi tarihinden, diğer hâllerde tahsil tarihinden itibaren hesaplanır.
İhtirazi kayıt konulmamışsa dahi bir vergi hatası varsa 213 sayılı Kanun m.116 ve devamındaki düzeltme yolu kullanılabilir. Kanun m.126 uyarınca düzeltme zamanaşımı süresi, maddede sayılan hâllerde bir yıldan aşağı olamaz.
İhtirazi kayıt beyanname verilirken konulmalıdır; sonradan eklenen kayıtlar dava hakkı doğurmaz.
Kaydın kapsadığı tutar ve gerekçe açıkça yazılmalı, davanın konusu bu kayıtla sınırlı tutulmalıdır.
Tahsilat kendiliğinden durmadığından dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması talebi mutlaka yer almalıdır.
Kural olarak açamaz. 213 sayılı Kanun m.378 bu yasağı öngörür; vergi hatalarına ilişkin hükümler ile ihtirazi kayıtla beyan hâli istisnadır.
Beyannamenin verilmesi sırasında, beyanname üzerinde veya ekinde açıkça belirtilerek konulur. Sonradan konulan kayıt sonuç doğurmaz.
Vergi mahkemelerinde dava açma süresi otuz gündür ve tahakkukun yapıldığı tarihi izleyen günden başlar.
Hayır. 2577 sayılı Kanun m.27 uyarınca ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine açılan davalar tahsil işlemini durdurmaz; ayrıca yürütmenin durdurulması istenmelidir.
213 sayılı Kanun m.112 uyarınca ihtirazi kayıtla ödenip yargı kararıyla iade edilen ve yine yargı kararıyla tahsili gereken vergilere, iade tarihinden kararın vergi dairesine tebliği tarihine kadar gecikme faizi hesaplanır.
İdari işlemlere karşı iptal davası açılması, vergi uyuşmazlıkları, trafik ve sigorta kaynaklı talepler ile yabancılar hukukuna ilişkin başvuru ve dava süreçlerinde büromuzdan hukuki destek alabilirsiniz.
Vergi mahkemesinde dava açmanın koşulları ve süreleri.
Devamını oku ›MakaleDüzeltme ve şikâyet yoluyla vergi hatalarının giderilmesi.
Devamını oku ›MakaleVergi uyuşmazlıklarında tahsilatın durması ve yürütmenin durdurulması.
Devamını oku ›