5682 sayılı Pasaport Kanunu m. 22 uyarınca; yurt dışına çıkmaları mahkemelerce yasaklananlara ve maddede sayılan hâllerde İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere pasaport veya seyahat vesikası verilmez, verilmişse geri alınır. Tahdit kaydının hukuka aykırı konulduğu veya koşulların ortadan kalktığı hâllerde; kaydın kaldırılması için idareye başvurulabilir ve idari yargıda iptal davası açılabilir.
Pasaport tahdidi; pasaport verilmemesi, yenilenmemesi veya geri alınması sonucunu doğuran idari kayıttır. Kanun; mahkemece yurt dışına çıkışı yasaklananlar ile belirli bağlantıları İçişleri Bakanlığınca tespit edilenleri kapsar.
Kaybedilen pasaportunu haklı sebebe dayandıramayanlara ve sınır dışı edilmiş olanlara da pasaport verilmeyebilir; bu hâller takdire dayalıdır ve gerekçe denetimine tabidir.
Tahdit kaydı; hudut kapılarına, nüfusa kayıtlı il emniyet müdürlüğüne ve Emniyet Genel Müdürlüğüne bildirilir; çıkışlar bu kayıtlar üzerinden engellenir. Süresi dolan pasaportlar yenilenmez, yurt dışındakilere dönüş için seyahat vesikası verilir.
Tahdit, aile bireylerini kendiliğinden kapsamaz; her kişi için ayrı kayıt ve ayrı değerlendirme gerekir.
Mahkemelerce verilen yurt dışına çıkış yasağı, adli kontrol tedbiri olarak uygulanır; kaldırılması, tedbiri veren yargı merciinden istenir.
Adli yasak kalktığı hâlde idari kayıtların güncellenmemesi sık görülen sorundur; kaldırma kararının kolluk kayıtlarına işletilmesi takip edilmelidir.
Yasak devam ederken yapılan pasaport başvuruları reddedilir; önce tedbirin kaldırılması gerekir.
Adli kontrol kapsamındaki yasaklarda periyodik inceleme güvenceleri işler; devamının gerekçesi her incelemede yeniden ortaya konmalıdır.
İdari tespit üzerine konulan tahditlerde; tespitin dayanağı, güncelliği ve ilgiliyle bağlantının somutluğu denetlenir. Zaruri hâllerde Cumhurbaşkanının onayı ile pasaport verilebilmesi, rejimin istisna kapısıdır.
Tahdit süresiz bir damga değildir: koşullar değiştiğinde kaydın kaldırılması için başvuru yapılabilir; ret veya zımni ret dava konusu edilir.
Kaldırma başvurularında altmış günlük cevap süresi ve zımni ret kurgusu işletilir; sessizlik, dava yolunu açar.
Tahdit dayanağının paylaşılmaması hâlinde bilgi edinme ve dava aşamasında mahkemeden celp talep edilmelidir.
İlk adım; kaydın hangi makam ve dayanakla konulduğunun öğrenilmesidir (il emniyet müdürlüğü, e-Devlet kayıtları, bilgi edinme).
Kaldırma başvurusunun reddi hâlinde, tebliğ veya zımni ret üzerine altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılır; seyahat özgürlüğüne etki nedeniyle yürütmenin durdurulması istenmelidir.
Dava dilekçesinde; işin aciliyeti (tedavi, eğitim, iş sözleşmesi) belgeleriyle ortaya konmalı, tahdidin dayandığı tespitlerin güncelliği sorgulanmalıdır.
Yargı denetiminde; tedbirin dayanağı bilgi ve belgelerin somutluğu, güncel tehlike değerlendirmesi ve ölçülülük aranır; soyut nitelendirmelerle sürdürülen tahditler iptal edilir.
Seyahat hürriyeti anayasal bir haktır: sınırlamanın kanuni dayanağının ve gerekliliğinin idarece ortaya konması gerekir.
AYM bireysel başvuru yolu da hatırda tutulmalıdır; olağan yollar tüketildikten sonra seyahat hürriyeti ihlali ileri sürülebilir.
Denetimde idareden, tahdit dayanağı bilgi ve belgelerin mahkemeye sunulması istenir; sunulamaması iptal sebebidir.
Önce kayıt türü netleştirilmeli: adli tedbir mi, idari tahdit mi? Yanlış mercie başvuru zaman kaybettirir.
Adli tedbirde kaldırma talebi yargı merciine; idari tahditte kaldırma başvurusu ilgili idareye yapılır; sonuçsuz kalırsa dava açılır.
Hakkında kovuşturma bulunmayanların eski soruşturma kayıtlarına dayanan tahditleri, güncellik denetiminde en sık iptal edilen gruptur; takipsizlik ve beraat kararları dosyaya eklenmelidir.
Mahkeme yasağı veya kanunda sayılan hâllerde İçişleri Bakanlığı tespitiyle; ayrıca haklı sebep gösterilemeyen pasaport kayıplarında da verilmeme mümkündür.
e-Devlet ve emniyet kayıtlarından; dayanağı için bilgi edinme başvurusu yapılabilir.
Adli yasakta kararı veren yargı merciine; idari tahditte idareye kaldırma başvurusu yapılır, ret hâlinde 60 günde idare mahkemesine dava açılır.
Kural olarak hayır; bu nedenle yürütmenin durdurulması talep edilmelidir.
Kendiliğinden kaldırmaz; kararın kayıtlara işletilmesi ve kaydın kaldırılması ayrıca takip edilmelidir.
İptal, tam yargı ve itiraz süreçlerinde destek için bize ulaşın.