Evet, belirli sınırlar içinde: marka sahibi, gerçek kişilerin kendi ad veya adresini dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde belirtmesini engelleyemez (SMK m.7/5-a). Gerçek kişi tacirin ticaret unvanı da kısaltılmadan yazılan ad ve soyadından oluşmak zorundadır (TTK m.41). Ancak soyadını tescilli markayla karıştırılacak biçimde, ürün veya hizmetin ayırt edici işareti gibi öne çıkarmak dürüst kullanım sınırını aşar ve marka hakkına tecavüz oluşturabilir (SMK m.7/2, m.29).
Tescilli marka sahibi; markasıyla aynı işaretin aynı mal veya hizmetlerde, aynı veya benzer işaretin karıştırılma ihtimali doğuracak şekilde benzer mal veya hizmetlerde ve tanınmış markalarda itibardan haksız yarar sağlayacak biçimde kullanılmasını önleyebilir (6769 sayılı SMK m.7/2). Bu yasak, işaretin ticaret unvanı veya işletme adı olarak kullanılmasını da kapsar (SMK m.7/3-e).
Kanun bu geniş hakka bir sınır çizer: marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesini engelleyemez (SMK m.7/5-a). Soyadı tescilli bir markayla aynı olan kişinin bu soyadını kendi kimliğini göstermek için kullanması bu istisnanın tipik örneğidir.
İstisna metinde açıkça “gerçek kişilerin” adıyla sınırlanmıştır. Bir şirketin unvanına veya ürün adına başkasının tescilli markası olan bir soyadını koyması bu hükmün doğrudan koruması altında değildir; bu durumda genel tecavüz ve karıştırılma ihtimali kuralları uygulanır.
Evet, gerçek kişi tacir bakımından zorunludur. Gerçek kişi olan tacirin ticaret unvanı, yapabileceği eklerle birlikte kısaltılmadan yazılacak ad ve soyadından oluşur (6102 sayılı TTK m.41). Her tacir ticari işletmesini ve ticaret unvanını işletmenin açıldığı günden itibaren on beş gün içinde ticaret siciline tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür (TTK m.40/1).
Unvana eklenecek ibareler, tacirin kimliği ve işletmesi hakkında yanlış bir görüş oluşmasına yol açmamalıdır; tek başına ticaret yapan gerçek kişiler ise unvanlarına bir şirketin var olduğu izlenimini uyandıracak ekler yapamaz (TTK m.46/1-2). Unvandaki ek seçilirken başkasının tescilli markasını çağrıştıran ifadelerden kaçınmak gerekir.
Anonim ve limited şirketler ise unvanlarını işletme konusunu göstermek şartıyla serbestçe seçebilir; unvanda gerçek bir kişinin adı veya soyadı yer alırsa şirket türü kısaltılarak yazılamaz (TTK m.43). Unvan ile marka arasındaki çatışma marka ile ticaret unvanının çakışması yazısında ayrıca incelenmiştir.
Kanun “dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde” ölçütünü koyar (SMK m.7/5). Soyadının ad ile birlikte ve sade biçimde yazılması, tescilli markanın logosu, renkleri veya yazı karakterinin taklit edilmemesi ve ürün ambalajında marka gibi baskın biçimde kullanılmaması, kullanımın kimlik bildirme amacında kaldığını gösteren unsurlar olarak değerlendirilir.
Soyadının tabelada veya ambalajda tescilli markayla aynı görünümde, ad unsuru küçültülerek ya da tamamen çıkarılarak kullanılması ise kimlik bildirmenin ötesine geçer. Bu durumda tescilli markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanarak markayı taklit etmek tecavüz sayılır (SMK m.29/1-b); başkasının işleriyle karıştırılmaya yol açan önlemler almak da haksız rekabet oluşturur (TTK m.55/1-a-4).
Soyadı Türkiye’de tanınmış bir markayla aynıysa risk artar; tanınmış markanın itibarından haksız yarar sağlayacak veya ayırt edici karakterini zedeleyecek kullanım, mal veya hizmetler farklı olsa bile önlenebilir (SMK m.7/2-c).
Tescil başvurusu yapılan marka başkasına ait kişi ismini içeriyorsa hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir (SMK m.6/6). İtiraz, başvurunun Bültende yayımlanmasından itibaren iki ay içinde yazılı ve gerekçeli olarak yapılır ve ücretin bu süre içinde ödenmesi gerekir (SMK m.18). Süreç marka başvurusuna itiraz yazısında anlatılmıştır.
