Ortak, şirketten ancak iki şart birlikte gerçekleşirse borç alabilir: sermaye taahhüdünden doğan vadesi gelmiş borcunu ödemiş olmalı ve şirketin serbest yedek akçelerle birlikte kârı geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde bulunmalıdır (TTK m.358). Kural anonim şirket için konmuştur, limited şirkete de uygulanır (TTK m.644/1-b). Yasağa aykırı olarak pay sahibine borç verenler için üç yüz günden az olmamak üzere adli para cezası öngörülür (TTK m.562/5-b).
Kanun, pay sahibinin şirkete borçlanmasını belirli şartlara bağlar (6102 sayılı TTK m.358). Yasak yalnız yazılı bir ödünç sözleşmesiyle sınırlı değildir; ortağın şirket hesabından kişisel amaçla para çekmesi, şirket kasasından avans alması ya da kişisel harcamalarını şirkete ödetmesi de sonuçta ortağı şirkete borçlu hâle getirir. Muhasebede bu tutarlar çoğunlukla ortaklar cari hesabında, ortaklardan alacak bakiyesi olarak birikir.
Hükmün amacı, ortağın taahhüt ettiği sermayeyi ödemeden ya da şirket zarardayken şirket varlığını kendine aktarmasını önlemektir. Sermaye, şirket alacaklılarının güvencesidir; ortağa verilen borç geri ödenmediği ölçüde bu güvenceyi azaltır. Bu nedenle yasak, şirket ortaklarının kendi aralarındaki anlaşmayla bertaraf edilebilecek bir iç düzenleme değil, alacaklıları da koruyan bir kuraldır.
Ortak, iki şart sağlanmadıkça şirkete borçlanamaz: sermaye taahhüdünden doğan vadesi gelmiş borçlarını ifa etmiş olmalı ve şirketin serbest yedek akçelerle birlikte kârı, geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde bulunmalıdır (TTK m.358). Uygulamada ve öğretide bu iki koşulun birlikte aranması gerektiği kabul edilir.
İlk şartta ölçüt vadesi gelmiş sermaye borcudur. Anonim şirkette nakden taahhüt edilen payların en az yüzde yirmi beşi tescilden önce, kalanı tescili izleyen yirmi dört ay içinde ödenir (TTK m.344). Vadesi henüz gelmemiş kısım bu şartı tek başına bozmaz; vadesi geçmiş ve ödenmemiş her tutar ise borçlanmayı engeller.
İkinci şart şirketin mali tablosuna bakar. Örneğin geçmiş yıllardan 400.000 TL zararı bulunan bir şirketin cari yıl kârı ile serbest yedek akçelerinin toplamı 300.000 TL ise, ortak sermayesini tamamen ödemiş olsa bile şirketten borç alamaz.
Hüküm anonim şirket bölümünde yer alsa da şirkete karşı borçlanma yasağı limited şirketlere de uygulanır (TTK m.644/1-b). Limited şirket ortağının şirket hesabından düzenli olarak para çekmesi bu nedenle aynı iki şart çerçevesinde değerlendirilir.
Ortak olmayan yöneticiler ve yakınları için kural daha sıkıdır. Pay sahibi olmayan yönetim kurulu üyeleri ile üyelerin pay sahibi olmayan eşi, alt ve üst soyu ve üçüncü derece dâhil kan ve kayın hısımları şirkete nakit borçlanamaz; şirket bu kişiler için kefalet ve teminat veremez, sorumluluk yüklenemez, borçlarını devralamaz (TTK m.395/2, TTK m.393/1). Bu hükmün ilk iki cümlesi limited şirkette müdürlerin yakınlarının borçlanması bakımından da uygulanır (TTK m.644/1-b).
Kanun bu yasağı cezai yaptırıma bağlamıştır: TTK m.358'e aykırı olarak pay sahiplerine borç verenler üç yüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılır (TTK m.562/5-b). Yaptırımın muhatabı borcu veren, yani şirket adına işlemi yapan kişidir. TTK m.644 limited şirketler için ceza hükümlerine yalnız belirli maddeler bakımından atıf yaptığından, bu cezanın limited şirket müdürlerine uygulanıp uygulanmayacağı tartışmaya açıktır.
