İşveren, kurumsal elektronik posta hesaplarını denetleyebilir; ancak bu yetki sınırsız değildir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 419. maddesi uyarınca işveren, işçiye ait kişisel verileri ancak işçinin işe yatkınlığıyla ilgili veya hizmet sözleşmesinin ifası için zorunlu olduğu ölçüde kullanabilir. Denetimin hukuka uygun sayılması için önceden açık bilgilendirme yapılmış olması, meşru bir amaca dayanması ve ölçülü yürütülmesi gerekir.
İşverenin yönetim hakkı, işin düzenli yürütülmesini sağlamak amacıyla iş araçları üzerinde denetim yapmasına imkân verir. Bu yetki, iş sözleşmesinden ve işletmenin güvenliğini sağlama yükümlülüğünden doğar.
Ancak yönetim hakkı, çalışanın kişilik hakkıyla sınırlıdır. 6098 sayılı Kanun m.419, işverenin işçiye ait kişisel verileri ancak işe yatkınlıkla ilgili veya sözleşmenin ifası için zorunlu olduğu ölçüde kullanabileceğini düzenler ve özel kanun hükümlerini saklı tutar.
Denetim, aynı zamanda bir kişisel veri işleme faaliyetidir ve 6698 sayılı Kanun’a tabidir. Bu nedenle hukuki sebep, aydınlatma, saklama süresi ve güvenlik tedbirleri bakımından ayrıca değerlendirme yapılması gerekir.
Denetimin hukuka uygunluğunun ilk koşulu, çalışanın önceden bilgilendirilmiş olmasıdır. Kurumsal iletişim araçlarının kullanım kuralları, denetimin kapsamı, yöntemi, sıklığı ve sonuçları yazılı bir politikada gösterilmelidir.
Bilgilendirme genel ve soyut olmamalıdır. Hangi araçların denetleneceği, denetimin içerik okumasını kapsayıp kapsamadığı ve kayıtların ne kadar süreyle saklanacağı somut biçimde belirtilmelidir.
Bilgilendirme yapılmaması hâlinde çalışanda makul bir mahremiyet beklentisi doğar. Bu beklentinin varlığı, denetimi hukuka aykırı kılabileceği gibi elde edilen içeriğin delil olarak kullanılmasını da engelleyebilir.
Denetim, meşru amaca ulaşmak için gerekli olanla sınırlı tutulmalıdır. Amaç iş güvenliğinin sağlanması veya bilgi sızıntısının önlenmesi ise, önce üstveri düzeyinde inceleme yapılması, içerik okumasına ancak zorunlu hâllerde geçilmesi beklenir.
Kişisel nitelikte olduğu açıkça anlaşılan iletiler denetim dışında bırakılmalıdır. Konu satırından ya da gönderici bilgisinden özel yazışma olduğu anlaşılan bir iletinin açılması, ölçülülüğü aşan bir müdahale sayılabilir.
Şirket tarafından tahsis edilmemiş kişisel hesaplara erişim hiçbir şekilde meşru görülemez. Çalışanın kendi hesabına izinsiz girilmesi, ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında suç oluşturabilir.
Denetim sonucunda haklı fesih sebebi oluşturan bir davranış tespit edilirse, işveren 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesine dayanabilir. Ancak feshin dayandığı delilin hukuka uygun biçimde elde edilmiş olması aranır.
Hukuka aykırı biçimde elde edilen içerik, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.189/2 uyarınca ispatta dikkate alınamaz. Bu durumda fesih, dayanaksız kalabilir ve işe iade ya da tazminat sonuçları doğabilir.
Feshin haklılığı değerlendirilirken, denetimin önceden duyurulmuş bir politikaya dayanıp dayanmadığı, çalışanın bilgilendirilip bilgilendirilmediği ve müdahalenin ağırlığı birlikte ele alınır.
Denetim kapsamında elde edilen kayıtlar, işleme amacıyla sınırlı süre saklanmalıdır. Süre dolduğunda 6698 sayılı Kanun kapsamında silme, yok etme veya anonim hâle getirme yükümlülüğü doğar.
Kayıtlara erişim yetkisi sınırlı tutulmalı, erişim kayıtları tutulmalıdır. Kanun m.12/1, veri sorumlusunun uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbiri almak zorunda olduğunu düzenler.
İş ilişkisi sona erdiğinde kurumsal hesabın nasıl yönetileceği önceden belirlenmelidir. Hesabın makul bir süre yönlendirilip ardından kapatılması, hem işin sürekliliğini hem de eski çalışanın kişilik hakkını korur.
Kurumsal iletişim araçlarının kullanımına ilişkin politika yazılı hâle getirilmeli, çalışanlara tebliğ edilmeli ve tebliğ kaydı saklanmalıdır. Politikanın güncellenmesi hâlinde yeniden tebliğ edilmesi gerekir.
Denetim gerekçesi ve kapsamı her olayda ayrıca kayıt altına alınmalıdır. Genel bir yetkiye dayanarak süresiz ve kapsamsız inceleme yapılması, ölçülülük denetiminde savunulabilir olmaktan uzaktır.
İnceleme mümkün olduğunca birden fazla kişinin katılımıyla ve tutanakla yürütülmelidir. Bu, hem delilin bütünlüğünü hem de sürecin şeffaflığını destekler.
Meşru amaç, önceden bilgilendirme ve ölçülülük şartları birlikte gerçekleşiyorsa okuyabilir. 6098 sayılı Kanun m.419 uyarınca kullanım, işe yatkınlıkla ilgili veya sözleşmenin ifası için zorunlu olan ölçüyle sınırlıdır.
Çalışanda makul bir mahremiyet beklentisi doğar. Bu hâlde denetim hukuka aykırı sayılabilir ve elde edilen içerik 6100 sayılı Kanun m.189/2 uyarınca ispatta dikkate alınmayabilir.
Hayır. Şirket tarafından tahsis edilmemiş kişisel hesaplara erişim meşru görülemez. Bu fiil ayrıca 5237 sayılı Kanun kapsamında suç oluşturabilir.
Hukuka uygun biçimde elde edilmişse kullanılabilir. Aksi hâlde delil değerlendirme dışı kalır ve buna dayanan fesih dayanaksız hâle gelebilir.
İşleme amacının gerektirdiği süreyle sınırlı olarak saklanabilir. Süre dolduğunda 6698 sayılı Kanun kapsamında silme, yok etme veya anonim hâle getirme yükümlülüğü doğar.
Uyum süreçleri, veri ihlalleri ve içerik uyuşmazlıklarında değerlendirme için bize ulaşın.
İzlemede bilgilendirme ve ölçülülük ölçütleri.
Devamını oku ›MakaleElektronik verilerin delil değeri ve hukuka aykırı delil yasağı.
Devamını oku ›Makaleİş ilişkisinde rızanın geçerliliği tartışması.
Devamını oku ›