Feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçiye kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar doğmuş ücret ve diğer hakları ödenir (İş K. m.21/3). Bu hakkın sonuca bağlanması için işçinin kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde işverene başvurması gerekir.
4857 sayılı İş Kanunu m.21/3 uyarınca, feshin geçersizliğine karar verilen işçiye, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir. Uygulamada bu alacağa “boşta geçen süre ücreti” denir.
Bu alacak, işe iade davasının kazanılmasına bağlı bir sonuçtur. İşveren geçerli sebep göstermediğinde veya gösterdiği sebep geçerli bulunmadığında, mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verir; boşta geçen süre ücreti de bu kararın parçasıdır.
Dava, feshin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurma şartına bağlıdır; anlaşma sağlanamazsa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir (İş K. m.20/1). Bu sürelerin kaçırılması, boşta geçen süre ücretini de ortadan kaldırır.
2017 değişikliğiyle mahkeme veya özel hakem, boşta geçen süre ücreti ile diğer hakları dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirler (İş K. m.21/4). Böylece kararda somut bir tutar yer alır.
Yargılama dört aydan uzun sürse bile ödenecek miktar dört aylık tutarla sınırlıdır. Bu sınır emredicidir: m.21’in ilk üç fıkrası sözleşmelerle hiçbir şekilde değiştirilemez, aksi yöndeki sözleşme hükümleri geçersizdir (İş K. m.21/son).
“Diğer haklar” ifadesi; ikramiye, yemek ve yol yardımı gibi işçiye düzenli sağlanan para veya parayla ölçülebilen menfaatleri kapsar. Hangi kalemlerin hesaba katılacağı, iş sözleşmesi ve varsa toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenir.
İşçi, kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmak zorundadır (İş K. m.21/6). Bu başvuru yapılmazsa işverenin feshi geçerli bir fesih sayılır ve işveren yalnız bunun hukuki sonuçlarından sorumlu olur.
Yargıtay uygulamasında, süresinde işe başlatma başvurusu yapmayan işçinin boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı isteyemeyeceği kabul edilmektedir. Bu nedenle kararın tebliğ tarihinin takibi hayati önemdedir.
Başvurunun samimi olması da gerekir. İşe dönme niyeti taşımadan yalnız tazminat almak için yapılan başvurular uygulamada tartışma konusu olabilmektedir; işçi, işveren çağırdığında işe başlamaya hazır olmalıdır.
İşçinin başvurusu üzerine işveren işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır (İş K. m.21/1). İşe başlatılan işçiye boşta geçen süre ücreti ve diğer hakları ödenir.
Feshin ardından işçiye peşin ödenmiş bildirim süresi ücreti ile kıdem tazminatı, bu ödemeden mahsup edilir (İş K. m.21/5). Yani işçi daha önce bu kalemleri almışsa, işe döndüğünde fark üzerinden hesap yapılır.
Arabuluculukta işe başlatma konusunda anlaşılırsa taraflar işe başlatma tarihini, boşta geçen süre ücretinin parasal miktarını ve işe başlatmama tazminatının miktarını belirlemek zorundadır; aksi hâlde anlaşma sağlanamamış sayılır (İş K. m.21/7).
İşveren başvurudan itibaren bir ay içinde işçiyi işe başlatmazsa, boşta geçen süre ücretine ek olarak en az dört, en çok sekiz aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı öder (İş K. m.21/1). Mahkeme bu tazminatın miktarını da kararında belirler.
İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bu sürenin ücreti peşin ödenmemişse, bu tutar ayrıca ödenir (İş K. m.21/5). Bildirim süreleri kıdeme göre iki ila sekiz hafta arasında değişir (İş K. m.17).
İşe başlatmama hâlinde fesih tarihi, uygulamada işe başlatmama tarihi olarak değerlendirilir ve kıdem tazminatı hesabında boşta geçen süre de kıdeme eklenir. Bu konuda dosyaya özgü hesaplama yapılması gerekir.
Tebliğ tarihini kaçırmak: On iş günlük süre kararın kesinleşmesinden değil, kesinleşen kararın tebliğinden başlar. Tebligat vekile yapılmışsa süre o tarihten itibaren işler; işçi ile vekil arasında iletişim kopukluğu sık görülen hak kaybı sebebidir.
Başvuruyu ispatlanamayacak şekilde yapmak: Başvuru sözlü de yapılabilir; ancak ispat güçlüğü yaşamamak için noter ihtarnamesi veya iadeli taahhütlü yazı tercih edilmelidir.
Dört aydan fazla ücret beklemek: Yargılama ne kadar uzun sürerse sürsün, boşta geçen süre ücreti dört aylık tutarla sınırlıdır ve sözleşmeyle artırılamaz. Hesaplamada peşin alınan kıdem ve ihbar tazminatının mahsup edileceği de unutulmamalıdır.
Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmayan süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklar ödenir (İş K. m.21/3).
Hayır. Yargılama süresi ne olursa olsun ödeme en çok dört ayla sınırlıdır ve bu sınır sözleşmeyle değiştirilemez (İş K. m.21).
Kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde işverene başvurulmalıdır (İş K. m.21/6).
İşverenin feshi geçerli bir fesih sayılır ve işveren yalnız bunun sonuçlarından sorumlu olur (İş K. m.21/6).
Başvurudan itibaren bir ay içinde işe başlatmak zorundadır (İş K. m.21/1).
Boşta geçen süre ücretine ek olarak en az dört, en çok sekiz aylık ücret tutarında tazminat ödenir (İş K. m.21/1).
İşe başlatılırsanız peşin ödenen kıdem tazminatı ve bildirim süresi ücreti boşta geçen süre ödemesinden mahsup edilir (İş K. m.21/5).
Mahkeme, dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirler (İş K. m.21/4).
Evet. Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmalıdır (İş K. m.20/1).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
İşe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretini İş Kanunu m..
Devamını oku ›Makaleİşe iade davası şartları, başvuru süresi, zorunlu arabuluculuk, işe.
Devamını oku ›Makaleİşe iade için 30 işçi, 6 ay kıdem ve belirsiz süreli sözleşme şartı.
Devamını oku ›