Hukuki sorumluluk da gündeme gelir. Yöneticiler kanundan doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ederlerse şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludur (TTK m.553/1); bu hüküm limited şirket müdürlerine de uygulanır (TTK m.644/1-a). Ayrıntılar için limited şirkette müdürün sorumluluğu yazısına bakılabilir.
Yasağa aykırılık, ortağın aldığı parayı geri ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; şirket alacağını ortaktan isteyebilir. Ödünç ilişkisinin kanunun emredici hükmüne aykırılık nedeniyle kesin hükümsüz sayılması hâlinde (TBK m.27/1), iade talebi sözleşme yerine sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandırılabilir. Şirketin tasfiyesinde veya iflasında ortaklardan alacaklar da tahsil edilmesi gereken aktifler arasında yer alır.
Ortağa şirketten kaynak aktarmanın kanuni yolu kâr payıdır. Kâr payı ancak net dönem kârından ve serbest yedek akçelerden dağıtılabilir; sermaye için faiz ödenemez (TTK m.509/1-2). Kâr payı avansı ise Sermaye Piyasası Kanununa tabi olmayan şirketlerde Bakanlık tebliğine göre mümkündür (TTK m.509/3) ve limited şirketlere de uygulanır (TTK m.644/1-b). Dağıtım kuralları anonim şirkette kâr payı dağıtımı yazısında anlatılmıştır.
Şirkette fiilen çalışan ortak müdüre ücret ödenmesi de bir yoldur; limited şirkette müdürlerin ücretlerini belirlemek genel kurulun devredilemez yetkisindedir (TTK m.616/1-f). Ücret, borçtan farklı olarak geri ödenmesi gereken bir tutar değildir; bu nedenle genel kurul kararıyla açıkça belirlenmelidir.
Ters yönlü ilişki, yani ortağın şirkete borç vermesi yasak değildir. Şirket borca batık hâle gelirse, açığı karşılayacak tutardaki alacakların sahipleri alacaklarının diğer tüm alacaklılardan sonraki sıraya konulmasını yazılı olarak kabul edebilir; bu beyan mahkemece atanan bilirkişilerce doğrulanırsa yönetim kurulunun iflas istemesi gerekmez (TTK m.376/3).
Ortağın şirkete borçlu konuma geçtiği her durum borçlanmadır; vadesi gelmiş sermaye borcu ödenmemişse veya şirket kârı geçmiş yıl zararlarını karşılamıyorsa yasağa aykırıdır (TTK m.358).
Hayır; ayrıca şirketin serbest yedek akçelerle birlikte kârının geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olması gerekir (TTK m.358).
Evet; şirkete karşı borçlanma yasağı limited şirketlere de uygulanır (TTK m.644/1-b).
Eş pay sahibi değilse şirkete nakit borçlanamaz; şirket onun için kefalet veya teminat da veremez (TTK m.395/2, m.393/1).
TTK m.358'e aykırı olarak pay sahibine borç verenler üç yüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılır (TTK m.562/5-b).
Net dönem kârından ve serbest yedek akçelerden kâr payı dağıtılabilir (TTK m.509/2); şartları varsa kâr payı avansı da mümkündür (TTK m.509/3).
Borca batıklıkta alacaklı ortak, alacağının diğer alacaklılardan sonraya konulmasını yazılı kabul ederse ve bu bilirkişilerce doğrulanırsa iflas istenmesi gerekmez (TTK m.376/3).
Ortaklar cari hesabındaki bakiyenin, borcun verildiği tarihteki sermaye ödeme durumu ve bilanço verileriyle birlikte incelenmesi, yasağa aykırılık riskinin erken fark edilmesini sağlar.
Telefon hattımız, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ücretlendirilen 1 saatlik danışmanlık randevuları içindir (Avukatlık Kanunu m.164). Görüşmede durumunuzu birlikte değerlendirir, izlenecek yolu açıkça konuşuruz. Danışmanlık ücreti hakkında
Limited şirkette yönetim ve temsil müdürlere bırakılır; ortaklardan birinin müdür olması…
Devamını oku ›MakaleAnonim şirkette kâr payı, genel kurulun onayladığı finansal tablolara ve dağıtım kararına…
Devamını oku ›MakaleŞirket ortağının vergi borcundan sorumluluğu, şirket türüne ve paya göre değişir; limited ile…
Devamını oku ›