Basit usul, küçük esnafın ticari kazancının hasılat ile giderler arasındaki fark üzerinden belgelerle tespit edildiği bir yöntemdir ve bu usulde tespit edilen kazanç gelir vergisinden istisnadır (GVK m.46, mük. m.20/A). Şartlardan biri takvim yılı içinde kaybedilirse, ertesi yıl başından itibaren gerçek usule geçilir.
Gelir Vergisi Kanunu m.46 uyarınca 47 ve 48. maddelerdeki şartları topluca taşıyanların ticari kazancı basit usulde tespit edilir. Basit usulde ticari kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler ve satılan malların alış bedelleri arasındaki olumlu farktır.
Bu fark, Vergi Usul Kanunu’na göre alınması ve verilmesi zorunlu belgelerde yazılı tutarlar esas alınarak hesaplanır. Basit usul mükellefleri defter tutma dışında bildirme, belge düzenleme, saklama, ibraz ve ceza hükümleri bakımından ikinci sınıf tüccarlara ilişkin hükümlere tabidir (GVK m.46).
2021 yılında eklenen mükerrer m.20/A ile kazancı basit usulde tespit olunan mükelleflerin m.46’ya göre tespit edilen kazançları gelir vergisinden müstesna tutulmuştur. İstisna, ticari kazanca ilişkindir; mükellefin başka kaynaklardan elde ettiği gelirler kendi hükümlerine tabidir.
GVK m.47 üç genel şart arar: kendi işinde bilfiil çalışmak veya işin başında bulunmak, işyerinin yıllık kira bedelinin veya işyeri kendisine aitse emsal kira bedelinin kanunda belirlenen sınırı aşmaması ve ticari, zirai ya da mesleki faaliyetler nedeniyle gerçek usulde gelir vergisine tabi olmamak.
Kira sınırı büyükşehir belediye sınırları içinde ve diğer yerlerde farklı tutarlar olarak belirlenmiştir. Bu tutarlar dönemsel olarak güncellendiğinden, başvuru yapılacak yıl için geçerli sınırın vergi dairesinden veya Gelir İdaresi duyurularından teyit edilmesi gerekir.
Yardımcı işçi veya çırak çalıştırmak ile seyahat, hastalık, askerlik gibi zorunlu ayrılıklar bilfiil çalışma şartını bozmaz. Kira ve gerçek usulde vergilendirilmeme şartları, işe devam edenlerde takvim yılı başındaki, yeni başlayanlarda işe başlama tarihindeki duruma göre uygulanır (GVK m.47).
GVK m.48, faaliyet türüne göre üç ayrı iş hacmi sınırı öngörür: malı olduğu gibi veya işledikten sonra satanlarda yıllık alım veya satım tutarı; bunların dışındaki işlerle uğraşanlarda yıllık gayri safi iş hasılatı; iki faaliyet birlikte yapılıyorsa yıllık satış tutarı ile iş hasılatı toplamı.
Bu sınırların herhangi birinin aşılması, basit usulden çıkmayı gerektirir. Kâr haddi emsallerine göre belirgin biçimde düşük olan akaryakıt, şeker ve milli piyango bileti gibi mallar için Hazine ve Maliye Bakanlığı ayrı alım satım sınırları belirleyebilir.
Aynı işte ortak çalışanlarda kira ve iş hacmi sınırları ortaklık için toplu, diğer şartlar her ortak için ayrı ayrı aranır. Ortaklardan biri gerçek usulde vergilendiriliyorsa diğer ortakların ticari kazancı da gerçek usulde tespit edilir (GVK m.46).
GVK m.51, şartları taşısa bile basit usulden yararlanamayacak olanları sayar. Bunlar arasında kollektif şirket ortakları ile komandit şirketlerin komandite ortakları, ikrazat işleriyle uğraşanlar, sarraflar ve kıymetli maden ile mücevherat alım satımı yapanlar bulunur.
Sigorta prodüktörleri, her türlü ilan ve reklam işi yapanlar, gayrimenkul ve gemi alım satımıyla uğraşanlar, tavassut işi yapanlar, maden ve taş ocağı işletenler ile belirli şehirlerarası taşımacılık faaliyetleri de kapsam dışındadır. GVK m.94’te sayılan vergi kesintisi yapmakla yükümlü kişi ve kurumlara karşı inşaat ve onarma işi taahhüt edenler de basit usulden yararlanamaz.
