Evlatlık ve altsoyu, evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olur; evlatlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder (TMK m.500). Evlatlık, altsoy olarak birinci zümrede yer aldığından saklı paylıdır ve yasal payının yarısı kadar saklı paya sahiptir (TMK m.506).
Evlat edinme ile ana ve babaya ait haklar ve yükümlülükler evlat edinene geçer ve TMK m.314 uyarınca evlatlık, evlat edinenin mirasçısı olur. Bu kural, evlatlığın mirastan yararlanmasını kanun gereği sağlar; ayrıca vasiyetname yapılmasına gerek yoktur.
Evlatlık ilişkisi, evlat edinenin oturma yeri mahkemesince verilen kararla kurulur (TMK m.315). Dolayısıyla mirasçılığın doğması için bu kararın bulunması gerekir. Uygulamada “evlatlık gibi büyütülen” ancak mahkeme kararıyla evlat edinilmemiş kişiler yasal mirasçı sayılmaz; bu kişiler ancak vasiyetname veya miras sözleşmesiyle mirastan pay alabilir.
Evlat edinme kararı ile evlatlık ilişkisi nüfus kütüklerine de işlenir. Evlatlığın miras haklarının zedelenmemesi için evlatlığın geldiği aile kütüğü ile evlat edinenin aile kütüğü arasında bağ kurulur (TMK m.314).
TMK m.500 uyarınca evlatlık ve altsoyu, evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olur. Bu nedenle evlatlık, evlat edinenin birinci derece mirasçıları olan altsoy arasında yer alır ve öz çocuklarla eşit pay alır (TMK m.495).
Mirasbırakanın sağ kalan eşi varsa, eş altsoy ile birlikte mirasçı olduğunda mirasın dörtte birini alır (TMK m.499); kalan dörtte üç, öz çocuklar ve evlatlık arasında eşit bölünür. Örneğin mirasbırakanın eşi, bir öz çocuğu ve bir evlatlığı varsa çocuk ve evlatlık her biri mirasın sekizde üçünü alır.
Evlatlık mirasbırakandan önce ölmüşse, onun yerini altsoyu alır. Kanun evlatlığın altsoyunu da açıkça mirasçı saydığından halefiyet kuralı evlatlık bakımından da uygulanır (TMK m.495, m.500).
Evet. TMK m.500 açıkça “evlatlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder” hükmünü içerir. Evlatlık, evlat edinilmekle öz ana ve babasının, kardeşlerinin ve diğer kan hısımlarının mirasçısı olma hakkını kaybetmez.
Bu nedenle evlatlık, iki ayrı aileden mirasçı olabilen bir kişidir: hem evlat edinenin hem de öz ana ve babasının terekesinde pay sahibidir. Öz ana veya baba öldüğünde evlatlık, onların altsoyu olarak birinci zümrede yer alır.
Uygulamada öz ailenin terekesinde evlatlığın varlığı çoğu zaman bilinmez. Mirasçılık belgesi alınırken nüfus kayıtlarının eksiksiz incelenmesi gerekir; mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir (TMK m.598).
Hayır. TMK m.500/2 uyarınca evlat edinen ve onun hısımları, evlatlığa mirasçı olmaz. Mirasçılık tek yönlüdür: evlatlık evlat edinene mirasçı olur, ancak evlatlık ölürse evlat edinen onun yasal mirasçısı sayılmaz.
Evlatlığın altsoyu yoksa mirası, öz ana ve babası zümresine, bunlar da yoksa daha uzak kan hısımlarına ve sağ kalan eşine kalır. Evlat edinen, evlatlığın terekesinden ancak evlatlığın yapacağı vasiyetname veya miras sözleşmesi ile pay alabilir.
Bu kural, evlat edinenin kardeşleri, ana ve babası gibi hısımlar için de geçerlidir. Evlatlık ile evlat edinenin ailesi arasında miras ilişkisi yalnız evlatlık lehine kurulmuştur.
Evlatlık altsoy konumunda olduğundan saklı paylı mirasçıdır; TMK m.506 uyarınca altsoyun saklı payı yasal miras payının yarısıdır. Evlat edinen, vasiyetname ile evlatlığı bu oranın altına düşüremez.
Saklı payı zedelenen evlatlık, tasarruf edilebilir kısmı aşan kazandırmalar için tenkis davası açabilir (TMK m.560). Dava hakkı, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinden itibaren on yıl içinde kullanılmalıdır (TMK m.571).
Evlatlık, öz çocuklar gibi mirasçılıktan çıkarılabilir; ancak bunun için mirasbırakana veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlemesi ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi gerekir (TMK m.510).
En sık hata, mahkeme kararı olmadan fiilen büyütülen çocuğun yasal mirasçı sanılmasıdır. Evlatlık ilişkisi ancak mahkeme kararıyla kurulur (TMK m.315); karar yoksa mirasçılık da doğmaz ve korunmak isteniyorsa vasiyetname düzenlenmelidir.
İkinci hata, evlatlığın öz ailesindeki mirasçılığının unutulmasıdır. Öz ana veya babanın terekesi paylaşılırken evlatlık gözden kaçırılırsa, düzenlenen mirasçılık belgesinin geçersizliği sonradan ileri sürülebilir.
Mirasın borca batık olduğu düşünülüyorsa evlatlık da diğer mirasçılar gibi mirası üç ay içinde reddedebilir (TMK m.606). Bu süre kaçırılırsa miras kural olarak kazanılmış sayılır.
Evet, evlatlık kan hısımı gibi mirasçı olduğundan öz çocuklarla eşit pay alır (TMK m.495, 500).
Evlatlığın saklı payı vardır; ancak TMK m.510’daki ağır suç veya aile yükümlülüklerinin ağır ihlali hâlinde mirasçılıktan çıkarılabilir.
Evet, evlatlığın kendi ailesindeki mirasçılığı devam eder (TMK m.500).
Hayır, evlat edinen ve hısımları evlatlığa mirasçı olmaz (TMK m.500).
Altsoy için yasal miras payının yarısıdır (TMK m.506).
Hayır, evlatlık ilişkisi mahkeme kararıyla kurulur (TMK m.315); karar yoksa ancak vasiyetname ile pay alabilir.
Evet, evlatlığın altsoyu da evlat edinene mirasçı olur ve önce ölen evlatlığın yerini alır (TMK m.500).
Saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl, her hâlde on yıl içinde açılmalıdır (TMK m.571).
Evet, diğer yasal mirasçılar gibi üç ay içinde reddedebilir (TMK m.606).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
Miras hukukunun temel kavramları: yasal mirasçılar, zümre sistemi,.
Devamını oku ›MakaleSaklı paylı mirasçının mirasçılıktan çıkarılması: ağır suç ve aile.
Devamını oku ›MakaleMirasbırakan, ölüme bağlı tasarrufla belirli bir kişiyi mirasçı.
Devamını oku ›