İki ayrı zamanaşımı vardır: VUK m. 114 uyarınca vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler; 6183 sayılı Kanun m. 102 uyarınca ise vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden yılın başından itibaren beş yıl içinde tahsil edilmeyen amme alacakları zamanaşımına uğrar.
Tarh zamanaşımı, idarenin vergiyi tarh edip tebliğ etme yetkisini sınırlar: süre, alacağın doğduğu takvim yılını izleyen yılbaşından işler ve beş yılın sonunda tebliğ edilmemiş vergiler zamanaşımına uğrar.
VUK m. 113'e göre zamanaşımı, mükellefin müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade eder; hâkim ve idare tarafından resen dikkate alınır.
Beş yıllık süre, vergilendirme dönemi bazında ayrı ayrı hesaplanır; her dönemin alacağı kendi takvimine tabidir.
Veraset ve intikal vergisi gibi bazı vergilerde başlangıç, beyanname verme olayına bağlı özel kurallara tabidir.
Matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması zamanaşımını durdurur; duran süre, komisyon kararının vergi dairesine tevdiini izleyen günden itibaren kaldığı yerden işler.
Anayasa Mahkemesi iptali sonrası getirilen güvence: işlemeyen süre her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamaz; komisyonda yıllarca bekletilen dosyalarla zamanaşımı aşılamaz.
Sevkin gerçek olup olmadığı da denetlenir; sırf zamanaşımını durdurmak için yapılan şeklî sevkler himaye görmez.
Tahakkuk etmiş alacak için tahsil zamanaşımı işler: vade yılını izleyen yılbaşından itibaren beş yıl içinde tahsil edilmeyen amme alacağı zamanaşımına uğrar.
Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul edilir; ancak cebren takip yapılamaz. Ödeme emri, haciz ve mal bildirimi gibi işlemler tahsil zamanaşımını kesen sebepler arasındadır.
İki zamanaşımı birbirini izler: tarh zamanaşımı tahakkuk öncesini, tahsil zamanaşımı tahakkuk sonrasını disipline eder.
Şarta bağlı istisna ve muafiyetlerde süre, şartın ihlal edildiği yılı izleyen yılbaşından başlar; damga vergisinde zamanaşımına uğramış evrakın hükmünden sonradan yararlanılırsa vergi alacağı yeniden doğar.
Mücbir sebep hâlinde tarh zamanaşımı, işlemeyen süre kadar uzar; ceza kesmede ise ayrı zamanaşımı kuralları geçerlidir.
Ceza kesmede zamanaşımı, VUK'un ceza hükümlerindeki ayrı sürelere tabidir; vergi aslıyla karıştırılmamalıdır.
Zamanaşımına uğramış vergi için ihbarname tebliğ edilmişse dava açılarak tarhiyatın iptali istenir; ödeme emrine karşı ise borcun zamanaşımına uğradığı itirazı ileri sürülür.
Zamanaşımı def'i değil itiraz niteliğindedir: mahkeme resen gözetir; ancak dosyadaki kesme ve durma sebeplerinin ayıklanması taraf hazırlığı gerektirir.
Yılın son günlerinde tebliğ edilen ihbarnamelerde, tebligatın gerçekleşme tarihi titizlikle denetlenmelidir; 31 Aralık sonrasına sarkan tebliğ, tarhiyatı zamanaşımına uğratır.
Tahsil zamanaşımında ödeme, haciz tatbiki, cebren tahsil işlemleri ve ödeme emri tebliği gibi sebepler süreyi keser; kesilen süre, kesme yılını izleyen yılbaşından yeniden işler.
Uygulamada küçük tutarlı sembolik tahsilatlarla sürenin kesildiği iddialarına rastlanır; mükellef iradesine dayanmayan bu tür kayıtlar yargı denetiminde geçersiz sayılabilmektedir.
Dosya istenirken tahsil zamanaşımı tablosu çıkarılmalı; her kesme sebebinin belgesi idareden talep edilmelidir.
Alacağın doğduğu yılı izleyen yılbaşından itibaren 5 yıldır; bu sürede tarh ve tebliğ edilmeyen vergi istenemez.
Evet; ancak işlemeyen süre her hâlde 1 yılı geçemez.
Vadenin rastladığı yılı izleyen yılbaşından itibaren 5 yıldır; sürede tahsil edilmeyen alacak için cebren takip yapılamaz.
Rızaen yapılan ödemeler kabul edilir; ancak idare zorla tahsil edemez.
Evet; zamanaşımı mükellefin ileri sürmesine bağlı olmaksızın resen gözetilir.
İtiraz, uzlaşma ve vergi davası süreçlerinde destek için bize ulaşın.