Ayrıca Cumhurbaşkanı, iş grupları, sektörler, il ve ilçeler, belediye nüfusu veya sabit işyerinde faaliyet gösterilip gösterilmemesi gibi ölçütlere göre gerçek usulde vergilendirilmesi gerekenleri belirleyebilir (GVK m.51/12). Bu nedenle faaliyetin bulunduğu yer ve sektör ayrıca kontrol edilmelidir.
Basit usule tabi olmanın şartlarından herhangi birini takvim yılı içinde kaybedenler, ertesi takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilir. Şartları taşıyan ancak basit usulden yararlanmak istemediğini yazıyla bildiren mükellef, dilekçesinde belirttiği tarihten veya izleyen yıl başından itibaren gerçek usule geçer (GVK m.46).
Gerçek usuldeki bir mükellef, genel şartları taşıyor ve arka arkaya iki hesap döneminin iş hacmi m.48’deki sınırların altında kalıyorsa, yazılı talebiyle izleyen takvim yılından itibaren basit usule geçebilir. Gerçek usuldeyken işini terk eden mükellef ise terk tarihini izleyen yılın başından itibaren iki yıl geçmedikçe basit usule dönemez.
Sahte veya içeriği itibarıyla yanıltıcı belge düzenlediği veya kullandığı tespit edilen basit usul mükellefi, bunun kendisine tebliğini izleyen aybaşından itibaren ikinci sınıf tüccar hükümlerine tabi olur; bu kişilerin kazancı hiçbir surette basit usulde tespit edilmez (GVK m.46).
İstisnayı vergi muafiyeti sanmak. Kazanç istisnası belge düzenleme, saklama ve bildirim yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz. Basit usul mükellefi ikinci sınıf tüccarların belge ve ceza hükümlerine tabidir (GVK m.46).
Sınır aşımını takip etmemek. Yıl içinde alım, satım veya hasılat sınırının aşılması, ertesi yıl gerçek usule geçişi gerektirir. Bu durumu dikkate almadan basit usulde devam etmek, geçmişe dönük tarhiyat riskini doğurabilir.
Faaliyet türünü gözden kaçırmak. Gayrimenkul alım satımı, reklam veya aracılık gibi m.51’de sayılan işlerden birine başlamak, diğer şartlar sağlansa bile basit usulün dışına çıkarır.
Hayır. Basit usulde tespit edilen ticari kazanç gelir vergisinden müstesnadır (GVK mük. m.20/A).
Hasılat ile giderler ve satılan malların alış bedelleri arasındaki olumlu fark olarak, belgelerdeki tutarlara göre hesaplanır (GVK m.46).
İşin başında bilfiil çalışmak, kira sınırını aşmamak ve başka bir faaliyetten gerçek usulde vergilendirilmemek (GVK m.47).
Belge düzenleme ve saklama bakımından ikinci sınıf tüccarlara ilişkin hükümler uygulanır; belge yükümlülükleri devam eder (GVK m.46).
Şartın kaybedildiği yılı izleyen takvim yılı başından itibaren (GVK m.46).
Genel şartlar sağlanır ve arka arkaya iki hesap döneminin iş hacmi sınırların altında kalırsa, yazılı talep üzerine izleyen yıldan itibaren dönülebilir (GVK m.46).
Gayrimenkul alım satımıyla uğraşanlar ve tavassut işi yapanlar basit usulden yararlanamaz (GVK m.51).
Hayır. Kollektif şirket ortakları ve komandite ortaklar basit usulden yararlanamaz (GVK m.51/1).
Tebliğini izleyen aybaşından itibaren ikinci sınıf tüccar hükümlerine tabi olur ve kazancı bir daha basit usulde tespit edilmez (GVK m.46).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
YouTuber ve fenomen gelirinde vergi istisnası, özel banka hesabı.
Devamını oku ›MakaleKripto kazancında özel vergi hükmü yokluğu, değer artışı tartışması,.
Devamını oku ›MakaleKurumlar vergisi ve gerçek usuldeki gelir vergisi mükellefleri.
Devamını oku ›