İcra ve iflas dairesi görevlilerinin kusurundan doğan zarar için tazminat davası görevliye değil, yalnızca idareye karşı açılabilir ve bu davalara adliye mahkemelerinde bakılır (İİK m.5). Dava, zararın öğrenilmesinden itibaren 1 yıl ve her hâlde fiilden itibaren 10 yıl içinde açılmalıdır (İİK m.7).
İİK m.5 uyarınca icra ve iflas dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davaları ancak idare aleyhine açılabilir. Zarar gören kişi icra müdürüne, müdür yardımcısına veya katibe doğrudan dava açamaz.
Bu düzenleme, kamu görevlisinin görevini yaparken verdiği zarardan Devletin sorumlu olması ilkesinin icra hukukundaki yansımasıdır. Zarar görenin muhatabı ödeme gücü bulunan Devlettir; görevlinin kişisel malvarlığıyla uğraşmak gerekmez.
Devlet tazminatı ödedikten sonra, zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan görevliye rücu hakkı saklıdır. Rücu, Devlet ile görevli arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirir; zarar görenin hakkını etkilemez.
İİK m.5 sorumluluğu görevlilerin kusuruna bağlar; bu nedenle zarar ile icra işlemi arasında illiyet bağı ve görevlinin kusurlu davranışı birlikte ortaya konmalıdır.
Uygulamada sık görülen örnekler şunlardır: haczedilen paranın veya malın başka dosyaya ya da hak sahibi olmayan kişiye ödenmesi, muhafaza altındaki malın kaybolması veya zarar görmesi, tapu ya da trafik kaydına haciz şerhinin zamanında işlenmemesi yüzünden malın elden çıkması, yanlış kişiye tebligat nedeniyle hak kaybı.
Her usulsüzlük tazminat doğurmaz. Zararın şikâyet yoluyla giderilmesi mümkün iken bu yola başvurulmaması, mahkemenin tazminatın kapsamını değerlendirirken zarar görenin kendi payını dikkate almasına yol açabilir.
İİK m.6 uyarınca icra dairesine yatırılan, tahsil edilen veya muhafaza altına alınan paralar görevlice zimmete geçirilirse, bu miktar ceza davasının sonucu beklenmeden ve ayrıca tazminat hükmüne gerek kalmadan hazine tarafından derhal icra veznesine yatırılır.
Bu kural alacaklıyı, uzun sürebilecek ceza yargılamasının sonucunu beklemekten kurtarır. Dosyadaki para kaybolmuş sayılmaz; Devlet eksik tutarı vezneye koyar ve dosya kaldığı yerden yürür.
Devletin asıl sorumlulara rücu hakkı burada da saklıdır. Zimmet dışındaki hatalarda ise bu hızlı yol yoktur; zarar görenin m.5 uyarınca tazminat davası açması gerekir.
İİK m.16 uyarınca icra dairesinin kanuna veya olaya aykırı işlemlerine karşı öğrenme tarihinden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesine şikâyet yoluna gidilebilir; bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması hâlinde şikâyet her zaman yapılabilir.
Şikâyet, hatalı işlemi düzeltmeye veya iptal ettirmeye yöneliktir; zararın parayla giderilmesini sağlamaz. İşlem henüz düzeltilebilecek durumdaysa önce şikâyet yoluna gidilmesi, zararın büyümesini önler.
Zarar gerçekleştikten ve işlemin düzeltilmesiyle giderilemeyecek hâle geldikten sonra tazminat davası gündeme gelir. Bu dava icra mahkemesinde değil, adliye mahkemelerinde (genel mahkemelerde) görülür (İİK m.5).
İİK m.7 uyarınca zarar ve ziyan davası, zarar görenin zararı öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde zarara yol açan fiilin gerçekleşmesinden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Zarara yol açan fiil aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanunları bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, hukuk davasında da bu ceza zamanaşımı uygulanır. Zimmet gibi suç teşkil eden hâllerde süre bu nedenle uzayabilir.
Bir yıllık süre kısa olduğundan zararın öğrenildiği tarih (örneğin paranın başka dosyaya ödendiğinin tespit edildiği gün) belgeyle saptanmalı ve dava gecikmeden açılmalıdır.
Önce hatayı belgeleyin: dosyanın UYAP kayıtlarını, tahsilat ve ödeme makbuzlarını, haciz ve muhafaza tutanaklarını, tapu veya trafik kayıt örneklerini temin edin. Zararın ne zaman öğrenildiğini gösteren belgeyi ayrıca saklayın.
İşlem düzeltilebilir durumdaysa 7 gün içinde icra mahkemesine şikâyet edin. Para zimmete geçirilmişse icra müdürlüğüne ve Cumhuriyet başsavcılığına bildirimde bulunarak tutarın İİK m.6 uyarınca vezneye yatırılmasını talep edin.
Zarar kesinleşmişse, zararı öğrendiğiniz tarihten itibaren bir yıl dolmadan idare aleyhine tazminat davası açın. Dava dilekçesinde görevlinin kusurunu, zararın miktarını ve ikisi arasındaki bağı ayrı başlıklarla gösterin.
Hayır. Görevlilerin kusurundan doğan tazminat davaları ancak idare aleyhine açılabilir (İİK m.5).
Adliye mahkemelerinde görülür; idare mahkemesinde veya icra mahkemesinde değil (İİK m.5).
Zararın öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde fiilden itibaren on yıl içinde (İİK m.7).
Evet. Ceza kanunu daha uzun zamanaşımı öngörüyorsa hukuk davasında da o süre uygulanır (İİK m.7/2).
Hayır. Zimmete geçirilen miktar ceza takibatı beklenmeden hazine tarafından derhal icra veznesine yatırılır (İİK m.6).
Öğrenme tarihinden itibaren 7 gündür; hakkın yerine getirilmemesi veya sürüncemede bırakılmasında süre yoktur (İİK m.16).
Evet. Devletin zararın doğmasında kusuru bulunan görevliye rücu hakkı saklıdır (İİK m.5).
İİK m.5 sorumluluğu görevlilerin kusurundan doğan zararlara bağlar; kusur ve illiyet bağının ortaya konması gerekir.
İstenebilir; ancak düzeltilebilecek bir işleme karşı şikâyet yoluna gidilmemesi, tazminatın kapsamının değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
Mal başka yerdeyse haczin o yer icra dairesine yazılması, talimat.
Devamını oku ›Makaleİcra mahkemesine şikâyet, icra dairesi işlemlerinin kanuna aykırı.
Devamını oku ›Makaleİhale sürecindeki hukuka aykırılıklarda önce idareye şikâyet, sonra.
Devamını oku ›