Bize ulaşın! 0535 664 07 63[email protected]Marka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Alan Adı ve Marka Uyuşmazlıkları

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 7. maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi, işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılmasını, kullanan kişinin bu kullanıma ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı bulunmaması şartıyla marka sahibinin yasaklayabileceği fiiller arasında sayar. Bu kullanım, Kanunun 29. maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz oluşturur.

Kanuni dayanak: SMK m.7/3-d

Sınai Mülkiyet Kanununun 7. maddesinin ikinci fıkrası, marka sahibinin izinsiz kullanımları önleme hakkını düzenler. Üçüncü fıkra ise bu hakkın hangi kullanım biçimlerine karşı ileri sürülebileceğini sayar.

Üçüncü fıkranın (d) bendi doğrudan internet ortamına ilişkindir. Bu bende göre, işareti kullanan kişinin işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla, işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması yasaklanabilir.

Aynı fıkranın (e) bendi, işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılmasını da kapsar. Alan adı uyuşmazlıklarında çoğu zaman bu iki bent birlikte gündeme gelir.

Tecavüzün şartları ve ölçütler

Kanunun 29. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, marka sahibinin izni olmaksızın markanın 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanılmasını marka hakkına tecavüz sayar. Bu nedenle alan adında kullanım, 7. maddedeki şartların gerçekleşmesi hâlinde doğrudan tecavüz oluşturur.

Değerlendirmede öncelikle ticari etki aranır. Alan adının fiilen ticari amaçla kullanılması, üzerinde satışa yönelik içerik bulunması veya rakip ürünlere yönlendirme yapılması ticari etkiyi gösterir.

İkinci ölçüt, kullanıcının işaret üzerinde hakkı veya meşru bağlantısı bulunup bulunmadığıdır. Kendi ad ve soyadı, tescilli ticaret unvanı ya da önceye dayalı bir kullanım, meşru bağlantı bakımından değerlendirilir.

Tanınmış markalar bakımından Kanunun 7. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ayrıca uygulanır. Bu hâlde farklı mal veya hizmetlerde kullanım da, markanın itibarından haksız yarar sağlanması veya ayırt edici karakterinin zedelenmesi şartıyla yasaklanabilir.

Başvurulabilecek yollar

Marka sahibi, Kanunun 149. maddesinde sayılan talepleri mahkemeye yöneltebilir. Bunlar arasında fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti, muhtemel tecavüzün önlenmesi, tecavüz fiillerinin durdurulması ile tecavüzün kaldırılması ve maddi ve manevi zararın tazmini yer alır.

Aynı maddede, tecavüzün devamını önlemek üzere tedbir alınması ve haklı sebep veya menfaat bulunması hâlinde kesinleşmiş kararın ilanı da düzenlenmiştir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.

Alan adının devri veya iptali yönündeki talepler, alan adı sisteminin tabi olduğu düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilir. Bu nedenle dava yolu ile alan adı yönetimi nezdindeki uyuşmazlık çözüm yolları birlikte planlanmalıdır.

Alan adı yönetimi ve idari çözüm yolu

5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 35. maddesine göre internet alan adlarının tahsisini yapacak kurum veya kuruluşun tespiti ile alan adı yönetimine ilişkin usul ve esaslar Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı tarafından belirlenir.

Bu düzenleme uyarınca çıkarılan ikincil mevzuat, alan adı uyuşmazlıklarının çözümü için ayrı bir idari yol öngörmektedir. Bu yol, marka sahibine mahkeme dışında da bir başvuru imkânı sağlar.

Genel üst düzey alan adları bakımından ise tahsis kuruluşlarının kendi uyuşmazlık çözüm politikaları uygulanır. Hangi yolun tercih edileceği, alan adının uzantısına ve talebin kapsamına göre belirlenir.

Görevli ve yetkili mahkeme

Kanunun 156. maddesine göre bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Bu mahkemelerin kurulmadığı yerlerde asliye hukuk ve asliye ceza mahkemeleri görevlidir.

Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme; davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir.

Davacının Türkiye'de yerleşim yeri bulunmaması hâlinde yetkili mahkeme, davanın açıldığı tarihte sicilde kayıtlı vekilin işyerinin bulunduğu yerdeki, vekillik kaydı silinmişse Kurum merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir.

Mevzuat Dayanağı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.7/3-d, işareti kullanan kişinin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla, işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod veya anahtar sözcük olarak kullanılmasının yasaklanabileceğini düzenler. 6769 sayılı SMK m.7 ve m.29 · mevzuat.gov.tr
Emsal Karar Yargı uygulamasında, alan adının salt tahsis edilmiş olmasının tek başına tecavüz oluşturmayacağı; ticari etki, kullanım biçimi ve kullanıcının işaretle meşru bağlantısının birlikte değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi yerleşik içtihadı, SMK m.7 ve m.149

Uyuşmazlık öncesi delil hazırlığı

Alan adının tahsis tarihi ve kayıt bilgileri belgelendirilmelidir. Sorgu çıktılarının tarih bilgisiyle birlikte saklanması gerekir.

İnternet sitesindeki içeriğin ticari niteliğini gösteren ekran görüntüleri alınmalı, mümkünse noter tespiti veya elektronik delil tespiti yaptırılmalıdır.

Markanın tescil tarihi ile alan adının tahsis tarihi karşılaştırılmalıdır. Öncelik ilişkisi, meşru bağlantı değerlendirmesinde belirleyici olabilir.

Yönlendirme ve arama motoru reklamlarında marka kullanımı varsa, bunlara ilişkin kayıtlar ayrıca toplanmalıdır.

Dava öncesi ihtarname gönderilmesi, tecavüzün devam etmesi hâlinde kusur ve zarar değerlendirmesinde dikkate alınabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Markamın alan adı olarak kullanılması tecavüz midir?

Sınai Mülkiyet Kanununun 7. maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendindeki şartlar gerçekleşiyorsa evet. Kullanımın internet ortamında ticari etki yaratması ve kullanan kişinin işaretle hakkı ya da meşru bağlantısı bulunmaması gerekir.

Alan adı benden önce alınmışsa ne olur?

Öncelik ilişkisi tek başına sonucu belirlemez ancak meşru bağlantı değerlendirmesinde önemlidir. Alan adı sahibinin işaret üzerinde kendi adına, unvanına veya önceye dayalı kullanımına ilişkin bir hakkı bulunup bulunmadığı incelenir.

Hangi talepler ileri sürülebilir?

Kanunun 149. maddesi uyarınca tecavüzün tespiti, muhtemel tecavüzün önlenmesi, tecavüz fiillerinin durdurulması, tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini ve kararın ilanı talep edilebilir.

Alan adı uyuşmazlıklarında idari başvuru yolu var mıdır?

5809 sayılı Kanunun 35. maddesi uyarınca alan adı yönetimine ilişkin usul ve esaslar Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığınca belirlenir. Bu çerçevede çıkarılan ikincil mevzuat ayrı bir uyuşmazlık çözüm yolu öngörmektedir.

Dava hangi mahkemede açılır?

Kanunun 156. maddesine göre görevli mahkeme fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir. Bu mahkeme kurulmamış yerlerde asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Yetki bakımından davacının yerleşim yeri veya fiilin gerçekleştiği ya da etkilerinin görüldüğü yer mahkemesi seçilebilir.

Marka, tasarım ve patent süreçlerinde hukuki destek

Başvuru ve itiraz işlemleri, TÜRKPATENT kararlarına karşı dava yolu ile tecavüz ve hükümsüzlük uyuşmazlıklarında büromuzdan hukuki destek alabilirsiniz.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar