Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim edilen hacizli mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, TCK m.289 uyarınca üç aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılır. Malın sahibi borçluysa ceza yarı oranında indirilir; mal kovuşturmadan önce iade edilirse ceza beşte dört oranında azalır.
TCK m.289/1, muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli, hacizli veya el konulmuş mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişiye üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezası öngörür.
Suçun kilit unsuru “resmen teslim”dir. İcra dairesi haczettiği taşınır malı kural olarak muhafaza altına alır; ancak alacaklı muvafakat ederse mal, istenildiği zaman verilmek şartıyla borçlu veya üçüncü kişi yanında yediemin olarak bırakılabilir (İİK m.88). Suçun faili, bu şekilde malı yediemin sıfatıyla teslim alan kişidir.
Bu nedenle yalnızca sicile haciz şerhi konulmuş, fakat kimseye yediemin olarak teslim edilmemiş bir malın kullanılması, kanundaki “resmen teslim” şartını karşılamadığı için bu suçun kapsamı dışında kalabilir. Somut olayda haciz tutanağında yediemin kaydı bulunup bulunmadığı belirleyicidir.
Kanun, hacizli malın korunması amacıyla teslim edildiğini esas alır. Malın satılması, devredilmesi, rehnedilmesi, başka yere kaçırılması veya tüketilmesi gibi, muhafaza amacıyla bağdaşmayan her işlem TCK m.289/1 kapsamında tasarruf olarak değerlendirilebilir.
Günlük kullanımın suç oluşturup oluşturmadığı, malın niteliğine ve kullanımın muhafaza amacını zedeleyip zedelemediğine göre değerlendirilir. Yargı uygulamasında, malı yıpratan veya değerini düşüren ya da istendiğinde teslimi imkânsız kılan kullanımın risk taşıdığı kabul edilir; bu konuda somut olayın koşulları önem taşır.
Mal icra dairesince istendiğinde teslim edilmezse, tasarrufun varlığı genellikle bu aşamada ortaya çıkar. Teslim edilemeyen mal için yedieminin açıklama yapması ve malın akıbetini belgelemesi gerekir.
Evet. TCK m.289/1 son cümlesine göre kişinin bu malın sahibi olması hâlinde verilecek ceza yarı oranında indirilir. Uygulamada yediemin çoğu zaman malın maliki olan borçlunun kendisidir.
İndirim suçu ortadan kaldırmaz; yalnızca cezayı azaltır. Borçlu, “mal zaten benim” savunmasıyla sorumluluktan kurtulamaz, çünkü haciz anından itibaren malın tasarruf yetkisi icra dairesinin denetimine girmiştir.
Muhafaza eden kişinin elinden malın rızası dışında alınması ise ayrı bir düzenlemeye tabidir: bu hâlde hırsızlık, yağma, dolandırıcılık veya mala zarar verme hükümleri uygulanır; malı alan kişi malın sahibiyse ceza yarısından dörtte üçüne kadar indirilir (TCK m.290/2).
TCK m.289/2 uyarınca suçun konusu eşyayı kovuşturma başlamadan önce geri veren veya bu mümkün değilse bedelini ödeyen kişi hakkında verilecek cezanın beşte dördü indirilir.
Bu etkin pişmanlık hükmü süreye bağlıdır: kovuşturma evresi iddianamenin kabulüyle başladığından, iade veya bedel ödemesinin bu tarihten önce yapılması gerekir. Sonradan yapılan ödeme bu özel indirimi sağlamaz.
Uygulamada, icra dosyasındaki borcun ödenmesi veya malın icra dairesine teslimi de bu kapsamda değerlendirilebilir. Hangi ödemenin “bedel” sayılacağı somut dosyaya göre belirlenir.
Kasıt olmasa bile yedieminin sorumluluğu doğabilir. TCK m.289/3, kendisine resmen teslim edilen malın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılması nedeniyle kaybolmasına veya bozulmasına neden olan kişiyi adli para cezası ile cezalandırır.
Bu nedenle yediemin, malı korumak için makul önlemleri almalı; bozulabilir veya değer kaybedebilecek mallar söz konusuysa durumu icra dairesine bildirmelidir.
Bir suç soruşturması kapsamında el konulan eşyayı amacı dışında kullanan kişi için ise ayrı bir hüküm vardır: TCK m.289/4 bu fiile bir yıla kadar hapis cezası öngörür.
En yaygın hata, haciz tutanağını imzalarken yediemin olarak malı teslim aldığını fark etmemektir. Tutanakta adınız yediemin olarak yazılıysa, mal üzerinde artık serbestçe tasarruf edemezsiniz.
İkinci hata, hacizli malı borç ödenince kendiliğinden serbest kalacağını düşünerek satmaktır. Haciz icra dairesince kaldırılmadan yapılan satış, borç sonradan ödense bile suç riskini ortadan kaldırmaz.
Mal kaybolmuş veya satılmışsa beklemek yerine, kovuşturma başlamadan malı iade etmek veya bedelini ödemek TCK m.289/2’deki beşte dört indirimden yararlanmanın tek yoludur.
Resmen teslim edilen hacizli mal üzerinde amaç dışı tasarruf, üç aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezası gerektirir (TCK m.289/1).
Evet, ancak malın sahibi olan fail hakkında ceza yarı oranında indirilir (TCK m.289/1).
Suç için malın muhafaza amacıyla resmen teslim edilmiş olması aranır; yalnızca sicil şerhi varsa ve yediemin tayini yoksa TCK m.289 şartları oluşmayabilir.
Kovuşturma başlamadan malı iade eder veya bedelini öderseniz ceza beşte dört oranında indirilir (TCK m.289/2).
Haczedilen malın, alacaklının muvafakatiyle icra dairesince geçici olarak yanında bırakıldığı borçlu veya üçüncü kişidir (İİK m.88).
Özen yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle kaybolma veya bozulmada adli para cezası öngörülmüştür (TCK m.289/3).
Rıza dışında almada hırsızlık, cebirle almada yağma, hileyle almada dolandırıcılık hükümleri uygulanır (TCK m.290/2).
Borcun ödenmesi kendiliğinden davayı düşürmez; kovuşturmadan önce bedelin ödenmesi ise ceza indirimi sağlar (TCK m.289/2).
Evet, amacı dışında kullanan kişiye bir yıla kadar hapis cezası verilir (TCK m.289/4).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
İftira suçu: TCK m.267 uyarınca işlenmediği bilinen fiilin isnadı,.
Devamını oku ›MakaleYediemin, haczedilen malın muhafaza için teslim edildiği kişidir..
Devamını oku ›Makale5237 sayılı TCK m.84 uyarınca intihara azmettirme, teşvik etme veya.
Devamını oku ›