Marka tescil edilmişse, 6. maddedeki hâllerden birinin varlığı mahkemece hükümsüzlük sebebidir (SMK m.25/1). Kötüniyetle yapılan başvurular da itiraz üzerine reddedilir (SMK m.6/9). Örneğin bilinen bir kişinin ad ve soyadının izni olmadan marka olarak tescil ettirilmesi bu hükümler bakımından incelenir.
Medeni hukuk da ayrı bir koruma sağlar: adı haksız olarak kullanılan kişi buna son verilmesini, kusur varsa maddi zararının giderilmesini ve haksızlığın niteliği gerektiriyorsa manevi tazminat isteyebilir (4721 sayılı TMK m.26). Yaygın bir soyadını taşıyan herkesin bu soyadı üzerinde tek başına inhisari hak iddia edemeyeceği de unutulmamalıdır.
Soyadı da bir işletmenin mal veya hizmetlerini ayırt eden bir işaret olarak tescil başvurusuna konu olabilir. Ancak önceki tarihli aynı veya benzer bir marka varsa ve mal veya hizmetler de aynı ya da benzerse, karıştırılma ihtimali nedeniyle başvuru itiraz üzerine reddedilir (SMK m.6/1). Başvuru öncesinde benzer markaların taranması bu nedenle önemlidir.
Tescilsiz olarak önceden kullanılan bir marka veya ticaret sırasında kullanılan başka bir işaret için başvuru tarihinden önce hak elde edilmişse, bu işaretin sahibi de itiraz ederek sonraki başvurunun reddini sağlayabilir (SMK m.6/3). Aynı soyadını uzun süredir işletme adı olarak kullanan bir aile işletmesi bu hükümden yararlanabilir.
Aynı soyadını taşıyan aile bireylerinin birlikte yürüttüğü işletmelerde markanın kimin adına tescil edileceği ve ayrılık hâlinde kimde kalacağı baştan yazılı olarak belirlenmelidir. Tescil edilen markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır ve yenilenebilir (SMK m.23/1).
Kendi kimliğinizi göstermek amacıyla, dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde yazabilirsiniz (SMK m.7/5-a). Soyadını tescilli markanın görünümüyle ve ürün işareti gibi öne çıkararak kullanmak ise tecavüz oluşturabilir (SMK m.29/1-b).
Evet; gerçek kişi tacirin ticaret unvanı kısaltılmadan yazılan ad ve soyadından oluşur (TTK m.41). Unvana eklenecek ibareler ise yanıltıcı olmamalıdır (TTK m.46).
Şirket unvanı serbestçe seçilebilir (TTK m.43/1); ancak SMK m.7/5-a’daki istisna yalnız gerçek kişilerin kendi adını belirtmesini korur. Soyadı başkasının tescilli markasıysa şirket unvanında kullanımı SMK m.7/3-e uyarınca yasaklanabilir.
Başvuru başkasına ait kişi ismini içeriyorsa itiraz üzerine reddedilir (SMK m.6/6). İtiraz, Bültende yayımdan itibaren iki ay içinde yapılmalıdır (SMK m.18/1).
Tescilden sonra itiraz değil hükümsüzlük davası yoluna gidilir; 6. maddedeki hâllerden birinin varlığı hükümsüzlük sebebidir (SMK m.25/1). Adı haksız kullanılan kişi ayrıca TMK m.26’ya göre kullanıma son verilmesini isteyebilir.
Tanınmış markanın itibarından haksız yarar sağlayacak kullanım farklı mal veya hizmetlerde de önlenebilir (SMK m.7/2-c). Soyadını yalnız kimlik bildirmek için ve markayı çağrıştırmadan kullanmak riski azaltır (SMK m.7/5-a).
Tabela, ambalaj ve ticaret unvanındaki kullanım biçimi ile tescilli markanın kapsamı birlikte incelendiğinde, kullanımın dürüst kullanım sınırında kalıp kalmadığı netleşir.
Telefon hattımız, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ücretlendirilen 1 saatlik danışmanlık randevuları içindir (Avukatlık Kanunu m.164). Görüşmede durumunuzu birlikte değerlendirir, izlenecek yolu açıkça konuşuruz. Danışmanlık ücreti hakkında
Marka ve ticaret unvanı çakışması: önceye dayalı hak, iltibas değerlendirmesi, unvanın terkini…
Devamını oku ›Makaleİltibas, iki markanın halk nezdinde karıştırılma ihtimalini ifade eder
Devamını oku ›MakaleTicaret unvanı, tacirin işletmesinde kullandığı addır; tescil zorunluluğu, benzer unvanlara…
Devamını oku ›