Bize ulaşın! 0535 664 07 63[email protected]Marka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Belirsiz Alacak Davasının Kaldırılması

6100 sayılı HMK m. 107'de düzenlenen belirsiz alacak davası, 16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bunun yerine m. 109'a eklenen fıkra ile kısmi davada talep artırımı düzenlenmiş; alacağın bir kısmının dava edildiği hâllerde talep konusunun, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabileceği kabul edilmiştir.

Neden Kaldırıldı?

Belirsiz alacak davası, alacağın miktarının başlangıçta belirlenemediği hâllerde açılabiliyor ve talep sonradan artırılabiliyordu. Uygulamada davanın belirsiz alacak mı kısmi dava mı olduğu tartışması yoğun uyuşmazlık üretti.

2026 değişikliğiyle kurum kaldırılarak, aynı işlevi gören ve daha yalın olan kısmi davada talep artırımı düzenlenmiştir.

Yerine Gelen Düzenleme: m. 109/4

Yeni fıkraya göre alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere ve iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir.

Kritik güvence şudur: bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Böylece kısmi davanın en büyük riski olan zamanaşımı sorunu ortadan kalkmıştır.

Islahla Farkı

Islah, HMK m. 176-177 uyarınca aynı davada bir kez kullanılabilen genel bir usul kurumudur ve tüm usul işlemlerini kapsar.

Yeni talep artırımı ise yalnız kısmi davada alacak miktarına ilişkindir, bir defaya mahsustur ve iddianın genişletilmesi yasağına tabi değildir. İki imkân birbirinin yerine geçmez; strateji kurulurken ikisi birlikte değerlendirilmelidir.

Belirsiz alacak davasında dava değeri başlangıçta geçici olarak gösterilir; harç bu geçici değer üzerinden yatırılır. Alacağın miktarı yargılama sırasında belirlendiğinde talep artırılır ve eksik harç tamamlanır. Bu yapı, davacıyı baştan yüksek harç ödemekten korur ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması ihtiyacını ortadan kaldırır.

Uygulamada en çok tartışılan nokta, alacağın gerçekten belirsiz olup olmadığıdır. Davacının kendi kayıtlarından veya kendisine sunulan belgelerden hesaplanabilen alacaklar belirsiz sayılmaz. Belirsizlik, davacının elinde olmayan bilgilere bağlı olmalı; örneğin karşı tarafın defter ve kayıtlarının incelenmesini ya da bilirkişi hesabını zorunlu kılmalıdır.

Derdest Davalarda Durum

Değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihte görülmekte olan belirsiz alacak davalarının akıbeti, geçiş hükümleri çerçevesinde belirlenir; derdest dosyalarda mahkemeler bu hükümleri uygular.

Uygulamada, açılmış dosyalarda talebin artırılması ihtiyacı doğduğunda hangi rejimin uygulanacağı ara kararla netleştirilmelidir.

Belirsiz alacak davası şartlarının bulunmadığı sonucuna varılırsa mahkeme, hukuki yarar yokluğundan davayı usulden reddeder. Bu risk nedeniyle dava türü seçimi başında doğru yapılmalıdır.

Karşı tarafın kayıtlarına dayalı hesaplamalarda, kayıtların dosyaya getirtilmesi için usulüne uygun talepte bulunulması gerekir; aksi hâlde belirsizlik iddiası zayıflar.

Yeni Dava Açarken Strateji

Alacağın miktarı tam bilinmiyorsa dava, kısmi dava olarak açılıp bilirkişi raporundan sonra talep bir kez artırılmalıdır; zamanaşımı riski yeni fıkra ile karşılanmıştır.

Talep artırım hakkının bir defaya mahsus olduğu unutulmamalı; artırım, rapor kesinleştikten sonra ve nihai tutar üzerinden yapılmalıdır.

Talep artırım dilekçesi verildikten sonra artırılan kısım bakımından da faiz ve zamanaşımı sonuçları dava tarihine göre değerlendirilir. Bu, davacı lehine önemli bir korumadır ve belirsiz alacak davasının en güçlü yönüdür.

Dava dilekçesinde alacağın neden belirlenemediği somut olgularla açıklanmalıdır. Salt "belirsizdir" ifadesi yeterli değildir; hangi bilginin kimde bulunduğu ve neden erişilemediği gösterilmelidir.

Mevzuat Dayanağı Belirsiz alacak davasını düzenleyen madde, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle mülga edilmiştir. 6100 sayılı HMK m. 107 (mülga)
Mevzuat Dayanağı Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusunun, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabileceği ve bu durumda zamanaşımının artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK m. 109 (7589 sayılı Kanunla ek fıkra)

Değişikliğin Pratik Sonuçları

Dava dilekçesinde artık "belirsiz alacak davası" nitelendirmesi yapılmamalı; kısmi dava olarak açılıp fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmalıdır.

Zamanaşımı savunmasına karşı yeni fıkra doğrudan dayanak oluşturur; artırılan kısım için dava tarihi esas alınır.

Harç yönünden avantaj sürmektedir: başlangıçta düşük tutar üzerinden harç ödenir, artırım aşamasında tamamlanır.

Sıkça Sorulan Sorular

Belirsiz alacak davası kalktı mı?

Evet; HMK m. 107, 16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır.

Yerine ne geldi?

HMK m. 109'a eklenen fıkrayla kısmi davada, bir defaya mahsus ve tahkikat sonuna kadar talep artırımı imkânı getirildi.

Artırılan kısımda zamanaşımı sorun olur mu?

Hayır; yeni düzenlemeye göre zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.

Islah hakkı devam ediyor mu?

Evet; ıslah ayrı bir kurumdur ve aynı davada bir kez kullanılabilir. Talep artırımı ise kısmi davaya özgüdür.

Şimdi dava nasıl açılmalı?

Miktarı belirsiz alacaklarda dava kısmi dava olarak açılmalı, bilirkişi raporundan sonra talep bir kez artırılmalıdır.

Dava sürecinizde hukuki destek

Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar