Haciz ihbarnamesine yedi gün içinde itiraz etmeyen üçüncü kişi, borç zimmetinde sayıldığı ikinci ve üçüncü ihbarnameler üzerine on beş gün içinde menfi tespit davası açabilir (İİK m.89/3). Davanın açıldığını gösteren belge yirmi gün içinde icra dairesine verilirse, üçüncü kişi hakkındaki cebri icra durur.
İİK m.89/1 uyarınca borçlunun üçüncü kişideki alacağı veya üçüncü kişi elindeki taşınır malı haczedilince icra memuru, üçüncü kişiye borcunu artık yalnızca icra dairesine ödeyebileceğini bildirir. Bu bildirime uygulamada “birinci haciz ihbarnamesi” veya kısaca “89/1” denir.
İhbarname çoğunlukla bankalara, işverenlere, kiracılara ve borçluyla ticari ilişkisi olan şirketlere gönderilir. İhbarnamede ayrıca maddenin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları da üçüncü kişiye bildirilir; yani ihbarnameyi alan kişi, itiraz etmemenin sonuçları konusunda baştan uyarılmış sayılır.
Haciz ihbarnamesi bir tüzel kişinin şubesine veya tüm şubeleri kapsayacak şekilde merkezine tebliğ edilebilir. Merkeze tebliğ edilmişse merkez, bütün şube ve birimleri kapsayacak şekilde beyanda bulunmakla yükümlüdür.
Üçüncü kişi, ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazını icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmek zorundadır (İİK m.89/2). Borcu olmadığı, malın elinde bulunmadığı, borcun ihbarnameden önce ödendiği veya malın borçluya ait olmadığı gibi iddialar bu yolla ileri sürülür.
Yedi gün içinde itiraz edilmezse mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve bu durum ikinci haciz ihbarnamesi ile bildirilir. İkinci ihbarnamede de tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz etme veya borcu ödeme imkânı tanınır (İİK m.89/3).
İkinci ihbarnameye de süresinde itiraz etmeyen ve ödeme yapmayan üçüncü kişiye, bu kez on beş gün içinde parayı ödemesi, malı teslim etmesi ya da menfi tespit davası açması, aksi hâlde zorla tahsil yoluna gidileceği bildirilir. Uygulamada bu bildirime “üçüncü haciz ihbarnamesi” denir.
Üçüncü haciz ihbarnamesini alan kişi, bildirimden itibaren on beş gün içinde menfi tespit davası açabilir (İİK m.89/3). Dava, icra takibinin yapıldığı yer veya üçüncü kişinin yerleşim yeri mahkemesinde açılır.
Bu dava, üçüncü kişinin takip borçlusuna borçlu olmadığının veya malın borçluya ait olmadığının tespitini amaçlar. Madde, bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davalarının maktu harca tabi olduğunu açıkça düzenler; bu nedenle dava konusu tutar yüksek olsa bile nispi harç ödenmez.
İtiraz sürelerinin kaçırılmış olması, üçüncü kişinin gerçekte borçlu olduğu anlamına gelmez. Kanun, süre kaçırıldığında bile gerçek durumun ispatı için bu dava yolunu açık tutar; ancak süreler çok kısa olduğundan takvim dikkatle izlenmelidir.
Üçüncü kişi, süresinde dava açtığına ilişkin belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ederse, hakkındaki cebri icra işlemleri davanın sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur (İİK m.89/3).
Yalnızca dava açmak yeterli değildir; belgenin icra dairesine süresinde sunulması gerekir. Belge verilmezse üçüncü kişi hakkında haciz dahil cebri icra işlemleri devam edebilir.
İcranın durduğu süre boyunca alacaklının satış isteme sürelerini düzenleyen İİK m.106’daki süreler de işlemez. Bu kural, alacaklının dava sürerken hak kaybına uğramasını önler.
Menfi tespit davasında üçüncü kişi, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın borçluya ait olmadığını ispat etmekle yükümlüdür (İİK m.89/3). Ticari defterler, banka kayıtları, cari hesap ekstreleri ve ödeme belgeleri bu davada belirleyici delillerdir.
Üçüncü kişi açtığı davayı kaybederse mahkeme, onu dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm eder. Bu yaptırım, dayanaksız davaların yalnızca icrayı geciktirmek için açılmasını caydırmayı amaçlar.
Kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle ihbarnameye süresinde itiraz edemeyen üçüncü kişi için İİK m.65 hükmü uygulanır. Her hâlde üçüncü kişi, ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı açacağı davayla isteyebilir (İİK m.89/5).
İlk iş tebliğ tarihini not etmektir. Birinci ve ikinci ihbarname için yedi günlük, üçüncü ihbarname için on beş günlük dava süresi ve yirmi günlük belge teslim süresi birbirinden bağımsız işler; her birinin başlangıcı ayrı tebliğ tarihidir.
Borç gerçekten yoksa itiraz gerekçeli ve belgeli yazılmalıdır: “borcumuz yoktur” demek yerine cari hesap durumu, son ödeme tarihi veya sözleşmenin sona ermesi gibi somut bilgiler verilmelidir. Gerçeğe aykırı beyan, alacaklının icra mahkemesinde üçüncü kişinin cezalandırılmasını ve tazminat ödemesini istemesine yol açabilir (İİK m.89/4).
Borç varsa ancak henüz muaccel değilse bu durum da açıkça belirtilmelidir. Hiç cevap vermemek en riskli seçenektir; çünkü sessizlik, kanun gereği borcun zimmette sayılması sonucunu doğurur.
Tebliğden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü itiraz edilmelidir (İİK m.89/2).
Üçüncü ihbarnamenin bildiriminden itibaren on beş gün içinde menfi tespit davası açılabilir (İİK m.89/3).
Evet. Dava açıldığına dair belge bildirimden itibaren yirmi gün içinde icra dairesine verilmezse cebri icra işlemleri durmaz (İİK m.89/3).
İcra takibinin yapıldığı yer veya üçüncü kişinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir (İİK m.89/3).
Kanun, İİK m.89/3 uyarınca açılan menfi tespit davalarının maktu harca tabi olduğunu açıkça belirtir.
Evet. Mahkeme, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmeder (İİK m.89/3).
Üçüncü kişi, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın borçluya ait olmadığını ispat etmek zorundadır (İİK m.89/3).
Kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edemeyen üçüncü kişi için İİK m.65’teki eski hâle getirme hükmü uygulanır (İİK m.89/5).
İhbarname merkeze tüm şubeleri kapsayacak şekilde tebliğ edilmişse merkez, bütün şube ve birimleri için beyanda bulunmakla yükümlüdür (İİK m.89/7).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
Haciz ihbarnamesi, borçlunun üçüncü kişideki alacak ve mallarını İİK.
Devamını oku ›MakaleBonoyla genel haciz yoluyla takipte 7 günlük itiraz, itirazın.
Devamını oku ›Makaleİtirazın iptali ile itirazın kaldırılması arasındaki farklar; görevli.
Devamını oku ›