Başkasının malını kısmen veya tamamen yıkmak, tahrip etmek, yok etmek, bozmak veya kullanılamaz hale getirmek temel mala zarar verme suçunu oluştururken, kanun bazı durumlarda bu suçu daha ağır cezalandırmaktadır. Bu düzenleme, mülkiyet hakkının çeşitli boyutlarda korunmasını amaçlar. Uygulamada bu suç, komşuluk uyuşmazlıklarından ticari rekabet kaynaklı olaylara kadar geniş bir yelpazede karşımıza çıkmaktadır.
TCK m.151 kapsamında mala zarar verme suçunun temel hali hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Ancak m.152/1-a uyarınca suçun kamu kurum ve kuruluşlarına ait mallara karşı işlenmesi hâlinde bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörülmüş; m.152/2-a uyarınca yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanılarak işlenmesi hâlinde ise verilecek cezanın bir katına kadar artırılacağı düzenlenmiştir. Bu suç, taşınır veya taşınmaz mal ayrımı gözetmeksizin her türlü mülkiyet hakkını koruma altına alır.
Ayrıca suçun sulama, elektrik veya doğalgaz iletim tesisleri gibi kamu hizmetine özgülenmiş eşyalara karşı işlenmesi, kullanılamaz hale gelen ağaç veya bitki örtüsüne verilen zarar da nitelikli haller arasında sayılır, çünkü bu tür zararlar geniş kitleleri etkileme potansiyeli taşır. Bu tesislerin zarar görmesi, sadece mal sahibini değil, o hizmetten yararlanan geniş bir kesimi de doğrudan etkileyebilir.
Mala zarar verme suçunun silahla işlenmesi veya kişinin kendisini tanınmayacak hale getirerek tehdit yaratacak şekilde hareket etmesi cezayı ağırlaştırır. Birden fazla kişinin birlikte hareket ederek mala zarar vermesi de aynı şekilde değerlendirilir ve organize hareketin varlığı ayrıca araştırılır.
Bu nitelikli hallerin varlığında hem hapis cezası hem de adli para cezası birlikte uygulanabilir, mahkemenin takdiri failin kastının yoğunluğu ve zararın büyüklüğü dikkate alınarak şekillenir, bu nedenle her olay kendi koşulları içinde değerlendirilir. Zararın parasal değeri, onarım maliyeti ve failin daha önce benzer fiiller işlemiş olup olmadığı da ceza tayininde göz önünde bulundurulur. Failin zararı önceden planlamış olması da mahkemenin ceza tayininde göz önünde bulundurduğu unsurlardandır.
Mala zarar verme suçunun temel hali şikayete tabidir, ancak nitelikli hallerde bu şart aranmayabilir, bu nedenle somut olayın hangi fıkra kapsamında değerlendirildiği önem taşır. Mağdurun uğradığı maddi zarar için ayrıca hukuk davası açması mümkündür ve bu iki süreç birbirinden bağımsız yürütülür.
Ceza yargılaması ile hukuk davası birbirinden bağımsız yürütülür, ancak ceza dosyasındaki tespitler hukuk davasında delil olarak kullanılabilir, bu nedenle iki sürecin birlikte yönetilmesi tavsiye edilir ve zamanaşımı sürelerine dikkat edilmesi gerekir.
TCK m.152'nin birinci fıkrası yedi bent hâlinde nitelikli hâlleri sayar ve bu hâllerde ceza bir yıldan dört yıla kadar hapistir. Bentler; kamu kurum ve kuruluşlarına ait ya da kamu hizmetine tahsis edilmiş yer, bina, tesis veya eşya; yangına, sel ve taşkına, kazaya ve diğer felaketlere karşı korunmaya tahsis edilmiş eşya veya tesis; devlet ormanı statüsündeki yerler hariç her türlü dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğu; sulamaya, içme sularının sağlanmasına veya afetlerden korumaya yarayan tesisler bakımından düzenlenmiştir.
Sayım grev ve lokavt ile örgütlü yapıları da kapsar: grev veya lokavt hâllerinde işverenlerin, işçilerin ya da sendika veya konfederasyonların maliki olduğu veya kullanımındaki bina, tesis ve eşya; siyasi partilerin ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının maliki olduğu veya kullanımındaki bina, tesis ve eşya; sona ermiş olsa bile görevinden ötürü öç almak amacıyla bir kamu görevlisinin zararına işlenmesi.
İkinci fıkra işleniş biçimini ağırlaştırıcı sayar: yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanarak; toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olmak suretiyle; radyasyona maruz bırakarak, nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanarak işlenmesi hâlinde ceza bir katına kadar artırılır. 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunla eklenen üçüncü fıkra ise sonucu esas alır: suçun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde ceza yarısından iki katına kadar artırılır.
Evet, kamu kurum ve kuruluşlarına ait mallara verilen zarar nitelikli hal sayılır ve ceza miktarı belirgin şekilde artırılır. Bu fark, zararın kamu hizmetine olan etkisinin daha geniş olmasından kaynaklanır.
Yangın çıkma riski ve zararın büyüklüğü nedeniyle yakıcı madde kullanarak işlenen mala zarar verme kanunda özel olarak ağırlaştırıcı sebep sayılmıştır. Bu davalarda ceza mahkemesi kararı kesinleşmeden hukuk davasının sonuçlanması da mümkün olabilir.
Evet, ceza davasından bağımsız olarak uğranılan maddi zararın tazmini için hukuk mahkemesinde ayrıca dava açılabilir. Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlık iki ayrı yargılama sürecinde ele alınır.
TCK m.152'nin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca, devlet ormanı statüsündeki yerler hariç olmak üzere nerede olursa olsun her türlü dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğu hakkında işlenen mala zarar verme nitelikli hâl sayılır ve ceza bir yıldan dört yıla kadar hapistir.
Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında etkin savunma ve müdafilik hizmetiyle haklarınızı koruyoruz. Vakit kaybetmeden bize ulaşın.
Kamu görevlisinin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilen mal üzerinde zimmetine geçirme fiilinin TCK m.247 kapsamında cezası anlatılır.
Devamını oku ›Makale5237 sayılı TCK kapsamında zincirleme suç: aynı suçun değişik zamanlarda birden çok işlenmesi ve cezaya etkisi.
Devamını oku ›Makaleİntihara Yönlendirme Suçu ve Ceza Sorumluluğu hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEziyet Suçu Nedir ve Nasıl Cezalandırılır hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAyrımcılık ve Nefret Suçu TCK m.122 hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleHaberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçu hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›